SES VER DÜNYA!..

15 Ekim 2023 20:30 / 624 kez okundu!

 

 

"Çocukları gör ey dünya, küçük oğlancık kardeşi ölmeden önce nasıl vedalaştıklarını anlattı, "adımı bağırdı ben ona seslenirken onun ağzına taşlar doldu, sonra elini salladı, öldü,” dedi…

Bir küçücük kız çocuğu, sırtına kıvrılmış döşekle örtüyü almış, gidiyor, nereye gittiğini bilmeden, aç ve susuz, kimsesi yok, tutacağı bir el bile yok.

Minicik bir oğlancık, beş altı yaşında var yok, kucağında kocaman bir elektrikli tencere, içine koyacağı şey yok, ana yok, ateş yok, su yok, o kucaklamış elektrikli tencereyi düşmüş yola, artık nereye gidecekse?

Biri boncuklar dizip takmış boynuna, biri babasıyla yan yana, hastaneye alınma şansı olan on yaşlarında bir oğlancık, sol kol yok, sargılar ağrılar içinde, yanında yatan babasına ‘üzülme baba, ben iyiyim’ diye sesleniyor… Ah yavrum, ah canım…"

 

*****

 

SES VER DÜNYA!

 

“Ey Kudüs, seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın” dedi S.Karakoç, var mı yok mu tartışılır ama sinesi delik deşik, ölüm kol geziyor.

Yusuf İslam, “İnsanlık” diyor, “kaybedilmiş dava…”

Kimilerinin sesi çıkmıyor, dili dibine kaçmış, laylaylomcuların. Devlet olma âdâbından ve dilinden habersiz kimileri canını bölgeye atıyor, pay kaparım umuduyla…

Kıyımın ve vatansızlığın acısını en çok bilmesi gereken Yahudi siyasetçiler dibe vuruyor, evet, bombalar bebekleri çocukları ve Filistini vuruyor ama Yahudi siyasiler dibe vuruyor, hainlikte, alçaklıkta, kıyımda, kuyrukçulukta… Bu ölümden beter, anlayana…

Ey dünya, sen Nazi zulmü altında inleyen, ölen, sabun yapılan, fırınlarda yakılan Yahudiler için çok ağladın, bak şimdi olanlara, o kıyımın torunlarının Filistin halkına, çocuklara yaşattıklarına…

Ses ver dünya… Ne çok sustun. Ben sanmıştım ki, ilk günden ilk bombadan sonra sesin yükselecek, mazlum bir halkı sinende saklayacaksın, onları esirgeyecek, zalime dur diyecek, herkesin vatanında kalmasını sağlayacaksın.

Kıyım ve zulüm ustası devletler ne çabuk birleşti, herkes yollara koyuldu, uçak gemileri sulara açıldı, nereye hemşerim, huuu, nereye? Size ne bu büyük kavgada ne işiniz var sizin? Kendi ülkesini yönetmeyi beceremeyenler dünyanın bir ucundaki mağdur edilmiş, vatandan edilmiş bir halka nizâmat vermeye kalkıyor, dünyanın gözü önünde, bunun Türkçe meali, yağma Hasan’ın böreği, onlar yağmacı, yağmaya geliyor, hep yaptıkları gibi.

Bilmiyorlar ki kendi sonlarını getiriyorlar… Buncasını ne Ortadoğu kaldırabilir, ne de dünya…  Sebebolanlar sebepsiz kalacak, göreceksiniz… Bu temenni değil, apaçık gerçek…

Yaser Arafat İsrail ile ilişki kurup da varlığını tanıdığı zaman, Corc Habaş onların asla sınır tanımayacağını, işgal ve cinayetleine devam edeceğini söylemiş. Bunu hatırlatıyor Güldalı Coşkun ve haklı çıktığını… Bölge hırsıza göz yummanın sonucunu yaşıyor, açıkça soykırım yapılıyor, yapanlar da geçmişte soykırım kurbanı olanlar, akıl alır gibi değil, diye vurgulayarak…

Yahudi siyaset bilimci prof.Norman Finkelstein, siyonistlarin bu tavrını ve batı dünyasının haksız desteğini “Holocost endüstrisi" kavramıyla açıklıyor. Ajitasyon ve istismar aracına dönüşmüş durumda… 

Prof. Norman Finkelstin,”İsrail yalnız savaş suçu işlemiyor, insanlığa karşı suç işliyor. İsraillilerin Doğu Kudüs'te hiçbir hakkı yok. Sadece tek hakları var, bavul toplayıp Filistin'den ayrılma hakkı.

