GEÇMİŞİ KUTSAMAK

19 Ocak 2022 19:55 / 310 kez okundu!

 

 

"Kemalistler, cumhuriyetin kuruluş yıllarını, Türkçüler Orta Asya ''öz'' Türklüğünü, İslamcılar dört halife dönemi ve genel olarak Osmanlı tarihini, özellikle de Abdulhamid dönemini ‘’asr-ı saadet’’ dönemi olarak anıyor.  

Bugünden ve gelecekten umudu kestikçe geçmişe duyulan nostaljik özlem bu umudun yerini alarak duygusal bir telafi işlevi görüyor sanki…"

 

***

            GEÇMİŞİ KUTSAMAK


İdeolojik kalıplarla düşünmek, bu kalıpların oluşturduğu ön yargılarlı bakış açısıyla etrafı seyretmek her  ideolojinin kendine göre bir tarih algısı yaratmasına yol açıyor. 

Kemalistler, cumhuriyetin kuruluş yıllarını, Türkçüler Orta Asya ''öz'' Türklüğünü, İslamcılar dört halife dönemi ve genel olarak Osmanlı tarihini, özellikle de Abdulhamid dönemini ‘’asr-ı saadet’’ dönemi olarak anıyor.  

Bugünden ve gelecekten umudu kestikçe geçmişe duyulan nostaljik özlem bu umudun yerini alarak duygusal bir telafi işlevi görüyor sanki…

Benim ianancımda bir tek Allah Resulleri epistemolojik ve ontolojik olarak diğer insanlardan farklı ve üstündür. Kalan herkesin hata ve yanlışları vardır. Asr-ı saddet dönemi denilen dönemde üç halife diğer sahabelerce katledilmiş, Cemel Savaşı'ında Hz Ali ile peygamber eşi Hz. Aişe birbiri ile mücadele etmiş, binlerce müslümanın kanı akmış... Öyle hale gelmiş ki müslümanlar arası savaşlarda namaz vakitlerinde ara verilip namaz kılınıyor, sonra birbirlerini öldürmeye devam ediliyordu. 
Osmanlı'da İslam'a uygun olmayanları sıralamaya kalksak kocaman bir kitap oluştururdu heralde. Abdulmecid'in müsrifliği, Abdulhamid'in müstebitliği sonucu bir çok masum insanın canı yandı. Kardeş katli gerçeği nice masum insanın canını aldı. 

Nitekim rahmetli Reşat Ekrem Koçu’nun kitaplarında bu anekdotlar ziyadesi ile yer alır.  

Öz Türklük dönemi diye anılan döneme, bugunkü anladığımız anlamda yani modern milliyetçilik anlayışı ile gelişen Türklük algısı bağlamında bakıldığında, o dönemde yaşayan ve bizim bugün Türk olarak andığımız bir çok insan için bu kimlik aynı anlama gelmiyordu. Türklük ö dönem daha çok boy ve kabile anlamında bir aidiyet duygusunu ifade ediyordu.  

“Çoğu insan, güzel bir geleceğin, idealize edilmiş bir geçmişe dönüş ile mümkün olabileceğine inanır; [ancak] bu geçmiş aslında hiçbir zaman var olmamıştır.” diyor Frank Herbert, Dune serisi dördüncü kitap

Yukardaki söz aslında öyle idealize edilebilecek bir tarih dönemininin hiçbir zaman olmadığını, insanın olduğu her yerde ve her dönemde hataların, yanlışların, ölümlerin, entirikaların,katliamların ve nice kötülüğün var olduğunu, bundan sonra da var olacağını imliyor.  


İdeolojik tarih anlayışlarının bizi götüreceği tek yer kocaman bir çıkmaz sokak. Objektif olmaya çalışan akademisyenlerden tarihi öğrenmeye çalışalım 

Kutsal tarih de yok, tarihin kutsal dönemi de yok

İnsan olduğu heryerde yine ruh ve nefs var. Arzu var, iktidar ve güç tutkusu var. İyilik var, kötülük var. Bundan sonra da böyle olacak. Eleştirel analizlerle ve objektif bilgiye dayalı olarak bir tarih inşa etmeye çalışmalıyız. Kutsal, tartışılmaz, sloganik kalıplarla oluşturulmuş bir tarih algısının bugünkü düşmanlık üreten siyasetlerimize yakıt olmaktan başka bir işe yaradığı yok maalesef.  

Not; Sadece İslam'ın değil, insanların inandığı bütün dinlerin değerleri kendileri için kutsaldır.Bütün  bu değerlere saygı göstermek,onları küçümsememek,onlara hakaret etmemek insaniyet, medeniyet ve demokrasinin gerğidir. Bu konuda hiç kimsenin bir ayrıcalığı olamaz. Sezen Aksu'nun tartışılan şarkı sözleri bu bağlamda değerlendirilmelidir.

Alpaslan SEL

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.