DEĞİŞİMİN FARKINA VARMAYAN TUTUCU BİLDİRİCİLİK

22 Eylül 2023 16:56 / 268 kez okundu!

 

 

Azerbaycan'ın Karabağ'daki silahlı grupları silahsızlandırmak için giriştiği ve başarıyla tamamladığı 1 günlük operasyona karşı Türkiye' den 4 imzalı (Baskın Oran, Cengiz Aktar, Sait Çetinoğlu, Taner Akçam) bir karşı bildiri yayınlandı ve imza için yüzlerce kişiye gönderildi. Bu bildiriye verdiğim cevap şöyledir:

 

***

DEĞİŞİMİN FARKINA VARMAYAN TUTUCU BİLDİRİCİLİK

 
Artık bu konuda küçük bir not yazmak şart oldu. 
 
Azerbaycan'ın Karabağ'daki silahlı grupları silahsızlandırmak için giriştiği ve başarıyla tamamladığı 1 günlük operasyona karşı Türkiye' den 4 imzalı bir bildiri yayınlandı ve imza için yüzlerce kişiye gönderildi. (Not:1)
 
Yanlış metinlere imza atmak, yanlış imzalı metinleri yaymak için bunca yanlış çabalamak... Oysa enerjimizi değişen gerçeği algılamak için kullanmak daha iyi olmaz mıydı?
 
Bir dönem iktidarlar "Kürt yoktur, Kürtçe boştur" saçmalığını bayrak yapmışken; devlet olarak kendi elleriyle PKK tarzı, silahlı şiddet kullanan bir oluşuma meşrutiyet hediye etmiş oluyorlardı. Elini taşın altına koyan Ak Parti'nin attığı cesur adımlarla bugüne kadar geldik. Zamanın ruhu ve günümüz gerçeği PKK'yı meşrutiyet dışına düşürdü. Türkiye solu ve HDP çizgisi bu gerçeği görmezden gelerek, üst üste yaptığı yanlış seçimlerle; USA'nın kuklası, paralı askeri haline gelen PKK ile yolunu ayıramayarak, kendisi de o gayrımeşruluğu paylaşmaya başladı yazık ki... 😒
 
Benzeri durumun Ermeni meselesinde de oluştuğuna göz yumamayız. 
 
Ötekinin yarasını gördüğünü belli eden, 100 yıl önceki olaylarda bu topraklarda hayatını kaybetmiş herkes için üzüntüsünü dile getiren bir iktidarın varlığında; meselenin değişimi kaçınılmazdı, öyle de oldu.
 
Kürt meselesinde de Ermeni meselesinde de yanlış derin devletlerin yanlış politikalarına her yolla direnmiş, Tarih Vakfı döneminde Hrant'ın arkadaşı olmuş, izlediği çizgi nedeniyle epeyi linç yemiş birisi olarak, gerçeğin değişimi konusunda sessiz kalmak istemedim.
 
7 yıl önceki hain darbeye bile "tiyatro" diyerek konuyu bulanıklaştırmaya çalışanların; 100 yıl önceki olaylar için her şeyi çok iyi bilen uzman olarak ahkâm kesmeleri inandırıcı değildir. Böylesi kişilerin 1992'deki Karabağ ve bir bölüm Azerbaycan toprağının işgalini savunması, işgale karşı yapılan operasyonu da "soykırım" diye nitelemesi şaşırtıcı olmamıştır. Operasyonun temelde Ermenistan'ın iyiliğine olacağını bildiğinden, Paşinyan'ın bile karşı çıkamadığı meşru adımları lanetlemek, gerçekte Karabağlı aşırı milliyetçilerin ve asla barış peşinde olmayan diasporanın tuzağına düşmek demektir. 
 
Bu çağrıya imza atanlar, bunu yayanlar, buna ses etmeyenler; belli ki eski ezberlerinden kurtulma tembelliği hastalığından mustaripler. 
 
Bu kişiler, arşivlerden kan da çıkabileceğini gül de çıkabileceğini ya unutmuşlar, ya da hiç anlamamışlar. Bu yüzden de sürekli kan çıkarma çabasını anlamlı buluyorlar. Bu tavırları, onların geçmişte yaptıkları kimi olumlu tutumların da üstünü örtüyor. Onların kimi doğru yaklaşımlarının da inandırıcılığını yok ediyor. 
 
Listeye alınıp manifesto yollananlardan biri olarak inandığım gerçekleri dile getirmek istedim. Listeye alınmış diğer kimi arkadaşlarımdan da mahale baskısına karşı cesur yaklaşımlar gelmesini umut ediyorum. 
 
Vesselam. 
 
