BATI İLE TÜRKİYENİN ARASI NEDEN YUMUŞUYOR?

19 Temmuz 2023 17:00 / 56 kez okundu!

 

 

"Siz bakmayın CHP'nin bu durumu tersten gösterme, varılan noktanın başarı değil, kötü bir şey olduğu iddialarına. Onlar hiç bir şeyi beğenmez, kendileri de tuğla üzerine bir tuğla koyamaz. Bu gün Türkiye ABD'den sonra NATO'nun ikinci büyük gücüdür ve artık borusunu öttürüyor. 'N'olacak ya, Türkiye'ye söyleriz dediğimizden çıkmaz' anlayışı kırılmıştır. Türkiye denileni yapmak bir yana, dediklerini yaptırır hale gelmiştir. Bunu artık bütün batı basını teslim ediyor."

 

***

BATI İLE TÜRKİYENİN ARASI NEDEN YUMUŞUYOR?

'Batı' dediğimiz uygarlığın en gelişmişi ve hamisi Amerika'dır. Her ne kadar aralarında tartışma ve anlaşmazlıklar oluyorsa da Avrupalı ülkeler onun sözünden çıkamaz. Çünkü Avrupa'nın savunmasını Amerika üstlenmiştir ve hemen tüm Avrupa ülkelerinde Amerikan askerleri ve üsleri vardır. Zaten Amerikan devletini kuran ve orada dünyanın en ileri kozmopolit uygarlığını yaratanlar da Avrıupalılardır. Bu ilişkinin askeri ifadesi ise NATO'dur. Dolayısıyla batı ile Türkiye ilişkilerinde de belirleyici ve son karar verici olan Amerika'dır.

Vilnius zirvesi sonrası batı basınında cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Türkiye hakkında övücü, onurlandırıcı açıklama ve yazılar çıkmaya başladı. Liderler bu yönde demeçler veriyorlar. Hangi dağda kurt öldü?

Seçimler öncesi tam tersi bir durum hakimdi. Başını Kılıçdaroğlu'nun çektiği, tüm muhalefet unsurlarının katılımının sağlandığı cephe (masa, sofra)  seçimi kazanacak, Erdoğan gidecek, belki de yargılanıp mahkum edilecek ve batı, Türkiye ile eski ağa maraba ilişkisini devam ettirecekti. Ama öyle olmadı. Türkiye insanının bilinci ve kararlılığı buna izin vermedi. O zaman batı da anladı ki Erdoğanlı Türkiye ile anlaşmaktan ve birlikte yaşamaktan başka çare yok. Batının Türkiye ile ilgili yeni yaklaşımlarının temeli budur. 

Türkiye NATO'ya bir 'modern köle' statüsüyle girdi ve ona karşı hep öyle davranıldı. NATO'ya tam üyelik Demokrat Parti zamanında olmuştur ama Türkiye'nin başvuruları 1949'dan başlar. Defalarca yapılan başvurular reddedildikten sonra 1950 seçimlerinin 3 gün öncesinde yapılan başvuru dikkate alınarak 1951'de NATO'ya kabul edilmiş ve 52'de de tam üye statüsü kazanmıştır. Türkiye zaman içinde gelişip güçlendi. Özellikle son yirmi yılda kat ettiği mesafe ile kendini batıya kabul ettirdi ve göstermelik bile olsa bugünkü saygıyı hak ediyor. 

Siz bakmayın CHP'nin bu durumu tersten gösterme, varılan noktanın başarı değil, kötü bir şey olduğu iddialarına. Onlar hiç bir şeyi beğenmez, kendileri de tuğla üzerine bir tuğla koyamaz. Bu gün Türkiye ABD'den sonra NATO'nun ikinci büyük gücüdür ve artık borusunu öttürüyor. 'N'olacak ya, Türkiye'ye söyleriz dediğimizden çıkmaz' anlayışı kırılmıştır. Türkiye denileni yapmak bir yana, dediklerini yaptırır hale gelmiştir. Bunu artık bütün batı basını teslim ediyor. Şimdi Avrupalılar Türkiye'nin taleplerini ele alıp gerçekleştirmek için çaba harcayacaklardır. Çünkü Amerika'nın talimatıdır bu. Türkiye'yi köşelere sıkıştırma devri kapandı. Baksanıza seçim öncesine kadar Ege'nin efesi Miçotakis bile birden bire Erdoğan dostu ve Türkiye hayranı kesiliverdi.

Firuz TÜRKER

Son Güncelleme Tarihi: 22 Temmuz 2023 12:43

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.