ÖNCE IRKÇI SÖMÜRGECÝ ZÝHNIYETÝ YIKMAK LAZIM
15 Kasým 2025 11:38 / 615 kez okundu!
"Hollanda'da yolunu kaybetmiþ, neoliberalizme teslim olmuþ ve sol maskesi altýnda neoliberal küresel savaþlara mühür basan bir sol mevcuttur. Zaten Hollanda solunun (Hollanda Komünist Partisini tenzih ediyorum) sömürgecilik konusunda çok kirli bir mazisi ve güncelliði söz konusudur."
***
ÖNCE IRKÇI SÖMÜRGECÝ ZÝHNIYETÝ YIKMAK LAZIM
500 yýllýk ýrkçý kölelik ve sömürgecilik dönemi, dünyanýn bugünkü sömürgeci zihniyetinin derinliðini belirlemektedir.
Dünyadaki emperyal kapitalizmin can damarýný oluþturan öðelerin baþýnda emeðin artý deðer sömürüsü ve küresel düzeyde sömürgecilik gelir. Yüzyýllardýr dünya kapitalist ekonomisinin temel unsurlarý bunlardýr.
Dünyada yaþayan yaklaþýk 8.5 milyar nüfusun yüzde birini teþkil eden kapitalist sýnýf, dünya nüfusunun yüzde 99’unu oluþturan emekçi halk kitlesini bu iki öðe üzerinden sömürmekte ve dünyadaki gücünü ayakta tutmaktadýr.
Bir yandan fabrikada sömürü düzeni devam ederken diðer yandan Afrika’da, Güney Amerika’da, Ortadoðu’da, Asya’da ve dünyanýn birçok yerinde sömürgeci emperyal güçler, Batýlý olmayan halklarýn topraklarýný dolaylý ve dolaysýz iþgal etmektedir. Ýþgal ettikleri topraklarda mevcut olan zenginlik kaynaklarýný gasben almaktadýr, çalmaktadýr ve sömürgeleþtirilmiþ topraklarda yaþayan halklarý aç býrakmaktadýr.
Bu kolonyal sömürü sistemiyle elde edilen zenginliklerin çok büyük bir bölümü, dünya kapitalist sýnýfýnýn yüzde 85’i civarýnda olan Batýlý ülkelerden gelen beyaz kapitalistlerin eline geçmektedir.
Yani bu sömürgecilik temelli zenginlik kaynaklarý çok büyük oranda Batýlý emperyal kapitalistlerin eline geçmektedir.
Batýlý ülkelerin devletleri, bu sömürgecilikten paylarýný alarak bu kolonyal sistemin önemli bir halkasýný teþkil etmektedirler.
Kolonyal sömürü sisteminin askerî gücünü bu Batýlý devletler oluþturmaktadýr.
Emperyal kapitalistlerin ekonomik yayýlma politikalarýnýn küresel askerî gücü NATO ve NATO’yu oluþturan ülkelerdir; artý NATO’nun tek gayriresmî üyesi olan siyonist Ýsrail devletidir.
Batýlý ülkeler asýrlardýr bu kolonyal sömürü düzeni sayesinde göreceli refah içinde yaþamaktadýrlar.
Batýlý sömürgeci kapitalistler, kendi ülkelerinde yaþayan beyaz halklara göreceli imtiyazlar ve refah saðlayarak onlarý kapitalist ideolojiyi savunan kitleye dönüþtürmüþ durumdalar. Batýlý ülkelerde bu göreceli refahtan yararlanan ve Batýlý olmayan halklarla kýyaslama yaparak kendini kapitalizm sayesinde daha üst düzeye konumlandýran bir beyaz halk kitlesi oluþmuþ durumdadýr.
Klasik Türkçe’yle ifade edecek olursak: Kapitalistler, Batý Avrupa’da yaþayan emekçi halklarý göreceli refah ve “Batýlý beyaz üstünlüðü” duygusu ve inancýyla satýn almýþ durumdalar. Bu mekanizma yeni deðildir.
Amerika’daki klasik kölelik döneminde, siyah ve beyaz iþçilerin sömürgeci zümreye karþý birleþmesini önlemek için beyaz iþçilere yasal ve sosyal imtiyazlar saðlamýþlar ve ayný zamanda beyazlarýn siyahlarla kýyasla daha üstün ýrktan olduklarý duygu ve düþüncesini beyazlara aþýlamýþlardýr.
