TÜRKİYE BİR DEMOKRASİ ŞÖLENİNİ DAHA GERİDE BIRAKTI

15 Mayıs 2023 15:34 / 90 kez okundu!

 

 

"Meclis seçimlerinde tercihini Cumhur İttifakı’nın çoğunluğu kazanmasından yana kullanan halkımızın, cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki oyunun da uyum ve istikrardan yana olacağına inanıyorum.

Bu seçimlerde yanlış cepheye destek veren, matematik zekasını rehin bırakan ama sonuçlar gelince de gerçeği aramayı ihmal etmeyen Ali Nesin ’in; CHP yöneticilerine yönelik şu sözleri, süreci daha iyi anlamak açısından çok anlamlıdır:..."

 

***

TÜRKİYE BİR DEMOKRASİ ŞÖLENİNİ DAHA GERİDE BIRAKTI

Üfürükten anketler, abartılı sloganlar, sahte söz vermeler, yalan olmuş traktörden sonra yalan altın dağıtmalara; Kandil’in desteklerine, FETO’nun tezgahlarına kaset komplolarına, sahte suikast ihbarlarına, iç savaş çığırtkanlıklarına rağmen, Türkiye bir seçimi daha başarıyla, sorunsuz, olaysız olarak tamamladı.

Erdoğan ve Cumhur İttifakı bu ülkenin çimentosu olmaya devam edeceğini göstererek büyük bir seçim zaferine daha imza attı. 

Kendilerini ve çevrelerini gaza getirip çeşitli yalanlara inanmayı seçenlerin yaşadığı büyük hayal kırıklığını bir kenara bırakıp, seçim sonuçlarının bize anlattıklarını okumaya çalışalım.

Anlaşıldı ki Milli irade başkanlık sisteminden memnun.

Üstelik Milli irade 2 oy hakkından memnun yani aynı seçimde hem yasamayı (parlamento dağılımını belirleme) hem de yürütmenin başı olan cumhurbaşkanını aynı anda seçme hakkını kıskançlıkla koruyacağını, akıllıca kullanmaya devam edeceğini gösterdi.
Yani Milli irade parlamenter sisteme geri dönüş fantazisinin artık önünü kapatmıştır.

Cumhur İttifakı meclis seçimlerinde çoğunluğu sağlamış, cumhurbaşkanlığını da kıl payı kaçırarak, 2. Tura bırakmıştır. 

Süreç kimi noktalarda önemli tespitler yapılmasını da olanaklı kılıyor…

Bu seçimde CHP’nin yanına yapıştırılmış küçük partilerin ona bir faydasının olmadığı ortaya çıktı. CHP, eski oy oranına bile ancak ulaşabildi. Elindeki milletvekillerinin bir bölümünü de küçüklere devredeceği için, mecliste büyük güç kaybetmiş olacak.

MHP’nin oy kaybedeceği umudu, özellikle İyi Parti’den dönen oylarla, devre dışı kaldı. 
Anlı şanlı anket firmalarının şişirmesiyle oluşturulan “İYİ Parti’nin %14-17 ye ulaşacağı” tahminlerinin abartılmış olduğu anlaşıldı ama parti %7 barajının üzerinde tutunmayı başardı.

İyi Parti ve lideri, yaşadıkları hayal kırıklığını örtebilmek için, kullanmaya şimdiden başladığı “biz demiştik, bu adayla kazanılmaz” sözlerini daha sık tekrarlayacak, böylece yeni bir hikayeyle dirilmeye çalışacaktır. Ancak istifa sonrasında Cumhur İttifakı’na söylem olarak yaklaşsa da eylem ve örgütsel olarak mesafeli duran Yavuz Aliağıroğlu, İyi Parti için baş ağrısı olmayı sürdürecektir.

Saadet Partisi fos çıktı, buna karşı Yeniden Refah Partisi aldı yürüdü (%2,8 - 5 vekil)

10 milyonluk genç seçmenin çoğunlukla CHP, DEVA, HDP/YSP ve TİP tarafından paylaşılacağı varsayımı da boşa çıktı. Genç seçmenler bir anlamda genel dengeyi bozmayacak biçimde dağıttı oylarını. TEKNOFEST gençliği, Ak Parti’ye olan genç seçmen yönelişinin başını çekti.

Pandemiye, ekonomik sorunlara, Ukrayna savaşının etkilerine ve üstüne gelen büyük deprem felaketine rağmen genel seçmen oyunun büyük bir değişime yönelmediği anlaşıldı. Tersine deprem bölgesi büyük ölçüde iktidara destek verdi.

