'Ne Kadar Hayvansın'

09 Ocak 2014 14:16 / 2225 kez okundu!

 

 

Vızzzzzzzzz vızzzzzzzz... Bütün gece gözüme uyku girmedi. Bu sivrisinek kâbusum olmuştu. Işığı açıp beklemeye başladım. Yarı uykulu yarı uyanık bir hâlde onu görmeye çalışıyordum. Sessizlik duvara konan sineğin son vızıltısıyla bozuldu. Dayanamayıp masanın üzerinden kaptığım ilk kitapla sineği duvara yapıştırdım. Elimdeki kitaba baktım. Üzerinde “Ne Kadar Hayvansın” yazıyordu...

Bölünen uykunun ardından tekrar uyuyamama hâli beni mahvediyor. Paramparça olmuş uykunun üstüne bir kahve yapıp elimdeki kitapla salona geçtim. Havalar yeni yeni soğumaya başlamıştı. Camdan içeriye hafif bir esintiyle giren rüzgâr içimi titretti. Rüzgâra aldırmadan kahvemden bir yudum aldım. Sonra ne kadar hayvan olduğumu(zu) okumaya başladım.

Birkaç dakika sonra âdeta kitabın içindeydim. Kendi kendime “Kim bu Kerem Köseoğlu” dedim. Köseoğlu,  Pusula Yayınları’ndan bilgisayar kitapları da çıkarmış. Yazarın, insana dair son derece yerinde tespitlerini okurken “Evet, evet, evet... Doğru, doğru, bu da doğru... Gerçekten böyle, ne kadar haklı” cümlelerini söyleten kişinin psikiyatrist  olma ihtimalini düşündüm önce. Sanırım bu kitabı yazmadaki başarısının kaynağı  örgütsel davranış üzerine yaptığı doktora olsa gerek.

Kitapta ilgimi en çok iş hayatı, ilişkiler ve cinsellik başlıklı bölümler çekti. Yazar  ayrıca günlük hayatta sık sık karşılaştığımız Kıskançlık , kadınlar arasındaki rekabet, ilişkide kaçan kovalanır, iş hayatındaki stres gibi olayları anlatıyor. Cem Yılmaz’ın bir filmini ya da gösterisi izlerken bir yandan gülüp diğer yandan “Valla haklı” dediğimiz kimi olaylar burada cevabını buluyor. Olaylara soru sorarak başlanıyor ve her soru cevabını metninin içinde taşıyor.

Kitabın sayfalarını çevirdikçe eski iş arkadaşım aklıma geldi. O insanları özellikle yüzlerinden ve simalarından yola çıkarak hayvanlara benzetirdi. Bana sürekli bak bu fareye benziyor, adamın suratını gördün mü kurt köpeği gibi, kıza bak suratı aslanı andırıyor. Söyledikleri kişilere her baktığımda onun ne kadar haklı olduğunu görüyordum. Bu insanların kişilikleri benzedikleri hayvanla örtüşüyor muydu diye düşünmeden edemedim şimdi. İşte bir kitap konusu daha...

Toplum olarak sürekli birbirimizi hayvanlardan yola çıkarak sevip, sövmedik mi? “Aslan gibi çocuk, Kurt gibi acıktım, Ayı oğlu ayı...” Atasözlerimizde öyle değil miydi? “Aslan yattığı yerden belli olur,  aç tavuk kendini buğday ambarında görürmüş, atın ölümü arpadan olsun...” bunları çoğalta biliriz. Çok eğlenceli bir kitap olmuş. Bu kitaba kadınlar ortasından erkekler en son bölümlerinden okumaya başlayacaktır. Bunun sebebini burada yazmak istemiyorum. Keşfetmeniz sizin için daha eğlenceli olur.

Bu kitabın eğlenceli bir kitap olduğunu ve okuyan herkese faydalı olacağını düşünüyorum. İş dünyasından özellikle liderlik alanında her yöneticinin okuması gereken önemli bilgiler yer alıyor. Dolayısıyla iş dünyası kitaplarının hepsini okuyup liderlik vasıflarını ilerletmeye çalışan yöneticilere küçük bir referans olabilir. Bu kitapta yazarın lafı dolandırmadan, sağa sola sapmadan söylemek istediğini direkt anlatmasını sevdim Mesela her bölümde yüzlerce sorundan bahsedilebilirdi; ama yazar en çok karşılaşılan beş veya altı sorunu ele almış. Hemen hemen her bölümde yaşanan olayları veya davranışları hayvanlarla ilişkilendirmeyi başarmış.

Sabahın ilk ışıklarına kadar okudum. Lider olmak üzerine şunlar yazıyordu .  “İki tip liderlikten bahsediyor. Birincisi çalışanların doğal olarak çalışmayı sevmediğini ve sürekli kontrol edilmezlerse kaytaracaklarını varsayar. İkinci tip lider çalışanlara sorumluluk verilip güvenilecek olursa işleri kendi kendilerine yürüteceklerini varsayarlar. Lider çalışanlarına güvenmezse onlara sürekli kötü davranıp “Ben senden güçlüyüm” ifadesini pekiştirmek ister. Hayvansal seviyede baktığımızda; Liderin pozisyonunu koruması doğrudan doğruya gelirini ve hayatta kalma güdüsünden kaynaklanır. Kendini zayıf hissettiği için pozisyonunu koruyamamaktan endişe eden lider altındakilere kötü davranır. Özgüven sahibi liderlerin genelde adil, eleştiriye açık ve olumlu tavır sergilemesi tesadüf değildir.

Lider olmak hayattaki en zor şeylerden biridir. Annem hep söyler: “İnsan eti ağırdır.”

Uyku bastırıyor, Soğuk kahvemden bir yudum aldıktan sonra yatak odasuna doğru gidiyorum. Işığı açmaya çalışırken fincan elimden kayıyor ve  kitapların olduğu küçük masanın üzerine dökülüyor. Karanlıkta  can havliyle kitapları kurtarmaya çalışıyorum. Işığı açtığımda sadece iki  kitabın soğuk kahvemin gazabına uğradığını görüyorum: Ahmet Batman'nın çok satan iki kitabı “Soğuk Kahve” ve “Sabah Uykum” İster tesadüf dersiniz isterseniz yazanın bir kurgusu, bu size kalmış.

Ama lütfen “Ne Kadar Hayvansın” demeyin.

İyi okumalar…

 

Murat ŞAHİN

02.01.2014

 

Son Güncelleme Tarihi: 09 Ocak 2014 14:57

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.