Okuma!

04 Haziran 2022 15:36 / 558 kez okundu!

 

 

Okuduğunu anlayacak gönül açıklığı ve birikim yok ise okumak gerçekten boşuna. Nokta. Yazı esasen burada bitti. Ana fikri paylaştım.

 

****

 

Okuma!

 

UnknownOkuduğunu anlayacak gönül açıklığı ve birikim yok ise okumak gerçekten boşuna. Nokta. Yazı esasen burada bitti. Ana fikri paylaştım.

Gene de biraz açayım izninizle.

Okuyan, yazandan çok farklı birikimlerden de gelse okuduğunu anlayacak  gönül açıklığı ki bu gönül açıklığını İngilizce open mindedness, yani açık fikirlilik, açık zihinlilik, Almaca ise Offenherzigkeit yani açık kalplilik olarak yazardım. Bakın basit bir cümle bir başka lisana çevirmeye çalışınca nerelere gidebiliyor. Halbuki okuyup anlamadan kitap özetleri yazanlar bile var!

5 ila 20 yaşları arasında insanın betonu dökülür. Bu kalıpla eğer birkaç çatlak yok ise, ne okusanız beyhude. Zaten o kalıbın içinde rahat olup da hala okuyanlar büyük azınlıkta... Çoğu okuyormuş gibi yapıyor. Kültür dediğimiz de bu kalıp zaten. ABD'de farklı, Almanya’da, İngiltere’de, bizde, Japonya’da, İran’da farklı. Sadece din değil. Dinden öte, çünkü coğrafya veya iklimin anlamlı tesiri var.

Yazmak da spor gibi bir eylemdir. Çok yazarak insan vücut geliştirebilir ve üçgen vücutlu bir ağırlık kaldıran atlet misali çok adaleli olabilir. Ama netice itibariyle yazdığınız hoş ve boş bir hamallık olabilir. Yani çok güzel yazan ve ayni kalıbın içinde dolanan bir laf cambazı olursunuz. Örneğin gazetecilikte kalıp çok önemlidir. Çünkü haber veriyorsunuz. Bir olayı, bir gözlemi çok sayıda insanın anlaması için paylaşmak sizin göreviniz.

Yazarın amacı okurun zihnine girip onu bir yolculuğa çıkartmaktır.

Tabii eğlendirmek bunun güzel bir parçası. Biraz cambazlık her zaman dikkat çeker.

Genelde ‘kendim için yazıyorum‘ türünden bir şeyler söyler yazanlar. Tedavi amaçlı olarak bu gayet güzel bir hobi. Amaç belki bazı çatlaklardan okurun geniş sulara açılmasına olanak sağlamak olmalı mı?

‘Betonun dökülmesinden’ bahsettim. Bir örnek ile  açayım: Eskiden hızlı komünist olan bir dostum anlattı: Dev Genç vs türünden üç harfli bir kısaltması olan bir örgüte mensup bir genç 70'li yıllarda, darbe sonrası 21 yaşında Hollanda’ya iltica etmiş. 4 yıl sonra dostum Hollanda’da artık vatandaş olan o arkadaşını ziyaret etmiş. Yeni Hollandalı başından geçen bir kırılma noktasını anlatmış: Bir gün kaldırımda yürürken bir bisikletli ona hafif çarparak geçmiş ve hemen durmuş. Bizimki de yumruğu patlatmış.

Bisikletli Hollandalı yere düşmüş. Şaşkın olarak kalkıp bizim eski komüniste ‘neden vurdun?‘ diye sormuş. ‘Özür dilemek için durdum ve sen de bir yara oldu mu diye sormak için. ‘Yeni Hollandalı eski dostuna bu anısını anlatmış: ‘Benim normuma göre yumruk yumruğa bu haksızlığı giderecektik’ ve ‘işte çok mahcup olduğum ve ehlileşme sürecimin başladığı an’ 

70 yaşında ve 75 yaşında iki yüksek eğitimli dostum var. Araba kullanmaları aynı o gencin zihniyetinde. Direksiyon başına geçince sanki savaşa gidiyorlar. Bir göz muayenesinden sonra sağ olsun beni hastaneden eve götürmek üzere benimle gelen bir komşum hatta direksiyona geçince sordu: ‘Bir levye veya çekiç var mı?' Ben anlamadım. ‘Bagajda vardır belki bu arabayı aldığımda bakmadım ne aletler var' dedim ve bir yandan bir sürücüye camı açıp küfrederken bir yandan da amacını açıkladı: ‘El altında bulunmasında fayda var!’ Sonradan öğrendim eşi de onun kullandığı arabaya binmiyormuş.

Okumanın farklı hızları var. Yazar yüz km/s ile yazmış ise, sen 20 km/s ile de, 140 km/s ile de okursan zaten anlamazsın! Okumamaya övgü denemesi bir anlamda bu yazı! 

 

Mahmut TOLON

28.05.2022

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.