HDPKK’nın, HÜDA-PAR’n Cumhur İttifakını desteklemesine neden çok büyük tepki gösterdiği anlaşıldı. Yaşadığı oy düşüşünün sebebi büyük ölçüde HÜDA-Par oldu. Üstelik bu ilk adım, daha ileri gidileceğinin işaretini verdi, muhafazakar, dindar Kürt seçmeni üzerinde HÜDA-PAR’ın etkisinin artabileceğini ortaya koydu.

Popülist ergen solculuğu yapan TİP’in biraz büyüyeceği belliydi, nitekim öyle de oldu. (%1,7 - 4 vekil)
TİP ile YSP (HDP) arasındaki ittifak biçimi üzerinde gelişen didişme, sol arasına yeni bir kama sokmuştur, tartışması uzunca sürecektir. Ancak belirtelim ki TİP’in aktivitesi olmasa Emek ve Özgürlük İttifakı’nın oyları daha düşük kalacaktı.

DEVA, Gelecek Partisi ve Saadet partisi aldıkları milletvekilleriyle memnun olarak, utangaç biçimde bir süre suskunluğa bürüneceklerdir. 3 partinin de içten içe varlıklarını sorgulaması, giderek dışa vuracaktır. “Keşke bu seçimlerde Cumhur İttifakı’na destek verip esas olarak 2028 seçimleri için onların sempatisini de arkamıza alarak çıkışa hazırlansaydık” biçiminde parti tabanlarında oluşan düşünceler ise, hem seçimin 2. Turunda hem sonrasında anlamlı olmayı sürdürecektir.

Belediye başkanlığı yapmak yerine mitinglerde dolaşan iki iktidarsız muhteristen birisinin 2028 seçimlerine yönelik yaptığı hazırlık da dikkatlerden kaçmadı. Ne yazık ki sahici, yerli, milli bir muhalefeti özlemeye devam edeceğiz çünkü bunlar gibi henüz tam boyaları dökülmeyen tipler hala halka ve hatta kimi akademisyenlere kendilerini matah bir Hint kumaşı gibi göstermeye devam ediyorlar. 2028’deki rakibin İmamoğlu olacağını şimdiden görüp önlemini almayanlar, iktidarı bir tür Zelensky’ye kaptırabileceklerini de hesap etmelidirler.

Özetle ülkenin siyasi hayatı önümüzdeki günlerde yeni altüst oluşlara gebe…

İkinci turda Ak Parti’den Kılıçdaroğlu’na bir oy yönelimi olmayacak ama tersi olabilecektir. Mülteci ekmeğinden beslenmeye devam edecek olan OĞAN’ın oylarından sadece %1’lik bir bölümünün kayması, Erdoğan’ın kazanması için yeterli olacaktır. Kılıçdaroğlu ise tüm şişinmelerine, tüm “Ben Kemal, geliyorum”larına rağmen gelemedi. Erdoğan çekilmediği (!) takdirde 2. Tur için bir şansının olmadığı da açık, üstelik Muharrem İnce tüm olup bitenlere rağmen kendini demlendirmeyi sürdürecek, taraftarlarını gizli, açık biçimde ikinci turda Recep Tayyip Erdoğan’a oy vermeleri için yönlendirecektir.

15 gün, sabırla, akıllıca çalışan, doğru üslupla, doğru yeni birkaç sloganla ilerleyen Cumhur İttifakı, meclis çoğunluğunu da sağlamış olmanın rahatlığıyla cumhurbaşkanlığını da alacak ve önümüzdeki 5 yıl boyunca ülkenin önü açılacaktır. Türkiye’nin; USA, Rusya ve Çin’den sonra dünyadaki güç dengesinde oluşturduğu 4. Blok, ağırlığını daha fazla hissettirecektir. Dünyadaki televizyon yayınlarının yüzlerce muhabirle seçim alanlarından yaptıkları canlı yayınlar bunun yol işaretleri gibiydi.

Meclis seçimlerinde tercihini Cumhur İttifakı’nın çoğunluğu kazanmasından yana kullanan halkımızın, cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki oyunun da uyum ve istikrardan yana olacağına inanıyorum.

Bu seçimlerde yanlış cepheye destek veren, matematik zekasını rehin bırakan ama sonuçlar gelince de gerçeği aramayı ihmal etmeyen Ali Nesin ’in; CHP yöneticilerine yönelik şu sözleri, süreci daha iyi anlamak açısından çok anlamlıdır: 

“80 yılda bu halka neler yapmış olmalıyız ki, 20 yıllık iktidar yıpranmasına ve ekonomik krize ve de depreme rağmen birinci turda rahatlıkla kazanamıyoruz. Bir de bu açıdan düşünsün biraz olsun aklı olanlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ankara’da yaptığı balkon konuşumasında söylediği gibi bu seçimle “Ülkemiz, bir demokrasi şölenini daha geride bırakmıştır.”

Vesselam.

14 Mayıs 2023 İstanbul

İlhami MISIRLIOĞLU

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.