YRP ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME

11 Kasım 2025 19:58 / 579 kez okundu!

 

 

"Erdoğan milli görüş kimliğini de korumuştur. Kökünü hiç unutmadı. Kendini yetiştirenlere karşı saygı ve sevgisini kaybetmedi. Hatta aynı kökenden olup da kendisine saldıranlara dahi öfke kusmadı. Partisinden ayrılanlara karşı bile makuliyetini kaybetmedi. Bu onun ‘gizli ajandası’ olduğu anlamına gelmez. Bundan dolayı rahatsızlık duymam. Ben cumhurbaşkanımızın samimiyetine her zaman inandım. O gerçek bir vatansever. Gerçek bir Müslüman ve liderlik vasıflarına sahip biri. Bir lidere böyle olmak yakışır. Şeyh Edebali’nin de söylediği budur. "

 

***

YRP ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME

Yeniden Refahla benim ne işim olabilir? Ben Türkiye’yi rayında götürecek bir politik gücün olduğuna ve bunu bir başkasının yapamayacağına, en yetenekli, bilgili, çalışkan ve dürüst kadrolara onun sahip olduğuna inanıyorum. Milletin çoğunluğu da benim gibi düşünüyor ki o da iktidar zaten. Zorbalıkla, üçkağıtçılıkla darbeyle değil, bileğinin hakkıyla ‘yenmiş de yenmiş’ olarak gelmiş iş başına.

Fakat Yeniden Refah olayından çıkarılabilecek önemli dersler var. Öncelikle bu partinin küçük de olsa gelişme gösterdiğini belirmeliyim. Son zamanda oy potansiyelinin %5’lere yaklaştığı yönünde veriler var. Yeniden Refahın kaçınılmaz olarak aynı kökenden olan (milli görüş) AK partiden oy kazanmak isteyeceği sanılabilir. Bu yüzden de politik oklarını ona yöneltiyor zaten. Buna bel altı vurmaları da eklemeliyim.

Fakat ben böyle düşünmüyorum.  AK Partiye küsen, kızan, onun milli görüş çizgisinden saptığından dem vurarak uzaklaşanların gideceği yer muhtemelen Refahtır. Fakat daha çok Saadet, GP, Deva gibi akraba sayılabilecek partilerle İYİ Parti, DP gibi çözülmekte olan partilerden oy devşirdiğini düşünüyorum. Gerçi ilk saydığım üçü de çözülme sürecinde.

Gizli saklı bir şey yok, Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Partiyi kurduğunda ‘milli görüş gömleğini çıkardığını’ beyan etmişti zaten. Köken olarak olabilir ama AK Partiyi ‘saf’ milli görüş sanmak safdilliktir. O bir kitle partisi. Bana göre Erdoğan milli görüş gömleğini çıkarmış ama atmış ve inancından sapmış değil, sadece kurduğu partiye giydirmedi. Gardırobunda duruyor. Fakat o işi politikaya karıştırmıyor. Bu yüzden başarılı. Çünkü günümüzde bir avuç ‘inanmışın’ dar kalıplarına hapsedilen politika, toplum genelinde kabul görmez. CHP’ye bakın hele. Kendi kadrolarını bile iç çekişme yüzünden partiden atıyor. Böyle tahammülsüz bir parti asla iktidar olamaz. Onların temel problemi budur.

İşte bu nedenle Yeniden Refah da başarılı olamaz, barajı aşması dahi ittifaksız zor. Artık herkes şunu bilmelidir ki günümüz koşullarında hiçbir parti, hiçbir ideoloji, hiçbir politik görüş ya da cemaat yapısı tek başına toplumun çoğunluğunu etkileyemez. Bunu hayal edenler boş hayal peşindedir. Çünkü toplumsal görüş çeşitliliği çağın gereği büyük ölçüde artmıştır. Zaten bu yüzden ittifaklar yapılıyor ya.

İşte bu nedenle mütedeyyin kesimlerden AK Partiye yapılan ‘sapkınlık’ eleştirisi haklı değildir. AK Parti zamanın gereğini yerine getiriyor. Bu nedenle her görüşten, her ideolojiden, her dinden, her etnik kökenden, her mezhep ve meşrepten kişilere açık. Bir tek ilkesi var, vatan için namuslu ve dürüst bir şekilde çalışacak, hainlik yapmayacak, yanındakini taciz etmeyecek, incitmeyecek. İşte bu, idealist bir toplum amacı şiarıdır. Tutmuştur da.

Erdoğan milli görüş kimliğini de korumuştur. Kökünü hiç unutmadı. Kendini yetiştirenlere karşı saygı ve sevgisini kaybetmedi. Hatta aynı kökenden olup da kendisine saldıranlara dahi öfke kusmadı. Partisinden ayrılanlara karşı bile makuliyetini kaybetmedi. Bu onun ‘gizli ajandası’ olduğu anlamına gelmez. Bundan dolayı rahatsızlık duymam. Ben cumhurbaşkanımızın samimiyetine her zaman inandım. O gerçek bir vatansever. Gerçek bir Müslüman ve liderlik vasıflarına sahip biri. Bir lidere böyle olmak yakışır. Şeyh Edebali’nin de söylediği budur. 

Elbette kendi görüşleri doğrultusunda hareket edecektir. Kim olsa takiye olsun diye tersini yapmaz. Ben büyük resme bakarım. Ülkeme ne verdiğine. Ne almaya çalıştığına. Kendinden olmayanlara nasıl davrandığına. Hamiyet sahibi olup olmadığına. Buralarda bir kusur yoksa benim için evladır. Allah onu daima başarılı kılsın. Bir de diğerlerine bakın. Vermek ne kelime neleri almaya çalıştıklarına. Herkes hak ettiğini alır. Hakkından fazlasını almaya kalkan yaya kalır.

Firuz TÜRKER

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.