AKP'NÝN CHP'YE MÜDAHALESÝ KARÞI DEVRÝM HAREKETÝ MÝ?

29 Mayýs 2026 15:10 / 528 kez okundu!

 

 

"Adalet ve Kalkýnma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasýnda yaþanan siyasal gerilim, Marksist-Leninist perspektiften bakýldýðýnda devrim ile karþý devrim arasýndaki bir mücadele deðildir. Bu çatýþma, karþý devrimci düzen içindeki hegemonya ve güç konsolidasyonu mücadelesidir."

 

***

AKP'NÝN CHP'YE MÜDAHALESÝ KARÞI DEVRÝM HAREKETÝ MÝ? 

Adalet ve Kalkýnma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasýnda yaþanan siyasal gerilim, Marksist-Leninist perspektiften bakýldýðýnda devrim ile karþý devrim arasýndaki bir mücadele deðildir. Bu çatýþma, karþý devrimci düzen içindeki hegemonya ve güç konsolidasyonu mücadelesidir.

Türkiye’de yaþanan temel teorik çarpýtmalardan biri, mevcut iktidarýn CHP’ye yönelik müdahalelerinin bazý çevreler tarafýndan halkýn devrimsel gücüne karþý bir karþý devrim hareketi olarak nitelenmesidir. Oysa Marksist-Leninist sýnýf analizi açýsýndan meseleye bakýldýðýnda durum tamamen farklýdýr.
Çünkü CHP, iþçi sýnýfýnýn devrimci partisi deðildir. CHP tarihsel olarak burjuva devlet geleneðinin, sosyal demokrat reformizmin, ulusalcý devletçi çizginin ve Türkiye kapitalizminin siyasal temsil araçlarýndan biridir. Kapitalist üretim iliþkilerini savunmakta, özel mülkiyet düzenini korumakta ve parlamenter sistem içinde sermaye egemenliðinin devamlýlýðýný hedeflemektedir.
Ayný þekilde AKP de iþçi sýnýfý devrimi perspektifiyle hareket eden bir siyasal özne deðildir. AKP’nin temsil ettiði çizgi de kapitalist devlet düzeninin sürdürülmesine, sermaye birikim süreçlerinin korunmasýna ve devlet aygýtý üzerinden siyasal gücün merkezileþtirilmesine dayanmaktadýr.
Dolayýsýyla burada yaþanan çatýþma:
proletarya ile burjuvazi arasýnda deðil,
sermaye düzeni içindeki farklý siyasal klikler arasýndadýr.
AKP ↔ CHP = Burjuva Hegemonya Mücadelesi
Karl Marx ve Friedrich Engels devleti egemen sýnýfýn baský aygýtý olarak tanýmlamýþtýr. Marksist teoriye göre devlet sýnýflar üstü tarafsýz bir mekanizma deðildir. Devlet, egemen sýnýfýn siyasal organizasyonudur.
Bu nedenle devlet aygýtý üzerinden yürütülen yargýsal, bürokratik veya siyasal müdahaleler de sýnýfsal karakter taþýr.
Devlet = Egemen Sýnýfýn Siyasal Organizasyonu
AKP’nin CHP’ye yönelik müdahaleleri de bu baðlamda deðerlendirilmelidir. CHP’nin amacý:
kapitalist devletin ortadan kaldýrýlmasý,
sermaye düzeninin tasfiyesi,
üretim araçlarýnýn toplumsallaþtýrýlmasý,
iþçi sýnýfý iktidarýnýn kurulmasý deðildir.
Tam tersine. CHP tamda AKP gibi:
mevcut devlet aygýtýný korumaktadýr,
sermaye düzeninin devamýný savunmaktadýr,
burjuva devletin yeniden tahkim edilmesi temelinde hareket etmektedir,
siyasal hegemonya mücadelesi yürütmektedir.
Bu nedenle söz konusu müdahaleler Marksist-Leninist açýdan karþý devrimci düzen içindeki güç konsolidasyonu hamleleridir.
Vladimir Lenin sosyal demokrasiyi iþçi sýnýfýný düzen içine çeken bir mekanizma olarak tanýmlarken, ayný zamanda burjuva devlet aygýtýnýn sýnýfsal niteliðini de açýk biçimde ortaya koymuþtur. Lenin açýsýndan mesele hangi burjuva partinin yönettiði deðil, hangi sýnýfýn iktidarda olduðudur.
Sorun = Hangi Burjuva Klik Deðil, Hangi Sýnýfýn Ýktidarý
