BİR MEZARA SALDIRI NASIL NİTELENDİRİLEBİLİR?

22 Ağustos 2011 15:40 / 1255 kez okundu!

 


Can baba, senin mezarı kırdılar, haberin yok.
Yukardakiler, yani papatyayı doğrusundan görenler.
Sen şimdi papatyayı tersinden, kökünden gördüğün alemdesin.
Biliyorum, güzelleri de başka yerinden görüyorum diyorsun.
O g’li şeyleri yazmak istemiyorum, kıs kıs gülüyorsun.

Mezarını kırmaya bir başlık, bir mantık bulmak zor.
Hele bu mezarı yapan, ‘İnsanlık Anıtı’nın hem mağduru hem ustası Mehmet Aksoy ise.
O balyoz, Kars’ta da, Datça’da da hem bizim başımıza indi, hem hoca Nasreddin’in hem Hacı Bektaş’ın, Anadolu’nun bütün söz ve gönül ustalarının…

Kin’i bilemek için…

Bu saldırı hepimize, baştakiler, önce size!
Ne terbiyeye sığar bu saldırı ne ahlaka.
başka saldırılar gibi "hedef gösterme"ye yarar yalnızca…
Gülme be Can baba…
Ağlanacak hallere hep gülüp durdun.Ama ne güzel ağladın, ne güzel güldün.
Evet, ‘düzenleri, düzenlerine mübarek olsun.’
Aşağıdan, yani yukarlardan sorduğunu duyuyorum, gene sarakaya alıyorsun,
‘Hangi hergele yaptı bu işi?
Sana kalırsa önce mermerci
Sonra düzülgün, büzülgün kimileri
Yafu akıllı olun, hedefi doğru koyun
Bunu hangi dizen izler, bilenler bilir.
Nasıl da hırtça bölündük (bak burası sahiden senin)
Geçer, geçer hepsi/Yakında hapse girince, haklısın usta.
Hangi hapis be, mezara girince bile geçmiyor, hırtlıklar, düşmanlıklar…
Düne kadar kayıp oğullarımıza bi mezar yerinin kavgasındaydık
Artıkın mezarda rahat uyuma hakkının kavgasını vermek lazım.
‘Sözde sıkı duracaktın, eline, diline ve Bilime!’
Bak yahu geldiğimiz yere…

Ayıplıyoruz!Yapanların tüh yüzüne…Yaptıranların da.
Ve bu ayıbı kınarken terbiye ve akıl sınırını zorlayanların da…
Kışkırtanların da…
Bazı marifetler akıllar kadar vicdanları da kör sağır, sersem sepelek ediyor.
Laik, demokrat ve iyi insan olabilmek için sıradan vatandaştan albayıma,
siyasetçiden suç ihalecisine, düşçüsüne hepimizin kırk fırın ekmek yemesi gerekiyor,
belki derdimiz bu, et yerine ha babam ekmek yemek…
Ortalık karmakarışıksa, suç hepimizin.
Yobazlık, ırkçılık, kavga, savaş kolgeziyorsa, hepimizden.
Kul köle olmak erdem değil, hiçbir güçlüye!
İtaatkarlık tıpkı ırk zorbalığı gibi kavgayı gerektiren bir mikrop!
Herne adına olursa olsun toplumu bölmek,bağışlanmaz suç.

Evet topraklarımız da, insanlarımız da,
hakkımız hukukumuz ve rüyalarımız da hiçbir güce, dayatmaya,
faşist, bölücü, hedef gösterici, düşmanca ve akılsızca davrananlara
terk edilemeyecek kadar değerlidir.

Evet, okudum sabah gamı’nı, bu sabah yeniden:

‘Güneş DO’dur, beşte doğar
Vurur, vurur demirlere,
Kapı açıldığında en son,
Dellenir bir uzun RE
Hep FA diye biliriz a,
Aslında Mİ’dir fare;
Çaktırmadan, ES vermeden
Sİ mavlı kedilere,
Bir kahvaltı edişi var
Işığı kemire kemire!
LA müebbed bir mahkum,
Laterna çalar vire
SOL’un haliyse malum
Şeytan aldatmak üzre.”


Ellerinden öperim, nasıl özledim.
Şoo’nları mı, evet, iktirettim gitti.
Bu unutmak değil ki!


Ayşe KİLİMCİ

PEN Kadın Yazarlar Komite Başkanı

22.08.2011

***

PEN örgütünün, Can Yücel'in mezarına yapılan saldırıyı kınama mektubu:

Sıfat bulmak zor.
Hele bu mezar usta şairimiz, canımız Can Yücel'in ise.
Ve hele bu mezarı yapan kişi "İnsanlık Anıtı" adlı eseri cehalet ve hoyratlığa kurban edilen
usta heykeltıraşımız Mehmet Aksoy ise.
Ve en az bunlar kadar önemlisi eşimizin mezarı ise o. Babamızın mezarı ise.
Söz bulabilir miyiz?
"Alçakça" gibi kelimelerden başka?
Duyunca? İlk tepki olarak?
Benzersiz bir öfke ile.

