Cindoruk ve Şener

05 Haziran 2009 01:02 / 1505 kez okundu!

 


Cindoruk bence bir ümit, kendini ilk günlerden itibaren gösteren tecrübesi ile. Umuyorum DP başkanlığı sürecinde cesaretle yeni seçim kanunu, din ile devletin ayrılması ve nüfus konularını ve çözüm önerilerini izah edecektir halka ve net pozisyonları olacaktır. Kendisini bir fırsat olarak görüyorum. Abdüllatif Şener aynı seçmene bakalım ne tür bir mesaj verecek? Tanıyanlar çalışkan ve cesur bir insan olduğundan bahsediyorlar.

İki yeni lider var orta sağda: Şener ve daha karizmatik olan Cindoruk.

Evvelden beri tanıdığım ve sevdiğim bir insandır Hüsamettin Cindoruk.
Taşranın huzuru ve dinginliği ile TV den izlerken vücut diline ve söylediklerine dikkat ettim. Çok iyi bir hatip. İnsanlara sukunet veren bir üslubu var. Bu üslub bile bugün son derece gerekli bir fark politikamızda. Umuyorum orta sağı toparlayabilir.

Süleyman Demirel’i son geçen yıl Dokuz Eylül Üniversite’sindeki yaptığı konuşmada izlemiştim. Tek cümle ile söyliyeyim, mek parmak kibirli bulmuştum. Ülkenin yetiştirdiği akil adamlardan biri kendisi ve "hala kibire neden ihtiyacı var?" da demiştim içimden.

Politikada ülkemizde bal tutan parmağını yalar doğruları var. Umuyorum Cindoruk bu doğruları değiştirebilecek konumlara gelir. Demirel’i İsparta’ya genelde belki de ayrıcalıklı hizmet ettiği için sanki biraz ayıplamıştım bir vatandaş olarak.

Biraderinin işyerlerine olan hacizleri falan okumuştuk geçen yıllarda. AKP iktidarı zamanında. Cindoruk Demirel’den farkını seçmene izah etmek durumunda, doğal olarak, tüm saygı ve sevgisine rağmen. Biri devrini tamamlamış ve tarihe iz bırakmış bir lider, diğerinin çiçeği burnunda.

Cindoruk iki lafı ile dikkatimi çekti. Biri birkaç kere "güzel Türkçe konuşmaktan" bahsetmesi oldu. El hak, kendisi güzel Türkçe konuşuyor da, o ancak bir süre idare eder, ondan sonra? İçerik önemli olan. Ayrıca cesaret, çalışkanlık ve fikir üretebilmek. Cindoruk farkı ne olacak? Merakla bekleyeceğim. Yanında kısmen de sanki daha ziyade CHP misyonuna yakışan isimler de görüyorum.

Bir de: Alevi sünni konusu "eksik bilgilerle tartışılıyor" dedi. Bir an için "Aman acaba kibir mikrobu mu bulaştı" diye korktum bu lafına. Varsın eksik olsun, zamanla düzelir bilgiler. Hem kim karar verecek neyin eksik olup olmadığına? Prof. titri olan mı? Ulema mı? Halk karar vereceğine göre aman ferahça tartışılsın!

Cindoruk bence bir ümit, kendini ilk günlerden itibaren gösteren tecrübesi ile. Umuyorum DP başkanlığı sürecinde cesaretle yeni seçim kanunu, din ile devletin ayrılması ve nüfus konularını ve çözüm önerilerini izah edecektir halka ve net pozisyonları olacaktır. Kendisini bir fırsat olarak görüyorum. Abdüllatif Şener aynı seçmene bakalım ne tür bir mesaj verecek? Tanıyanlar çalışkan ve cesur bir insan olduğundan bahsediyorlar. Bazıları Türkiye partisi değil bir tabela partisi daha diyorlar. Diğer yandan Başbakandan kopma niyetinde olan çok sayıda Ak Parti milletvekilinden bahsediliyor. Göreceğiz. 

Dr. Mahmut Tolon
05.06.2009

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
05 Haziran 2009 17:04

gezegen

Sayın Cindoruk'un bir kurtarıcı olarak öne çıkıp başkanlığa gelmesi/tirilmesi, Türk siyasi hayatındaki kısır döngüye en iyi örnektir bence. Kendini yenileyememiş, sabit, durağan, aynı fikirli ve "evet efendimci" bir anlayışla yürütülen politikamız, belki de (görüldüğü kadarıyla) Süleyman Demirel'in teşvikiyle Sayın Cindoruk ateşten gömleği giymiştir. Sorumluluk güzeldir Sayın Tolon, lakin kısır bir siyasi yelpazede mevcut karizmatik lider fırtınası söndüğünde parti de sönmektedir. Benim partiden anladığım; partinin bir enstitü, bir okul, bir üniversite olduğudur. Orada bireyler yetiştirilir, sürekli gelişim dinamikleri göz önünde tutulup başarılı olanlar önpalan çekilir. Bu da bilgi, beceri, özgüven, öngörü, sabır, kararlılık, kapsayıcı bir vizyon ve misyon ile evrensel değerleri özümsemekle mümkündür. Eğer ki, bu partilerimiz birer okul gibi çalışsaydılar bugün beyaz atlı prensleri geçmişten değil gelecekten bekliyor olacaktık. Bu kısaca kısır döngü olarak tanımlanacak vahim bir olgudur. Maalesef bizdeki karizmatik otoriteler de Weber'in kuramına uymamaktalar. Son olarak Atatürk'ün bu çizgiyi taşıdığını, sonrasında gelenlerin ise balon karizma kavramına daha layık olduğunu görmekteyiz. 

Cindoruk tecrübeli biri; hakkını yememek gerek.Ama biraz içinde bulunduğumuz durumu gözlemlediğimizde siyasi ve siyasetçi olgumuzun çöktüğünü görüyoruz. Tarih bunlarun mezar kalıntılarıyla dolu. Belki yarın Erdoğan gidecek Akp de tarih olacak. Aynısı CHP için de geçerli.  Velhası ben yeni değişimi bir umut değil, çaresizliğimizin bir göstergesi olarak görüyorum. Aynı kişilerin, demokrasi anlayışlarının  "beğenmeyen başka yerlere", rakam oyunuyla meclis kilitlemeden ibaret olduğunu da unutmamak gerek.

Saygılarımla, İsmet Tunç 

Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.