SADECE BİR ŞİİR YARALAR BENİ

25 Şubat 2011 11:56 / 2803 kez okundu!

 


Hep şuna inanmışımdır; herkesin bir şiir defteri vardır. Bu şiirler oturup yazılmış, kendimize ait olanlar değildir. Sevdiğimiz ya da sevmediğimiz şairlerin şiirleridir. Evet, yanlış okumadınız sevmediğiniz şairlerin şiirleri dedim. Bir şiiri çok seviyorsunuz diye o şairi de sevmek zorunda değilsiniz. Nice okur bilirim, okuduğu kitaptan daha doğrusu yazdıklarından etkilenip yazar ile tanıştıktan sonra hayal kırıklığına uğramış.

Üstelik bahsettiğim defteri kimisi aklında tutar. Onların bellekleri birer defter gibidir. Mesela karşılaştığınız her yerde size ait bir şiiri hatta birkaç şiiri arka arkaya okuyabilen Şadan Gökovalı gibi.

Şu zamana kadar iki şeyin hep peşinden gittim. Birincisi sevdiğim kadının, ikincisi bir şiirin. Hiç şiir yazmadım. (öykülerimin başına koyduğum ve sevgiliye yazdığım birkaç şiirden başka) Sadece okudum. Bir dizede “Üzerime bir silah doğruldu sandım./Rüzgâr beline dolandığında bir dalın”. Ben şiirlerden çok dizelere takılırım. Şiir benim arkadaşım, dostum, sevgilim…

Şair ne güzel söylemiştir. “Ne doğan güne hükmüm geçer/Ne halden anlayan bulunur/ Ah aklımdan ölüm geçer…/Gün eksilmesin penceremden” Hangimiz bir kış akşamı dışarıda fırtına koparken evde cam kenarında erkenden kararmış havanın verdiği bunalımla şu dizeleri içimizden geçirmedik. “Yaz geçer yine gelir/Yaz geçer iyi gelir sözcükler.”

“Ne kadınlar sevdim/zaten yoktular/böyle bir sevmek görülmemiştir” dizelerini ayrıldığım her kadının arkasından usulca kaç defa fısıldadığımı ben bilirim. Siz evde ne besliyorsunuz bilmiyorum. Kedi, köpek, kuş, balık… Ben, harita metot defterimin arasında şiir besliyorum. Bana ait olmayan başkalarının şiirlerini.

Hoşuma giden her dizeyi “Okurun şiir defterine” not ederim. Kendimi kötü hissettiğimde bu defterlerden herhangi birini açar okumaya başlarım. Tutunacak bir dal gibidir. Yıl 2008 bir şiir kitabı geçti elime. “Belki Sessiz/Gonca Özmen – Yapı Kredi Yayınları” Sevgilim ısrar edince bu kitabı ona vermiştim. Son buluşmamızda benden ayrılırken söylediği bir dize o kadar çok etkilemişti ki beni, ayrılırken kitabımı geri ver demiştim. Gülümseyerek iki gün önce eve bıraktığını söyledi. Yanından ayrılır ayrılmaz doğru eve gittim. Tüm kitaplığı araştırdım, bakmadığım yer kalmadı. Son tuttuğum defterlerde de yoktu. Hayatım boyunca iki şeyin peşinden gittim. Bir sevdiğim kadının bir de şiirin. Kitabı haftalarca, aylarca aradım bulamadım. Kitabın baskısı bitmiş. Yayınevinde de kalmamış.

Geçenlerde sevgilimle kitabevinde dolaşıyoruz. Beraber yeni çıkan şiir kitaplarına bakıyoruz. Kitaplardan birini aldı. Biraz karıştırdıktan sonra bana döndü “Sana bir şiir okuyayım mı?” dedi. “Oku” dememle dudaklarından harfler dökülmeye başladı. “Dutluğa doğru gel/Evlerin uzağına/Sana susmayı öğreteceğim/Dalların kaygısını da” Şiiri bitirmeden “Gonca Özmen” dedim. Nereden bildin diyecek oldu ki, “Bu kitaptan iki tane alıyoruz biri sana biri bana” dedim. Belki Sessiz/Kırmızı Kedi yayınlarından çıkmıştı. Gece ilk işim kitabı tekrar okuyup sevdiğim dizeleri defterime geçirmek oldu.

Eski sevgilimle daha sonra karşılaştığımızda kitabın kendisinde olduğunu sadece benim canımı acıtmak, yaralamak için vermediğini söyledi.

Ben de ona şunu söyledim. “Beni bu saatten sonra artık sadece bir şiir yaralar.”

İyi okumalar…



Murat Şahin

19.02.2011


 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.