AMERİKAN DEVRİMLERİ ÇAĞI
18 Ocak 2026 10:10 / 343 kez okundu!
"Devletimizin kıymetini bilmek lazım. İktidardaki anlayışın kıymetini bilmek. Öyle janjanlı, süslü püslü, kulağa hoş gelen cümlelere kanmak kolaydır. Ama ülkenin kontrolü bizden olmayanların eline geçerse, kafa o boyunduruğa bir girerse yeniden sittin sene uğraşırız çıkarmak için. Bir tek yalın gerçek var; Yapmak zordur, bozmak kolay. Bu iktidar Türkiye’yi amatör kümeden alıp premier lige çıkarmıştır. Devrimsiz mevrimsiz."
***
AMERİKAN DEVRİMLERİ ÇAĞI
1917 İle başlayan ‘Rus devrimleri’ çağı kapandı. Artık Rusya’nın kimsenin devrimiyle uğraşacak hali kalmadı. Kendi derdiyle ve eski ‘yoldaşlarıyla’ uğraşıyor. Baltık Cumhuriyetleri, zamanın ‘doğu bloku’ ülkeleri, Orta Asya devletleri, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan gibi.
Çok da albenili bir ismi vardı o devrimlerin ‘proleter devrimi’. Sonuçta bu devrimlerin hiçbiri gerçek anlamda bir proleter iktidar çıkarmadı ortaya. Oligarkların hâkim olduğu nomenklatura denilen elit azınlık yönetimleri çıkardı. Hele Stalin dönemi başlı başına katı bir diktatörlüktü. Zaten o ‘devrimlerin’ iktidarları ‘proletarya diktatörlüğü’ olarak adlandırılmıştı. ‘Halk Demokrasileriydiler’ ama iktidar ‘proletarya diktatörlüğü’. Bu karmaşıklığı izah etmek için de bir sürü palavra, bin dereden su getirme. Yok efendim halka demokrasiymiş de devrim düşmanlarına diktatörlükmüş gibi.
Tabi üretim güçlerini geliştirip toplumun refah düzeyini yükseltemediler. Fakat propaganda boldu. Dolayısıyla o sistem bütün değerleriyle birlikte tarih oldu. Şimdi yeni bir ‘devrimci’ (!) güç var ABD. Her yere demokrasi, özgürlük ve zenginlik götürmekle görevlendirmiş kendisini. Grönland, Venezuela, Kolombiya, Meksika, İran ve dahi sırada kim varsa.
Amerikan devrimleri de Rus devrimleriyle esastan benzer. Burada da ‘git, işgal et, oranın insanlarını kurtar, iradelerine el koy’. Bu darbeyle mi olur, halkı kışkırtıp provokasyonlar yoluyla mı olur, açıktan işgalle mi olur. Bir şekilde oluyor. Sonuçta o ülkenin halkı Dimyat’a pirince gittiğini sanırken evdeki bulguru da kaybediyor.
Bir ara İran da ‘Devrim İhracı’ heveslerine kapılmıştı şimdi düştüğü duruma bakın. Devrim ihraç etmek senin neyine İran? Ne işin var Irak’ta Suriye’de, Yemen’de? Dost görünüp Türkiye ile, Suudilerle didişirsin, el oğlu gelir başına çorap örer. Hadi çık bakalım şimdi ABD-İsrail ortak yapımı Amerikan Devriminin içinden. Bir de Soros Devrimleri vardı ama onlara girmeyeceğim.
Hamiş: Devletimizin kıymetini bilmek lazım. İktidardaki anlayışın kıymetini bilmek. Öyle janjanlı, süslü püslü, kulağa hoş gelen cümlelere kanmak kolaydır. Ama ülkenin kontrolü bizden olmayanların eline geçerse, kafa o boyunduruğa bir girerse yeniden sittin sene uğraşırız çıkarmak için. Bir tek yalın gerçek var; Yapmak zordur, bozmak kolay. Bu iktidar Türkiye’yi amatör kümeden alıp premier lige çıkarmıştır. Devrimsiz mevrimsiz.
Firuz TÜRKER
Diğer Firuz TÜRKER Yazıları