İlhami MISIRLIOĞLU
 
Not 1: Yayınlanan bildiri şöyleydi: 
 
Uluslararası Kamuoyuna
 
19 Eylül Salı günü Bakü rejimi ablukanın da ötesine geçerek Dağlık Karabağ’a (Artsakh) doğrudan askerî harekât başlattı. Hem de herkesin gözü önünde ve BM’nin yıllık genel kurulu New York’ta cereyan ederken… Ve Azerbaycan bu saldırıyı, dünya kamuoyunun sessiz seyirciliği ve Türkiye ve İsrail’in açık desteği ile yapmaktadır.
 
Ortada açık bir etnik temizlik ve soykırım tehlikesi vardır. Soykırım suçuna duyarlı uluslararası kamuoyunun ve Uluslararası Ceza Mahkemesi eski başsavcısı Luis Moreno Ocampo’nun öngörüleri tek tek gerçekleşmektedir  
 
Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği kurumları, Avrupa Konseyi kurumları, bazı münferit ülkeler aylardır Azerbaycan’a Karabağ’daki 120.000 insana yönelik ablukaya son vermesi çağrısında bulundu. Bugün de itidal ve ateşkes talep eden benzer çağrılar yapılıyor. Dün bu çağrılara kulak asmayan Bakü’nün bugün fikir değiştirmesini beklemek abestir. Amaç Dağlık Karabağ Artsakh’ı tamamen kontrol altına almak ve Ermeni halkını asırlardır yaşadıkları topraklardan sürmek, eğer direnirlerse de varlıklarını sona erdirmektir.
 
Cereyan eden ateşkes görüşmeleri hiçbir farklı statüye veya kültürel varlığa cevaz verecek gibi durmuyor. Azerbaycan diktatörlüğünün tek hedefi zorla tesis ettiği egemenlik sınırları içinde Ermeni varlığına son vermektir. Tıpkı, Nahcivan’daki insanlık mirası Culfa Ermeni Kabristanında tek bir taş bırakmadığı gibi, şimdi de Karabağ Artsakh’daki Ermeni varlığını ortadan kaldırmak istiyor.
 
Aşağıda imzası bulunan biz Türkiyeliler, uluslararası kamuoyunun, gelişmelere karşı asla yeterli duyarlılıkta davranmadığını görüyor ve durumu endişe ile izliyoruz. Ve tekrar ediyoruz: soykırımları engellemek, onların olmasını beklemek ve sonra müdahale etmek demek değildir. Soykırımı engellemek için aktif girişimde bulunmaktır.
 
Bizler, tüm devletlere, başta Birleşmiş Milletler üzere uluslararası örgütlere ve uluslararası kamuoyuna aktif tavır alma çağrısında bulunuyoruz.
 
Bölgede mahsur kalan sivillerin güvenli yerlere tahliyesi için acil insani yardım ve hava ikmali derhal başlamalıdır.
 
Ateşkes sürekli hale getirilmelidir
 
Karabağ halkının her ülke vatandaşının sahip olduğu özgürce yaşama koşulları garanti altına alınmalıdır.
 
Baskın Oran
 
Cengiz Aktar
 
Sait Çetinoğlu
 
Taner Akçam
 
 
Not 2: Karabağ'da yaşayan Ermenilerin Azerbaycan vatandaşı olduğunu hatırlatan bu haberi de dikkatinize sunuyorum. 
 
***
 
Azerbaycan'dan Ermenistan'a çağrı: Bir kez daha barış teklifi sunuyoruz
 
22 Eylül 2023 Cuma 01:30
 
Azerbaycan'dan Ermenistan'a çağrı: Bir kez daha barış teklifi sunuyoruz
 
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, 'Ermenistan'a bir kez daha adil ve kalıcı barış teklifimizi sunuyoruz.' dedi.
 
 
 
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinde, daimi üyelerden Fransa'nın talebi üzerine, Karabağ'daki gelişmeleri ele almak üzere oturum düzenlendi.
 
Bayramov, antiterör operasyonunun, Azerbaycan'ın kendi topraklarında uluslararası hukuk ve insani hukuka tam uyum içinde gerçekleştirildiğini ifade etti.
 
Operasyonun sonlandırıldığını ve Karabağ'daki Ermenilerin entegrasyon sürecinin başladığını aktaran Bayramov, Azerbaycanlı yetkililer ile Karabağ'daki Ermeni nüfusun temsilcilerinin Yevlah'ta bir araya geldiğini bildirdi.
 
Bayramov, Ermenistan'ın, Azerbaycan'ın "barışçıl topluma" saldırdığı algısını yaratmaya çalıştığını ancak antiterör operasyonunun sadece yasa dışı silahlı güçleri silahsızlandırmayı amaçladığını anlattı.
 
Son 3 yılda Ermenistan'ın söz konusu oluşumlara teknik, lojistik ve mali destek sağladığını belirten Bayramov, Azerbaycan topraklarında bulunan Ermeni askeri ekipmanın fotoğraflarını toplantı katılımcılarının dikkatine sundu.
 
Bayramov, antiterör operasyonunun "kısıtlı ve orantılı" şekilde gerçekleştirildiğini, sadece Azerbaycan topraklarındaki yasa dışı silahlı güçleri hedef aldığını vurguladı.
 
