SELAHATTİN DEMİRTAŞ VE DİYARBAKIR ANNELERİ

08 Mart 2020 14:04 / 3903 kez okundu!

 


"Fareli köyün usta kavalcısı, taktiklerini değiştirmez ise peşindekileri barış denizine değil kan denizine götürecek sad İsminiz sonsuza kadar barış ile değil ama yanlış çağrı yaptığınızı kendinizin de kabul ettiği "Ekim kalkışması ve katliamı" ile anılacaktır... Biraz daha cesaret lütfen. Siz cesur olursanız yeni eş başkanlara da (Mithat Sancar, Pervin Buldan) biraz alan açmış olursunuz. Yoksa onlar da orada bir süre oyalanıp, etraflarını da oyalayıp sonra da unutulur giderler. Gençler, çocuklar, kadınlar ise yok yere ölmeye devam eder"

 

****
 

Selahattin Demirtaş ve Diyarbakır anneleri

 

http://bianet.org/bianet/siyaset/212963-demirtas-tan-hdp-onunde-oturan-ailelere-tum-anneleri-sevindirecek-barisin-onunu-acalim

 

Kabul edelim ki Demirtaş bu yazısında dilsel siyasal bütün ustalığını çok iyi kullanmış. Anneler ile dağ arasına sıkışmış HDP'ye "akıllı" taktikler önermiş. Ancaaak... 

 

Bu taktiklerin kesinlikle başarı şansı yoktur. Sadece HDP'nin solan ömrünü azıcık uzatmaya yarar. Nitekim de öyle olmuştur sad Çünkü bu taktikler, ancak doğru bir stratejinin parçası olabilselerdi, işlerdi, işe yarardı. Oysa strateji sakat olunca neylesin taktikler... 

 

Sorunun kaynağına dokunma, Pkk'ye laf etme,Türkiye'ye karşı her türlü şeytanla işbirliği yaparak uyguladığı silahlı şiddet politikasına açık ve net biçimde karşı çıkma... Hatta sorunun asıl kaynağını özenle gizle... Sonra da “barış meleği” olmaya çalış sad

 

Bir an için düşünelim; bu mektup PKK'ye karşı, onu silah bırakmaya ikna için yazılsaydı, o etkili dil bu amaç için kullanılsaydı, o akıllı taktikler bu coğrafyadan silahlı şiddeti silmeye adansaydı ne olurdu?

 

Öncelikle bu adım daha doğru olurdu, adil olurdu, etkisi çok büyük olurdu smiley 

Bu mektup anneleri aldatmanın, oyalamanın bir aracı değil, adil bir barışın kapısına kondurulmuş gül olurdu...

Yalnız ülkemizde değil, yalnız Türkler ve Kürtler için değil, tüm coğrafyamızdaki mazlumlar için parlayan bir kurtuluş umudu olurdu. 

Bunca insanın kanına giren, canına mal olan silah ve şiddet virüsünün sonu olurdu. Bu coğrafyadaki barışın, işbirliğinin kapısı açılır ve insanlar hak ettikleri refaha, mutluluğa daha kolay ulaşırdı.

 

Bunun için hala geç değil!

 

Sayın Demirtaş; yeteneğinizi, ustalığınızı kan, göz yaşı, gerillacılık oyunu, canlı bombacılık, çocuk askercilik savunuculuğu ve “başı açık kadın gerilla” sahtekarlığıyla harcamayın artık. O yolun çıkmaz sokak olduğu çoktan anlaşıldı. 

 

Fareli köyün usta kavalcısı, taktiklerini değiştirmez ise peşindekileri barış denizine değil kan denizine götürecek smileyİsminiz sonsuza kadar barış ile değil ama yanlış çağrı yaptığınızı kendinizin de kabul ettiği "Ekim kalkışması ve katliamı" ile anılacaktır.

 

Biraz daha cesaret lütfen. Siz cesur olursanız yeni eş başkanlara da (Mithat Sancar, Pervin Buldan) biraz alan açmış olursunuz. Yoksa onlar da orada bir süre oyalanıp, etraflarını da oyalayıp sonra da unutulur giderler. Gençler, çocuklar, kadınlar ise yok yere ölmeye devam eder...

 

Stratejinizi tümden değiştirmenin tam zamanıdır! 

 

Bugün de değilse ne zaman! 

 

Vesselam.

 

İlhami MISIRLIOĞLU

8 Mart 2020 İstanbul

 

Son Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2020 14:39

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.