Kırmızı Kalp

08 Şubat 2017 12:41 / 1493 kez okundu!

 

 

Uzun zaman önceydi. Annemin elinden tutmuş, birlikte uzun bir kuyruğun orta sıralarında bekliyorduk. Burası Tanzim satış mağazasının önünüydü.

“Anne, neden burada bekliyoruz?” demiştim.

“Toz şeker alacağız”, demişti.

İlk şubesi İzmir Gültepe’de açılan Tanzim satış mağazalarının kuruluş amacı gelir durumu iyi olmayan halka ucuz ve temiz gıda sağlamaktı. Yıllar sonra marka adı değişerek Tansaş oldu ve hisseleri satıldı. Sonra Migros mağazalar zincirine katıldı... Küçük bir semtte başlayan mütevazı yolculuğu yılların ardından yalnızca kâr amacıyla hizmet veren bir görünüme büründü. Alışkanlığımız yüzünden ayaklarımız ismi ne olursa olsun bizi bu mağazalara götürdü. Bazen kızdık, beğenmedik, mutsuz olduk ama vazgeçemedik.

Bu marketler zincirinin büyük gösterişli mağazalarında bir süre sonra kitap satmaya bile başladılar. Herkes bir şekilde değişime ayak uyduruyordu. Öyle bir dönem geliyorduki, köklü yayınevleri de bu değişimin dışında kalamıyordu.

Erdal Öz'ün kurduğu, nam-ı diğer kırmızı kalpli beyaz kitapların yayınevi Can Yayınları da bu değişimden payını alarak sancılı süreçlerden geçip bugünlere geldi.

Değişim her zaman iyi midir?

Erdal Öz ve ekibi Türkçe'ye kazandırdığı çeviri romanlarla, yeni yazarlarla Türk edebiyatına ve okuruna yeni bir soluk getirmişti. Erdal Öz vefat ettikten sonra yayınevi hızlı bir değişimin içine girdi; Genel yayın yönetmeni çalışan kadrosu, değişmiş, yayın çizgisi, kapak tasarımları, kitap ebatları farklılaşıyordu… Kısacası, Can Yayınları kabuk değiştiriyordu.

İlk etapta özellikle bazı kitapların boyutlarının okurlarca pek tutulmayan Doğan Kitap baskılarına birebir benzemesi olumsuz bir durumdu. Okurun algısındaki kırmızı kalpli yayınevi gitmiş, yerine, genelde best seller kitapların basıldığı, raflara sığmayan büyük ebatlarda kitaplar çıkarmaya başlamıştı. Yenilik ve değişim geri tepmişti. Can Yayınları’nı takip eden okurlar, yeni çıkan raflarında beyaz kapaklı kırmızı kalpli kitapları aradığı için yeni formattaki Can kitaplarını es geçiyordu. Bunun en büyük kanıtı Ayfer Tunç'un Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi’nin başına gelendir: İlk önce şömiz kapak ile klasik tasarımdan farklı olarak yayımlanan ve bu şekilde okurun dikkatini çekmeyen, beklenen satışı yakalamayan kitap, şömiz baskısından kurtulup kırmızı kalpli geleneksel kapağa dönüşünce okurun daha çok dikkatini ve ilgisini çekmeye başladı.

Eskiden, çıkan her kitabı satan/çok satan Can Yayınları, sanırım bir duraklama dönemine girmişti. Kabuk değiştirmek sancılı oluyordu. Okur, sevip de alıştığı tarzdan vazgeçmek istemiyor, Can’dan çıkan yeni kitaplara burun kıvırıyordu. Can Yayınları okuru olarak Paulo Coelho'nun kitaplarının büyük boy baskılarını ve kapak tasarımlarını görünce hayal kırıklığına uğramıştım. Değişim böyle olmamalıydı.

Yayınevi değişim içinde değişim geçiriyordu. Beyaz kapağa dönmüş olsalar da arada bir renkli kapaklarla okura göz aşinalığı kazandırmaya çalışıyorlardı ve bundan vazgeçmiyorlardı. Can Yayınlar’ı okuru her ne kadar bu yeni duruma alışamasa da kırmızı kalbin renkli kitaplarda beyaza dönüşmesine aldırmadan o kalbin peşinden gitmeye devam ediyordu.

Gördüğüm kadarıyla, 2015 yılında Can Yayınları bir anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğuyordu. Sırma Köksal, Genel Yayın Yönetmeni olduktan sonra büyük ebatlı kitaplar normal boyutuna dönmüş hatta özel baskılarla bazı kitaplar gömlek cebimize girecek kadar küçülmüştü. Can Yayınları geçtiğimiz yıl tekrar bir değişim geçirmiş, doğru ve akılcı yeniliklerle okurun kalbini yeniden kazanmıştı. Hollanda'da özel olarak Jongbloed bv tarafından üretilen “mini kitap” serisini basınca genel olarak okurdan iyi not aldı.

Lügat 365 ve Can Almanak 2015/2016 oldukça ilgi gören basımlar oldu. Özellikle Almanak’ın kapağına yazılan “Sansürsüz Kültür Sanat Yıllığı” başlığı dikkat çekti.

Tanzim satış mağazalarını özlüyorum. 90’ların ve 2000’lerin değişim atmosferi, onun ve onun gibi samimi kurumların sıcaklığını hemen her yerde kaybettirmişti. Can Yayınları’ndaki ikinci etap değişimin genel olarak olumlu olduğunu düşünüyorum. Kalbi bazen kırmızı bazen beyaz olsa da içinde hâlâ sıcak bir kalp taşıdığını hissettiriyor.

İyi okumalar...

 

Murat ŞAHİN

08.02.2017

 

Son Güncelleme Tarihi: 10 Şubat 2017 23:22

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.