Ceyhun Bayramov, "Azerbaycan Savunma Bakanlığı ilk dakikalardan itibaren kamuya duyurular yaparak sivillerin askeri oluşumlardan uzak durmaları çağrısında bulundu. Karabağ Ermenileri de telefonlarına mesaj gönderilerek bilgilendirildi." açıklamasında bulundu.
 
Azerbaycan'ın meşru çıkarlara karşılıklı saygı temelinde gerçek diyalog ve müzakerelere hazır olduğunun altını çizen Bayramov, "Ermenistan'a bir kez daha adil ve kalıcı barış teklifimizi sunuyoruz." dedi.
 
Bayramov, "Karabağ Ermenileri, barış içinde bir arada yaşama modelimizin bir parçası." mesajını verdi.
 
•  
 
"ERMENİSTAN'IN SÖZLERİNİ TUTMASINI BEKLİYORUZ"
 
Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Burak Akçapar ise "Ermenistan'ın son 3 yıldır sürdürdüğü faaliyetlerinin ardından Azerbaycan'ın, kendi güvenliği ve istikrarını sağlamak için Karabağ'daki yasa dışı silahlı güçlere karşı antiterör operasyonunu başlatmaktan başka seçeneği kalmamıştır." değerlendirmesinde bulundu.
 
Akçapar, bunun Azerbaycan'ın egemen hakkı ve vatandaşlarının güvenliği için atmak zorunda kaldığı bir adım olduğunu dile getirdi.
 
Azerbaycanlı yetkililer ile Karabağ Ermeni nüfusunun temsilcileri arasında yürütülen görüşmeleri Türkiye'nin memnuniyetle karşıladığını aktaran Akçapar, görüşmelerin verimli devam etmesinin umulduğunu kaydetti.
 
Akçapar, "Özellikle Zengezur Koridoru'nun açılması da dahil olmak üzere Ermenistan'ın sözlerini tutmasını bekliyoruz." vurgusunu yaptı.
 
Ermenistan ve diğer ilgili taraflara fırsatı kaçırmama çağrısında bulunan Akçapar, Türkiye'nin başından beri iki ülke arasında barış sürecini desteklediğini, bu nedenle de Ermenistan ile normalleşme sürecini başlattığını söyledi.
 
BM DESTEĞE HAZIR
 
Birleşmiş Milletler Siyasi İşler Biriminde Avrupa, Orta Asya ve Amerika'dan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Miroslav Jenca, BM'nin sahada olmadığını anımsattı.
 
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in gerginlikten derin endişe duyduğunu aktaran Jenca, BM'nin itidal çağrısında bulunduğunu ifade etti.
 
Jenca, operasyonun sonlandığına ilişkin duyurunun not edildiğini belirterek, BM'nin tüm aktörlerle yakın irtibatta bulunduğunu ve barış çabalarını desteklemeye hazır olduğunu dile getirdi.
 
AZERBAYCAN'IN KARABAĞ'DA ANAYASAL DÜZENİ TESİS ETMEK İÇİN YAPTIĞI ANTİTERÖR OPERASYONU
 
44 günlük 2. Karabağ Savaşı sonrası Azerbaycan'ın Karabağ bölgesindeki Ermenilerin attığı adımlar, tansiyonun yükselmesine neden oldu.
 
Bölgedeki silahlı gruplar, son günlerde Azerbaycan ordusunun mevzilerine yakınlaşmak, kendi mevzilerini pekiştirmek için siper kazma ve sabotaj girişimleri, silahlı saldırılar gibi bir dizi provokasyonlarda bulundu.
 
Azerbaycan'ın bölgedeki sözde rejimin feshedilmesi taleplerine rağmen Ermeni güçlerinin kontrolündeki topraklarda 9 Eylül'de sözde "cumhurbaşkanlığı seçimi" yapılması tansiyonu daha da yükseltti.
 
Hocavent ili Ahmetbeyli-Fuzuli-Şuşa kara yolunda Azerbaycan devlet kurumuna ait kamyonun mayına basması nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybetmesi, olay yerine giden polis aracındaki 4 polisin de yine mayın nedeniyle şehit olması üzerine Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Karabağ'da anayasal yapıyı yeniden tesis etmek amacıyla lokal antiterör operasyonu başlattı.
 
Operasyonda ağır kayıplar veren Ermeni silahlı gruplar, Azerbaycan'ın talepleri doğrultusunda silah bırakmayı ve bölgenin silahsızlandırılmasını kabul etti. Azerbaycan Savunma Bakanlığı da antiterör operasyonunun durdurulduğunu açıkladı.
Karabağ'da yaşayanların yakıt ve gıda talebine olumlu yanıt verildi, yaralı Ermeni askerlerinin tedavisi için de destek önerildi.
 
STAR gazetesi

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.