KAZANMAK İÇİN HALA "YAN MASADAN İKRAM BEKLEYEN" ESKİ YOLDAŞIM!

28 Mayıs 2023 00:52 / 438 kez okundu!

 

 

"Gençliğimde birlikte olduklarımdı çoğu, sırtımızı birbirimize dönmüş, kollamış, kollanmıştık. Çoğunu hala seviyorum. O günlerimi hatırlayınca hala tüylerim ürperiyor. 

Bir kısmı düşünce tembelliğini kıramadı, oralarda kaldı, kimisi de “devrim” için doğru olanın bu olduğunu sandı. Bazıları bizi “Güçlünün Yanında Olmak” ile suçlayarak içini rahatlatıyor. Oysa biz, onlar henüz güçlü değilken, zayıfın, ezilenin, aşağılananın yanında ısrarla durmuştuk. Ülkedeki sosyolojinin hareketini gördük, tarih çalıştık; kendimizi Avrupa merkezci, ezik batıcı, Amerikan yanlısı statükocu, elitlerin çemberinden çıkardık. Bağımsızlık yanlısı, yerli, milli bir yola  girdik. Artık amaçlardan çok yolun önemli olduğuna inanıyorum. Bu yüzden de bir kısım yoldaşlarımızla, yol arkadaşlarımızla da hala birlikteyiz, benzeri ideallerle yeni bir yoldayız. Farklılıklarımızı zenginlik sayıyoruz. Yol hayat demektir, bundan sonraki hayatımızı ıskalamamaya çalışıyoruz. 

Ey arkadaşım; ey hala kazanmak için yan masadan ikram bekleyen! Senin asıl yerin nerede?"

 

***

KAZANMAK İÇİN HALA "YAN MASADAN İKRAM BEKLEYEN" ESKİ YOLDAŞIM!

Konda bile günah çıkartıp %52,7 Erdoğan kazanıyor demişken benim eski kimi yoldaşlarımın, yol arkadaşlarımın değişik tavırları ise şöyle:

1. Artık ilgilenmiyormuş gibi yapıp mezarlıkta ıslık çalanlar; (onlar kendilerini biliyor 😉)

2. Ormanda saklanıp ortaya çıkan ve 2. Dünya Savaşı’nın hala devam ettiğini sanıp son kurşununa kadar savaşmaya çabalayan Japon tavrındakiler; (Yazılarımın altına FETO tarafından oluşturulmuş algılarını kusanlar)

3. Son Japon olduğunu hatta aslında Amerika için çalıştığını son anlarda farketmeye başlayıp, teselli için kendisini Amerikan mavi ceketlilerine karşı savaşıp kahramanca ölen Son Mohikan ile özdeşleştirme çabasına girenler; (tek tük)

4. “Üç aday var: Erdoğan, Kılıçdaroğlu, İndiragandi” diyerek hala oyların çalınacağından dem vuranlar; (küçük bir Facebook taraması yeter)

5. Ümit Özdağ’ın desteğini sindirip Kandil’i boğazında kalanlar; (işkembeden atanlar)

6. Kandil’in desteğini sindirip Ümit Özdağ’ı da şimdilik işkembeye atanlar; ki sonradan geviş getirmek için işkembeden atma moduna geçecekler; (geviş getirenler)

7. Sessiz ve derinden giderek PKK ile dansa devam etse de, bu seçimin en mağlubu olacağını içten içe bilenler; (buradalarda üzüldüğüm bir ikisi var)

8. Bizans düşerken “melekler erkek mi dişi mi?” tartışmasıyla günlerini gün eden papazlar gibi; TİP mi Yeşil mi Sol mu PKK mı? tarzı müthiş ideolojik tartışmalarla birleşe birleşe azaldıklarını göremeyenler; (torunlarına sosyal medyada kötü miras bırakmaya devam ediyorlar)

9. “Devrimci Durum”u ya da “İşçi Sınıfının Partisi”ni hayal ederek kendisini Biden’ın askeri konumuna sokanlar; (“bir yemin ettim ki, dönemem”ciler)

10. Erdoğan nefretini pusulası olarak seçtiği, İstanbul’un çapsız Pinokyo’sundan Guaido çıkarmaya çalışıldığını bile anlayamadığı için; RTE’ı indirmeye çalışan yerli yabancı her türlü girişime koşulsuz koştuğundan, yorulanlar; (ortaya karışıkçılar)

11. Kazanmak için yan masadan hala ikram bekleyenler; (28 Mayıs sonrası, her meyhanenin en arkasında ya kendi balkonunun sessizliğinde takılacak olanlar)

Gençliğimde birlikte olduklarımdı çoğu, sırtımızı birbirimize dönmüş, kollamış, kollanmıştık. Çoğunu hala seviyorum. O günlerimi hatırlayınca hala tüylerim ürperiyor. 

Bir kısmı düşünce tembelliğini kıramadı, oralarda kaldı, kimisi de “devrim” için doğru olanın bu olduğunu sandı. Bazıları bizi “Güçlünün Yanında Olmak” ile suçlayarak içini rahatlatıyor. Oysa biz, onlar henüz güçlü değilken, zayıfın, ezilenin, aşağılananın yanında ısrarla durmuştuk. Ülkedeki sosyolojinin hareketini gördük, tarih çalıştık; kendimizi Avrupa merkezci, ezik batıcı, Amerikan yanlısı statükocu, elitlerin çemberinden çıkardık. Bağımsızlık yanlısı, yerli, milli bir yola  girdik. Artık amaçlardan çok yolun önemli olduğuna inanıyorum. Bu yüzden de bir kısım yoldaşlarımızla, yol arkadaşlarımızla da hala birlikteyiz, benzeri ideallerle yeni bir yoldayız. Farklılıklarımızı zenginlik sayıyoruz. Yol hayat demektir, bundan sonraki hayatımızı ıskalamamaya çalışıyoruz. 

Ey arkadaşım; ey hala kazanmak için yan masadan ikram bekleyen! Senin asıl yerin nerede?

İlhami MISIRLIOĞLU

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.