KARŞIYAKA VAPUR İSKELESİ

29 Şubat 2024 11:46 / 192 kez okundu!

 

 

"Yıllar geçti... Aynı iskelenin önunden bir fotoğraf geldi bugün. Bir garip oldum... 35 yıl İstanbul'da yaşadıktan sonra geri döndüğüm canım şehrim İzmir'imin  en önemli Caz Festivalinde gerçekleştireceğim konserin duyurusu tüm vapur iskelelerine, sokaklara konulmuştu."

 

*****

 

KARŞIYAKA VAPUR İSKELESİ

 

Ufacık bir kız çocuğu iken, sabahları erkenden dedem ile el ele tutuşup, Karşıyaka vapur iskelesinin hemen yanıbaşındaki minik kulübede yem satan yemci amcaya gider ve küçük kese kâğıdına koyduğu minicik minicik yengeçleri alırdık. Yosun kokardı onlar da, ağır ağır kımıldarlardı bakmaya korkardım. Dikdörtgen mantara sarılı olta da satardı yemci amca...
Yengeçleri alırdık ve dedeciğim hasır şapkasını takar, kayığına binerdi. Çektiği küreklerin gıcırtısını duyardım.
Alaybey sahilindeki, balkonuna hanımeli sarılı yeşil ahşap panjurlu evimizin hemen karşısına kocaman deniz kaplumbağalarının içinde demirini atar, çipura tutmaya başlardı... büyük bir dikkatle seyrederdim onu ve tuttuğu her çipuranın güneş gibi parıldamasını... Her yaz akşamüzeri, tüm mahalleye hediye ederdik  o koskoca çipuraları. Vapur iskelesi bana hep yosun kokusunu ve oksijenli havayı getirir.

Yıllar geçti...

Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesini kazandım... Okulun ilk öğrencileriydik. Alsancak stadyumu yanındaki okulumuza gitmek için, her sabah uykulu gözlerle, hala bir türlü bitmemiş rüyalarımızla, her bölümden arkadaşımla Karşıyaka vapur iskelesinde buluşur koşa koşa vapura binerdik. Simitimizi yerken, ayakta çayımızı içerek girecegimiz sınavları konuşurduk...
Pek hayallerimizi  konuşmazdık çünkü henüz hala mahmur mahmur rüya görüyor olurduk. 😊 Alsancak vapur iskelesine gelene kadar ise rüya parçacıkları iyice kaybolurdu. Koca bir grup halinde, birbirimizden ayrılmadan yürüyerek okulumuza giderdik. Adeta minik balıklardan oluşan bir balık sürüsü gibiydik. Henüz daha hiçbirimizin parıldamadığı balıklardık. 
🐟🐟 Serin, mis gibi yosun kokulu, umutlarımız ve gülücüklerimizle dopdolu sabahlardı...

Bir 4 kişi ve yazı görseli olabilirYıllar geçti... 
Aynı iskelenin önünden bir fotoğraf geldi bugün.
Bir garip oldum...

35 yıl İstanbul'da yaşadıktan sonra geri döndüğüm canım şehrim İzmir'imin en önemli Caz Festivalinde gerçekleştireceğim konserin duyurusu tüm vapur iskelelerine, sokaklara konulmuştu.
Henüz 2.5 yaşımdayken şarkılarını söylediğim o şahane kadının, Ella Fitzgerald'ın anma gecesinde gerçekleştireceğim konserin afişi... (Makara bantlardaki ses kayıtlarım olmasaydı buna ben bile inanamazdım..) 😊
Tatlı bir tebessüm geldi yüzüme ve sesler... Anılarımdaki o sesler, vapurun sesi, simit kokusu, oksijen, çay, yosun kokusu, koşan ayak sesleri, düdük çalarak kapıyı kapatmaya çalışan çımacımız... 

Yıllar aktı...

O uyuklayarak ayakta simit yediğimiz arkadaşlarımın her biri, çok kıymetli sanatçılar, eğitmenler olmuştu. Ben ise ressam ve caz sanatçısı olmuştum. Caz müziğinde yüzen, balıkları, masalları, rüyalarını çizen bir ressam, iflah olmaz bir hayalci, "Rüzgara Şarkılar Söyle"yen bir kadındım artık. Tamamiyle sanata adanmış bir hayat olmuştu benimki de... Memleketim için, dünya için...

O yemleri alıp, akşamüzerleri herkese tuttuğu çipuralarını armağan eden dedeciğimin ise birkaç ay önce Heykeli dikilmişti...
97 yıl önce, tek gol yemeden Karşıyaka Spor Klübü'nü (KSK) şampiyon yapan "Panter Malik" lakaplı kaleci olduğu için ve piyanistliğini yüceltmek için, belediye tarafından Karşıyaka'mızda koskocaman heykeli dikilmişti... Memleket sevdasından Arsenal'in teklifine 3 kez red cevabı veren dedeciğimin... Mustafa Kemal Atatürk ile muhteşem güzellikte anılara sahip olan dedeciğimin... Kim bilir, AASSM'de konser vereceğim o özel gece, o harikulade enerjisiyle belki piyanonun etrafında olur. Yosun kokar, deniz kokar koskoca salon... Kim bilir belki yine ufacık bir kız çocuğu olurum, ellerimden tutar kimsecikler göremeden ama bilirim sıcaklığından ki dedem hemen yanıbaşımda, tıpkı Ella gibi...

Hayat dediğimiz şey ne kadar ilginç, sürprizli ve acaip...
Karşıyaka Vapur iskelesi nice nice anılarla dopdolu... Benim ve eminim ki hepiniz için...
Ve yine eminim ki hepinizin bu güzel anıları, sesleri, kokuları yaşadığınız başka şehirlerde de olsa başka "Vapur iskeleleri" vardır.. 

Hislerimi sizlerle paylaşmaya ihtiyaç duydum.

28  Şubat 2024 Urla

 

Ayşegül YEŞİLNİL

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.