AMERİKANLAŞMAYANLAR...

10 Nisan 2019 15:57 / 473 kez okundu!

 

 

Bu Latin Amerika sosyalizminin sürdürücüleri nedense cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a saygı ve yakınlık duyuyorlar. Nedense değil aslında nedeni belli; Türkiye de antiemperyalist bir çizgi izliyor. Dünyanın mazlum halklarıyla dayanışma gösteriyor. Fakat kendisine solcu süsü vermeye çalışan bir garip kesimin 'faşist diktatör' diye göstermeye çalıştıkları Recep Tayyip Erdoğan'a onların yaklaşımı bu yüzden farklı. Bizdeki Amerikanlaştırılmış 'solcular' Erdoğan'a 'faşist' ve 'diktatör' derken aynı zamanda Suriyeli düşmanlığı üzerinden ırkçılık da yapıyor. Bush JR ve diğer emperyalist liderler gibi terörün Müslüman dünyasından kaynaklandığını söyleyecek kadar İslam'a kin duyuyor. Amerika'nın bedava silahla donattığı bir Gurka ordusunu 'devrimci' diye kutsuyor; sırtını ona yaslıyor. Amerika'nın ekürisi Avrupalı emperyalistlerin 'yaşam tarzına' tapıyor. Halbuki yaşam tarzlarının kaynağı sömürü ve zulüm. Sömürgelerden çalınan değerler üzerinde inşa edilmiş. Tıpkı Mısır piramitlerinin ve Çin Seddi'nin binlerce esir ve kölenin canı pahasına inşa edildiği gibi.

 

****

 

AMERİKANLAŞMAYANLAR...

 

Ankara'da bir solcu lider. Recep Tayyip Erdoğan'la yan yana ülkesinin ulusal marşını dinliyor. Sağ eli yüreğinin üstünde, sol eli yumruk yapılmış omuz hizasında. Ardından İstiklal Marşı'mız çalınıyor. Onu da saygı duruşu ile dinliyor. Juan Evo Morales, Bolivya devlet başkanı. İlk kez bir Bolivya devlet başkanı ülkemizi ziyaret ediyor.

 

İki binli yıllarla birlikte Latin Amerika ülkelerinde art arda antiemperyalist ve yerli (yani kimisi Amerikan yerlisi, Kızılderili diye bildiklerimizden) liderler işbaşına geldi. Hem de uzun yıllar gerilla savaşı vermiş olmalarına rağmen meşru ve serbest seçimlerle. Halkları onları aldı ve ülkenin başına taşıdı. Venezuela'da Chavez, Meksika'da López Obrador, Uruguay'da José Mujica, Brezilya'da Lula da Silva bunlardan bir kaçı. Evo Morales de onlardan biri.

 

Böylece Latin Amerika ülkelerinin 'sosyalizm' yolunu tuttuğu söylenir oldu. Barışçı Latin sosyalizmi, bildiğimiz teorideki sosyalizm olamadı ama uzun yıllar kendilerini arka bahçesi olarak gören ve köleleriymiş gibi davranan ABD emperyalizmine karşı bayrak açtılar. Millici oldular, halkları için çalıştılar. İşte bu yüzden en olmadık saldırılara maruz kaldılar. Pişmiş tavuğun başına gelmeyen onların başına geldi. Haklarında en olmadık kara propagandalar yürütüldü. Kimisi tutuklandı. Kimisi seçim dışı yollarla görevden alındı. Yerlerine Maduro gibi, Dilma Rousseff gibi yenileri geldi. ABD emperyalizmi bunların da yakasına yapıştı. Ülkelerinin başına musallat oldu. Başarısız olsunlar, Amerikan hegemonyasını kıramasınlar diye Türkiye'de bize neler yapıyorsa bir benzerlerini onlara da yaptı ve yapmaya devam ediyor.

 

Bu Latin Amerika sosyalizminin sürdürücüleri nedense Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a saygı ve yakınlık duyuyorlar. Nedense değil aslında nedeni belli; Türkiye de antiemperyalist bir çizgi izliyor. Dünyanın mazlum halklarıyla dayanışma gösteriyor. Fakat kendisine solcu süsü vermeye çalışan bir garip kesimin 'faşist diktatör' diye göstermeye çalıştıkları Recep Tayyip Erdoğan'a onların yaklaşımı bu yüzden farklı. Bizdeki Amerikanlaştırılmış 'solcular' Erdoğan'a 'faşist' ve 'diktatör' derken aynı zamanda Suriyeli düşmanlığı üzerinden ırkçılık da yapıyor. Bush JR ve diğer emperyalist liderler gibi terörün Müslüman dünyasından kaynaklandığını söyleyecek kadar İslam'a kin duyuyor. Amerika'nın bedava silahla donattığı bir Gurka ordusunu 'devrimci' diye kutsuyor; sırtını ona yaslıyor. Amerika'nın ekürisi Avrupalı emperyalistlerin 'yaşam tarzına' tapıyor. Halbuki yaşam tarzlarının kaynağı sömürü ve zulüm. Sömürgelerden çalınan değerler üzerinde inşa edilmiş. Tıpkı Mısır piramitlerinin ve Çin Seddi'nin binlerce esir ve kölenin canı pahasına inşa edildiği gibi.

 

Bu Amerikanlaştırılmışlar, ülkemize ilk yakınlaşan Maduro'ya deli muamelesi yaptılar. Amerikan ambargoları ve ekonomik saldırıları altında bunalan ülkesinin kötü durumunu onun yüzündenmiş gibi göstermeye çalıştılar. Sebebi kendilerinin sahte solculuklarıdır. Kendilerini gizlemek ve Tayyip Erdoğan'ın işine yarayacağını düşündükleri bu durumu tersine çevirmek için yapıyorlar bunları.

 

Halbuki kimsenin kendisine ya da şuna buna yarasın diye bir şey yaptığı yok. Mazlum ülkeler emperyalizme direnirken kendi aralarında dayanışmayı seçiyorlar. Evo Morales'in ülkemizi ziyaretini de buna yoruyorum ben. Varsın Amerikanlaştırılmışlar başka şeylere yorsun, öyle göstermeye çalışsın.

 

Firuz TÜRKER

10.04.2019

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.