BİR SİYASETÇİ KENDİNİ İSTEMEDEN NASIL TASFİYE EDER?

06 Ekim 2026 14:44 / 20 kez okundu!

 

 

"Maalesef ülkemiz siyasetçilerinin, bürokratlarının yanlış alışkanlıklarından biridir; bu makamlara kendilerini ileriye taşıyacak, alanında uzman, donanımlı yani ‘danışılacak’ kişiler yerine yakın eş-dost çevrelerinden çantacı, emir eri tipleri konuşlandırırlar."

 

***

BİR SİYASETÇİ KENDİNİ İSTEMEDEN NASIL TASFİYE EDER?

Bu millete samimiyetle faydası dokunmuş siyasetçilerin art arda ve aptalca infilak edişlerini üzüntüyle izliyorum. 

Siyasetin sadece bir fikir, iyi niyet ya da "haklı olma" meselesi değil, aynı zamanda bir strateji bilimi, çok ciddi bir iletişim yönetimi olduğunu bir türlü idrak edip gereğini yapmadıklarından...  

Ve siyaset tarihi, halkın yararına çok güzel işler yapmış ya da yapabilecek potansiyelde olsalar da iletişimlerini doğru yönetip stratejilerini doğru kuramadıkları için kendi kendilerini tasfiye eden siyasetçilerle doludur.

Bakın arkadaşlar "Ben Haklıyım, O Halde Anlaşılırım" yaklaşımı aptalca bir yanılgıdır!

Samimiyet bir motoru çalıştırmak için ilk kıvılcımdır ama o motorun rotada kalmasını sağlayan şey veri, strateji, sosyoloji ve disiplinli bir iletişim yönetimidir. Bunları küçümseyip siyaseti sadece "doğal davranmak" sananlar, ne yazık ki modern siyaset arenasının profesyonel çarkları arasında ezilmeye mahkûm kalıyorlar.

Siyaset bilimi ve kitle psikolojisi der ki: Bir siyasetçinin niyetinin temiz olması veya çok iyi projeler üretmesi yetmez. Kendini doğruca aktaramadığı an, karşı tarafın çizdiği karikatüre dönüşür. 

Siyaset, doğası gereği çok yüksek bir provokasyon ve baskı alanıdır. 

Zahmet edip, etrafınızdaki siyaset bilimcileri, profesyonel iletişimciler, veri analistleriyle meseleleri tartıp biçmek, onları iki dakika dinlemek yerine `ben oldum`cu özgüvenlerin esiri olarak ya da danışman diye yanınızda taşıdığınız çantacılarla iş görerek aptallık ediyorsunuz.

Kontrolsüz bir canlı yayın ya da bir tweet, 20-25 yıllık bir emeğinizi bir anda sıfırlayabilir ve sizi yok hükmüne çıkarabilir. 

Hangi kelimenin, hangi sosyolojik grupta ne tür bir refleks uyandıracağını ölçmeyi bilen biri var mı etrafınızda? Etrafınızdaki sadece sizi onaylayan, "Çok iyi gidiyorsunuz başkanım" diyen kargalardan sözetmiyorum. 

Başarılı siyasetçiler, zamanın ruhu, yönettikleri kesimlerin niceliği gibi kriterleri de gözeterek kendilerine, yürüyüşlerine katkı sunabilecek danışmanlar bulurlar. O danışmanlar kendilerinin işlerini kolaylaştırıp, kritik anlarda taşıyıcısı olurlar. Hatalarını ve eksikliklerini görüp giderirler. 

Maalesef ülkemiz siyasetçilerinin, bürokratlarının yanlış alışkanlıklarından biridir; bu makamlara kendilerini ileriye taşıyacak, alanında uzman, donanımlı yani ‘danışılacak’ kişiler yerine yakın eş-dost çevrelerinden çantacı, emir eri tipleri konuşlandırırlar.

Sonuçta çoğunun kendi yetersizliğine bir de etraflarına doluşturdukları bu şahısların hali eklenince ortaya aciz, etkisiz, vaziyeti idare etmeye çalışan karikatürler çıkar. Siyasetsizlikten kırılırlar. İletişim fukaralığı tavan yapar.

Siz kabul etmeseniz de `Siyaset bir bilimdir`

Mehmet ÇEK

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.