'Neden hedefiz?' - Yalçın Ergündoğan

12 Mayıs 2008 00:00 / 1483 kez okundu!

 

Ankara’da bulunan “Kurtuluş Kilisesi”ne 5 Nisan 2008 günü bir saldırı düzenleniyor. Kimliği belirsiz kişi/ler önce kapıyı çalıyor, kapı açılmayınca Kilise’nin önünde arabasına binmekte olan cemaat üyesine “Papaz nerede?”

Bu köşede yayınlanan “Nefret ikliminden, barış iklimine...” başlıklı yazımda vurgulamıştım. Agos Gazetesi Yayın Yönetmeni, gazeteci 'Hrant Dink Cinayeti' ve 'Malatya Zirve Yayınevi Katliamı'nın müdahil avukatları, davaların seyri ve dava süreçlerinde karşılaştıkları güçlükleri, Türkiye'de adaletin sağlanmasında yaşanan zorlukları Nisan ayı başında köşe yazarları ile paylaşmışlardı. İHOP tarafından düzenlenen o toplantıda, Zirve Yayınevi Davası'yla ilgili konuşan İzmir Barosu avukatlarından Ali Koç, geliştirilen “nefret iklimi”nden söz ederek, Türkiye'de bir "Nefret Suçları Yasası” oluşturulması gerektiğini savunmuştu. Nefret iklimi sürüyor. Bir yanda toplumda konuya ilişkin duyarlılık arttıysa da, yaratılan iklim değiştirilebilmiş değil. Devletin tutumunda da bir değişiklik ve bu yönde bir çaba yok. Bakın bu iklimin ürünlerinden biri yukarıda özetlediğim olayda “papazın bulunamaması” nedeniyle “şimdilik” ertelenmiş... Evet maalesef tehdit sürüyor.



Kurtuluş Kiliseleri Derneği, başlarına gelen ve “şimdilik” kaydıyla ucuz atlattıkları olay üzerine bir açıklama yaptı.



“18 Nisan 2007 tarihinde Malatya Zirve kitapevinde bir Alman (Tilman Geske) ve ikisi Türk (Necati Aydın, Uğur Yüksel) üç kişiyi hunharca katletmişler ve suç üstü yakalanmışlardır. Bunun ardından saldırıların azalacağı ya da duracağı düşünülürken saldırılar artmış ve çeşitlenmiştir” diyorlar. Maalesef gelişmeler bu açıklamadaki tespiti doğruluyor.



Nerede “din ve ibadet özgürlüğü?” Şiddetle bastırılmaya, susturulmaya, yıldırılmaya çalışılan bu yurttaşlarımızın temel haklarının güvencesi ne? “Kurtuluş Kiliseleri Derneği”nin açıklamasına kulak vermeyi sürdürelim: “Takdir edilmelidir ki, ibadet özgürlüğü en temel haktır ve herhangi bir saldırıya uğrama korkusu taşımadan yaşanması gerekir. Oysa, son zamanlarda yaşanan gelişmeler ibadet özgürlüğünün ne denli kırılgan olabileceğini ve özellikle hedef alınan Protestan cemaatin endişeye kapılmak için ne denli geçerli sebepleri olduğunu göstermiştir. 2007 yılında kiliselere yönelik kayıtlı saldırıların sayısı 19'dur. İçinde bulunduğumuz yılın başından bu güne kadar gelen saldırıların sayısı şimdiden 7'dır. Ki bu seneki saldırılar daha çok ‘öldürmeye’ ve ‘ortadan kaldırmaya’ yönelik planlı saldırılardır. Ülkemizde herkes gibi yaşama hakkına sahip olan Hıristiyanların dükkanları, kiliseleri ve kurumları doğrudan fiziksel saldırılara maruz kalmıştır. Kiliselerde hizmet eden din görevlileri ve Hıristiyanlara ait kurumlarda çalışanlara yönelik tehditler arttıkça artmıştır... Tabii ki öncesine nazaran daha fazla sivil toplum desteği sağlanmış ve basın mensupları önceki yıllara göre daha hakkaniyetle yayınlar yapmışlardır, ama ‘hoşgörüsüzlük zemini’ maalesef yerinde durmaktadır. Bu tahammülsüzlük zemini ortadan kaldırılmadıkça Hıristiyanlara yönelik saldırılar da son bulmayacaktır. Devletin güvenliğimizi etkin bir şekilde sağlamasını ve bu tip hoşgörüsüzlüklere zemin hazırlayan koşulları ortadan kaldırmak amacıyla gereken adımları ivedilikle atmasını istiyoruz...”



* * *



Bu olaylar, saldırılar, “Hiristiyanlık / Müslümanlık çatışması” sanılmasın, çünkü öyle değil asla. Önceki yazımda da belirttiğim gibi, bazı çevrelerin “korkuları pompalayarak” iktidarlarını daim kılmaları yönünde geliştirdikleri kanlı planın parçası. ‘Nefret iklimini’, bu topraklardan Türklüğün sökülüp atılacağına yönelik “Türklük- Hıristiyanlık karşıtlığı” üzerine oturtuyorlar... Hiristiyan yurttaşlarımızın açıklamasından şu cümleyi de sizlerle paylaşarak yazımı noktalamak istiyorum: “Mesele tehdit alan kişilere koruma verilmesi değil koruma ihtiyacının kaldırılması girişimidir ve maalesef devletimizden bunu göremiyoruz. Neden diye sormak istiyoruz? Neden kötülenip hedef gösterilmemize göz yumuluyor?”



Yalçın Ergündoğan


 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.