İSLAM DÜNYASININ BEKASI DÜNYAMIZIN BEKASIDIR

20 Mart 2019 12:09 / 901 kez okundu!

 

 

Bu saldırı öncesinde neler oldu? Taksim'de ezan ıslıklandı. Avrupa parlamentosu raportörü Kati Piri isimli nefret fıçısı, raporuna Ayasofya ile ilgili bir bölüm ekledi. Netenyahu, Erdoğan'ın şahsında Türkiye'ye saldırdı. Arkasından sanki bunlarla hiç ilgisi yokmuş gibi Yeni Zelanda katliamı geldi. Bu katliam tarihin bir dönüm noktasıdır. Bunu yapanlar ve yaptıranlar hiç kuşkunuz olmasın ki bundan sonra benzer eylemlere daha fazla teşebbüs edecekler. Zaten bunun bir benzeri bir süre önce Filipinler’de yapılmıştı.

Görünen o ki batı dünyası, Müslümanlığı ortadan kaldırmaya, Müslüman coğrafyasını yağmalamaya hazırlanmaktadır. Zaten 11 Eylül'den bu yana Afganistan'da, Irak'ta, Kuzey Afrika ülkeleri ve Suriye'de bunlar yapılmaktadır. Yüz binlerce Müslüman öldürülmüştür. Yok edilmek istenen terör merör değil, bizatihi İslami inanıştır. Bu nedenle dünya, alevlere atılmak istenmektedir.

 

****

 

İSLAM DÜNYASININ BEKASI DÜNYAMIZIN BEKASIDIR

 

Yeni Zelanda'da cephanelik yüklü bir neonazi, cuma namazında camileri basıyor. Hedef gözeterek ateş açıyor. Yaptıklarını kask kamerasıyla kayda alıyor ve sosyal medya hesabından paylaşıyor. Onlarca ölü ve yaralı.

 

Ben bu tür saldırıların sıradan kıçı kırık örgütlerin işi olduğuna inanmam. Çoğunda gizli servislerin parmağı ve de katliamın dünya halklarına yönelik bir mesajı vardır. Mesaj o kadar açık ki; Müslüman düşmanlığından tutun da, dünya Müslümanlarının lideri (ki gerçekten öyledir) Erdoğan'ın katledilmesine; Osmanlı'ya yönelik hakaretlere varıncaya kadar bir dolu argüman kullanılmış.

 

Dünya bir üçüncü paylaşım savaşının eşiğindedir. Bunun altyapısını kapitalizmin 2008 krizi oluşturdu. İdeolojik olarak Evangelist inanışa dayanıyor. 11 Eylül'den bu yana sistemli olarak Müslüman düşmanlığı pompalanıyor. DEAŞ, El kaide, Boko Haram gibi proje örgütler üzerinden Müslümanların ne kadar 'vahşi' olduğu propagandası yaygınlaştırılıyor. Böylece Müslümanların öldürülmesine zemin oluşturuluyor. Batının liberal görünen liderleri bu işlere oy için göz yumuyor görünümü altında aslında destek veriyorlar. Batılı liderlerden saldırıya henüz kıytırık bir kınama bile yok. İkinci dünya savaşı öncesi yaratılan anti semitizm yerine bu kez İslam düşmanlığı sahneleniyor. Böylece ırkçılık körüklenerek, yaratılacak uluslararası bir düşmanlık üzerinden büyük çaplı bir savaşın ve katliamın taşları döşeniyor. Dünyamız için bu, büyük bir tehdittir. Anlaşılan, Müslüman dünyası hedefe konmuştur.

 

Bu saldırı öncesinde neler oldu? Taksim'de ezan ıslıklandı. Avrupa parlamentosu raportörü Kati Piri isimli nefret fıçısı, raporuna Ayasofya ile ilgili bir bölüm ekledi. Netenyahu, Erdoğan'ın şahsında Türkiye'ye saldırdı. Arkasından sanki bunlarla hiç ilgisi yokmuş gibi Yeni Zelanda katliamı geldi. Bu katliam tarihin bir dönüm noktasıdır. Bunu yapanlar ve yaptıranlar hiç kuşkunuz olmasın ki bundan sonra benzer eylemlere daha fazla teşebbüs edecekler. Zaten bunun bir benzeri bir süre önce Filipinler’de yapılmıştı.

 

Görünen o ki batı dünyası, Müslümanlığı ortadan kaldırmaya, Müslüman coğrafyasını yağmalamaya hazırlanmaktadır. Zaten 11 Eylül'den bu yana Afganistan'da, Irak'ta, Kuzey Afrika ülkeleri ve Suriye'de bunlar yapılmaktadır. Yüz binlerce Müslüman öldürülmüştür. Yok edilmek istenen terör merör değil, bizatihi İslami inanıştır. Bu nedenle dünya, alevlere atılmak istenmektedir.

 

Batı, birinci ve ikinci dünya savaşlarında hep bunu yaptı. Yaptı ama kendisi de epey zararlı çıktı. Bu tezgahı hazırlayanlar bilsinler ki bu ateş onları da yakacak. Çünkü bu kez alevler çok daha harlı yanacaktır. İnsanlığın tek umudu, bu kirli planın hazırlayıcılarının istediklerini hayata geçiremeden yenilmesi, etkili mevkilerden tasfiye edilmesidir. Bunda sadece kurban verilmek istenen Müslümanların değil, batı halklarının da çıkarı var. Eğer kendilerinin sürülmek istendiği mecraya akarlarsa, ilk iki dünya savaşından çok daha büyük acılar yaşayacaklar. Belki de insanlık ve dünyamız, yok olma tehlikesiyle karşılaşacak.

 

Savaş, ırkçılık, kin ve nefret tohumları ekmeye karşı çok geniş bir cepheye ihtiyaç var. İnsanoğlu böyle bir aklıselimi gösterebilecek yetenek ve bilgiye sahiptir. Yeter ki mümkün olduğu çoğunlukta insanın aklı ersin, gözü açık olsun. Bu pervasız katiller sürüsüne karşı ancak, topyekün insanlık karşı durabilir.

 

Dünyayı bu tehdide maruz bırakanların yardımcıları var. Bunlar, kah Müslüman düşmanlığına, kah Arap coğrafyasına, kah dünyanın geri bıraktırılmış diğer uluslarına karşı husumet yayarak; onları aşağılayıp değersizleştirmeye çalışarak yapıyorlar. Ülkemizde İslam'a karşı, Suriyelilere karşı, husumet oluşturarak yapılıyor bu iş. Bu tehlikeli oyun da sekülarizm arkasına gizlenerek uygulanıyor.

 

Herkesin aklını başına alması zamanı geldi de geçiyor diyeceğim ama ne yazık ki bazılarının başa alabilecek akılları yok.

 

Firuz TÜRKER

19.03.2019

 

Son Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2019 15:34

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.