Bugün Türkiye’de yaþanan durum tam olarak budur. CHP’nin sosyal demokrat-ulusalcý devlet çizgisi ile AKP’nin otoriter muhafazakâr devlet çizgisi arasýnda bir hegemonya mücadelesi yaþanmaktadýr. Ancak her iki çizgi de kapitalist devlet düzeninin sýnýrlarý içinde hareket etmektedir.
Bu nedenle AKP’nin CHP’ye müdahalesini karþý devrim hareketi olarak deðerlendirmek ideolojik bir çýkmazdýr. Çünkü CHP proletaryanýn baðýmsýz sýnýf iktidarýný hedeflememektedir, bilakis kendisi karþý devrimci bir partidir.
Marksist-Leninist teoride karþý devrim kavramý, halkýn devrimci geliþimini hedef alan bir karþý devrim nitelemesidir. Burada ise proletaryanýn baðýmsýz sýnýf iktidarý hedeflenmemektedir. Ýþçi sýnýfý bu sürecin öznesi deðil, düzen içi çatýþmanýn pasif nesnesi durumundadýr.
Burjuva Düzenin Yeniden Tahkimi = Karþý Devrimci Süreç
Bu nedenle AKP’nin CHP’ye yönelik müdahaleleri, Marksist-Leninist perspektiften:
devrime karþý, karþý devrim deðildir,
karþý devrimci düzen içindeki hegemonya savaþýdýr.
Burada bir karþý devrimci siyasal odaðýn, baþka bir karþý devrimci siyasal odaðý devlet mekanizmalarý üzerinden yeniden dizayn etme ve güç iliþkilerini kendi lehine tahkim etme süreci yaþanmaktadýr.
Dolayýsýyla Türkiye’deki mevcut tabloyu doðru analiz edebilmek için meseleye “hangi burjuva klik haklý” ekseninden deðil, sýnýf devleti ve sermaye egemenliði ekseninden bakmak gerekir. Marksizm açýsýndan temel mesele budur.
Durum böyle iken sosyalist devrimci hareketlerin bu karþý devrimci odaklarýn içinde bir taraf tutmalarý tarihsel bir yanýlgýdýr ve karþý devrime hizmet etmektir.
Daha somuta indirgeyecek olursak ne Kýlýçdaroðlu ne de Özgür Özel sosyalist devrimcilerin müttefiki ya da dostudur. Her iki çizgi de kapitalist devlet düzeninin sýnýrlarý içinde hareket etmektedir. Bu somut durumda devrimci sosyalistlerin Özgür Özel’in yanýnda saf tutmasý, sýnýfsal mücadele açýsýndan ideolojik bir gaflettir.
Çünkü Marksist-Leninist perspektiften mesele hangi burjuva kliðin destekleneceði deðil, iþçi sýnýfýnýn baðýmsýz siyasal hattýnýn nasýl inþa edileceðidir. Sosyalist hareketlerin düzen içi klik savaþlarýnda taraf haline gelmesi, kendi baðýmsýz sýnýf pozisyonlarýný bulanýklaþtýrmakta ve emekçi sýnýflarýn düzen dýþý alternatif arayýþýný zayýflatmaktadýr.
Üstelik bu tutum yalnýzca ideolojik bir savrulma deðil, ayný zamanda stratejik ve taktiksel bir hatadýr. Çünkü devrimci sosyalist hareketlerin tarihsel görevi CHP’nin sol aparatý haline gelmek deðil, CHP’ye alternatif baðýmsýz bir sýnýf hareketi inþa etmektir.
Marksist-Leninist açýdan sosyalist hareketlerin düzen partileri içinde erimesi, uzun vadede iþçi sýnýfýnýn baðýmsýz devrimci örgütlenmesini zayýflatýr. Bu durum sosyalist hareketleri halk nezdinde sistem içi muhalefetin yedeði konumuna iter. Böylece sosyalist hareket kendi tarihsel rolünü aþýndýrarak, istemeden de olsa karþý devrimci düzenin yeniden üretimine katký sunmuþ olur.
Tam da bu nedenle devrimci sosyalist hareketlerin görevi, AKP ile CHP arasýndaki burjuva hegemonya mücadelesinde taraf olmak deðil, her iki karþý devrimci odaða karþý baðýmsýz sýnýf çizgisini güçlendirmektir.

Tarih: 28 Mayýs 2026

Ahmet DAÞKAPAN

 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.