Bu saldırı özgürlük ve emek yanlısı herkese yapılmıştır.
Bu saldırı her türlü terbiye ve namus anlayışına da karşıdır.
Dahası, bu saldırı İslam'ın Yunus Emre, Hacı Bektaş ve Mevlânâ gibi şahsiyetlerinde cisimleşmiş
insancıl yorumları açısından da utanç vericidir.
Ve nihayet, bu saldırı da başka saldırılar gibi "hedef gösterme" üzerine yapılmıştır.

Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi olarak, bu alçakça saldırıyı elbette kuvvetle kınıyoruz.
Ama bu yetmez.
Gücü aydınlara, gazetecilere, laiklik ve demokrasi yanlısı kurumlara yeten
-ama yetmeyeceğini mutlaka görecek olan- iktidar sahiplerinden talep ediyoruz: Bulun suçluları.
Hesap sorun -kışkırtanlardan da.
Mezarlıkta güvenlik kamerası mı gerekiyor artık?
Ve soruyoruz:
Bu ortamı hazırlayan siz değil misiniz? Öncelikle?
Din adına yobazca fikirleri çocukların zihinlerine ekmiyor musunuz?
Kul köle olmayı erdem saydırmıyor musunuz?
Size itaat edecekleri yetiştirmek üzere?

Temel insanî değerler bir yerlerde her şeye rağmen olsa gerektir.
Türkiye ne yeterince laik ne de yeterince demokratik.
Beyinsizleştirme operasyonları artarak sürüyor.
Ve bu operasyonlar yalnızca beyinsizleşmeye değil, vicdansızlaşmaya da yol açıyor.

İslam adına toplumu gettolara bölme çağrısı yapanlar yalnızca ayıp etmekle kalmıyor, üstelik suç işliyorlar.
Laiklik ve demokrasi yanlısı aydın, gazeteci, yayınevi ve kurumlara saldıranlar kadar saldırtanlar da suç işliyor.

Yasallık ile meşruluk farklı kavramlardır.
Kitabına uydurmak meşruluk sağlamaz.
Gücünü zulüm için kullananan suç işlemiş olur.
Ve meşruluğunu kaybeder.

Yeni eserlere daima gerek vardır edebiyatta.
Mücadeleye daima gerek vardır hayatta da.
Bir mücadele önce zihinde kazanılır veya kaybedilir.
Ve bu topraklar ve gelecek kuşaklar yobazlığa terk edilemeyecek kadar değerlidir.


PEN adına Tarık Günersel, Başkan

Son Güncelleme Tarihi: 28 Ağustos 2011 12:03

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
24 Ağustos 2011 15:47

İSMAİL HAKKI ATILGAN

Bu konuyu günlerdir yazılı ve görsel basından takip ediyorum. Gerçekten çok şaşırıyorum.

Belli ki ortada koca bir provakasyon var. İşin bu yanını nedense hiç kimse tartışmıyor veya tartışmak akla gelse de kimse dillendirmiyor. Hemen herkes mezara şarap döküldü ya (bu işi dinciler yapmıştır) deyip akla ne geldiyse söyleyip hakaret edip manevi değerleri aşağılıyorlar. Tabii buna bilerek veya bilmeden alet olacağız ki toplumsal tepki olgunlaşsın. İçki içenler, içilmesini sakıncalı görenler daha da ayrışsın, didişsin.

Allah aşkına bu senaryoları taaa 15-16 Haziran olaylarından, kanlı 1 Mayıs'lardan, suikastlardan, en son danıştay baskınından, darbe planı iddianamelerinden görmüyor muyuz veya görmek istemiyor muyuz.

Bu iş planlı organize bir iş olarak bize bağırıyorken, bir kısım entelektüel habire oyuna katılıyorlar, farkında değiller.

Bu ŞARAP dökenleri de bunu gündemde tutmak için canhıraş çaba gösterenleri de iyi tahlil etmek lazım. Tabi ki her iki olayda şiddetle kınanacak bir olay ama hepsi bu kadar. BİR YERLERE YAMA YAPMAYA ÇALIŞMAK biraz amacı aşıyor gibi geliyor bana.

Bu işi görsel olarak yayanlar (Sadece çiçek getirin) tabelasını kaldırmayı unutmuşlar. Şarabı döken vasiler de o tabelayı okuyamamışlar.

Sıradan insanlar bile bunu ayıplarken çelişkiyi görüp provakasyonu değerlendirebiliyor.

Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.