Bunun ardýndan beyaz iþçilere silah taþýma hakký vermiþler ve kaçan siyah “köleleþtirilmiþleri” kovalama, iþkence yapma ve öldürme görevini beyaz iþçilere vermiþlerdir. Bu þekilde sömürgeciler düzenlerini sürdürmüþlerdir.
Bugün yabancý düþmaný faþist siyasi partiler aracýlýðýyla ayný mekanizma iþletilmektedir. Batýlý iþçi sýnýfý, göçmenlere karþý kýþkýrtmaya maruz býrakýlmaktadýr.
Faþist partiler bu sebeple Hollandalý iþçilere hitap eden söylemlerle propaganda yapmaktadýrlar. Örneðin ev bulma sorunu, iþ bulma sorunu, saðlýk hizmetleri sorunu ve özellikle göçmenlerin çok paraya mal olduklarý için Hollanda halkýnýn fakirleþtiði yaygarasýný yapmaktadýrlar.
Hollandalý emekçi halk bundan etkilenmektedir ve sandýkta oyunu göçmenlere karþý kullanmaktadýr.
Batýlý ülkelerde halkýn yüzde beþi dünya genelindeki yüzde birlik zengin sýnýfa mensuptur. Batýlý halklarýn yüzde 95’i emekçidir. Batýlý olmayan ülkelerde emekçi kitlesi yüzde 99 ve zengin kitlesi yüzde biridir. Batýlý ülkelerdeki zengin oraný beþ kat daha fazladýr.
Batýlý halklardaki kapitalizm inancý çok derindir ve sömürgecilik zihniyeti alt bilince kökleþmiþ durumdadýr.
Sömürgeci zihniyet ýrkçýdýr. Haliyle alt bilince kökleþmiþ sömürgeci zihniyetle birlikte ýrkçýlýk da kökleþmiþtir.
Yukarýdaki içerikten önce doðru çýkarma yapmamýz lazým:
1. Kapitalizme karþý sýnýfsal mücadele ile hem sömürgeciliðe hem de ýrkçýlýða karþý mücadele birbirinden ayrýlmaz bir bütünü oluþturmalýdýr.
2. Batýlý beyaz iþçilerle siyah ve göçmen iþçiler arasýndaki mücadele birliði hiç olmadýðý kadar önemsenmeli ve bu birliði örmek, kapitalizmin ýrkçý böl ve yönet politikasýný boþa çýkarmak için bütün imkânlarý seferber etmek gerekir.
3. Hollandalý kurumlarla çalýþýrken kökleþmiþ ýrkçý sömürgeci zihniyetinin etkin boyutta mevcut olduðunu hesaba katmak gerekir ve bu baðlamda karþýlýklý bilinçlenme ve birlikte özgürleþmek yol ve metodunu temel almak lazým. Yani söz konusu zihniyeti bertaraf etmek yerine diyalog ve etkin iletiþim yollarýyla birlikte bilinçlenme yolunu tercih etmek gerekir. Aksi takdirde kapitalizmin böl ve yönet politikasý tuzaðýna düþeriz.
4. Bu sömürgeci ýrkçý zihniyetin hem sað parti ve kitlede hem de sol parti ve kitlede ayný derinlikte mevcut olduðunu idrak etmek gerekir. Hollanda solunun sömürgeciliðe ve ýrkçýlýða karþý marka niteliðini taþýmadýðýný iyice özümsemek olmazsa olmazlardandýr.
5. Hollanda solu hararetli bir þekilde NATO’yu ve yeni sömürgeciliði fiilen desteklemektedir ve emperyal sömürgeciliðe ve emek sömürüsüne karþý mücadelede doðal müttefik sayýlamaz.
Hollanda'da yolunu kaybetmiþ, neoliberalizme teslim olmuþ ve sol maskesi altýnda neoliberal küresel savaþlara mühür basan bir sol mevcuttur.
Zaten Hollanda solunun (Hollanda Komünist Partisini tenzih ediyorum) sömürgecilik konusunda çok kirli bir mazisi ve güncelliði söz konusudur.
Ahmet DAÞKAPAN
15 Kasým 1960
Diðer Ahmet DAÞKAPAN - HOLLANDA Yazýlarý