Bir siyaset bilimci Norman, İsrail Filistin konulu çok kitabı var. Röportajları var.  Ana babası Nazi kamplarından sağ kurtulmayı başarsa da pek çok yakınını kaybetmiş bir Yahudi.

“İsrail meşru müdafaa hakkını kullanacakmış" diyor Güldalı Coşkun, “şimdiye kadar hobi olarak mı öldürüyordu Filistinliyi?”

İngiltere, Siyonistlere hileyle devlet kurup Ortadoğu'yu karıştırsın diye Sami ırkını birbiriyle çatıştırmanın yolunu açtı. Ortodoks Yahudilerin bile tanımadığı, devlet olduğunu kabul etmediği hatta işgalci gördüğü bir devlet, İsrail. Terör devleti. Yıllardır aç, sefil, tutsak, abluka altındaki Filistin halkı için 'vatanlarını işgalden kurtarmak' tek yaşama sebebi… Siyonistlerin uyduruk bir vaadle arzı mev’ud (vaat edilmiş topraklar) olarak gördükleri vatanlarının ellerinden alınışı ve yurtlarından kovuluşlarının bir örneği yok...

Ey dünya utan utan. Bağnazlığa, çağdışılığa, işgalciliğe, ırkçılık ve zulme kör dünya.

Savaşın bile kendine has bir dili, edebi, düşmanca da olsa, mantıklı bir söylemi olmalı değil mi?

İsrail neler diyor? "Buralar bizim, hepsi bizim, vaat edilmiş topraklarımız… Abime bi söylerim koşup gelir, hepinizi döver, bomba bile atar. Abin kadar konuş ey Filistin, çapın kadar hayal kur ve yaşa, mümkünse sen hiç yaşama, zaten yüzde kaç insansınız siz, insanımsı hayvansınız hepiniz, biz insan gibi düşmanla değil hayvan ordusuyla çarpışıyoruz, kadersizliğimize bak… Gelin birer iğne vurup dünya değiştirtelim size, bombalara, silahlara boşuna masraf ettirmeyin bize…Hepiniz öleceksiniz… Defolun gidin, size ne su, ne ışık, ne ilaç, ne hayat… Hamas’ı devireceğiz… Hepinizin anasını…" Onu dememiş olabilir, ama, anafikir o…

Yahudi olarak oradaymış USAlı bay bakan… İşleri yoluna koyacak sözümona, ben diyor, bir Yahudi olarak buradayım…

Bütün bunlar bir anlık iş, öyle mi? Yemeyin bizi… Kimbilir kaç zamandır hazırlanıyordunuz bu savaş bile sayılamayan savaşa, bu kördöğüşe, ırkçı mezâlime…

Bu ağır tabloya, saldırıya, politikaları kördüğüm eden, insanı hiçe sayan, zulmü baş tacı eden kaçak güreşe tek tepki, onurlu duruş, doğru tesbit ve bölgeye ilk yardım başkan Erdoğan’dan geldi, bu onur bize yeter…

Artık figüran İsrail siyasetçilerinin tuttuğu iş, söylediği söz, yaptığı zulümün lekesi kaç kuşak sonra silinir, yoksa hiç silinmez mi, takdirinize kalmış…

Suriye’de 23 ABD üssünün ne işi var, haklı sorusuna Erdoğan’ın, yanıt bay bunaktan geldi, siz bizim güvenliğimizi tehdit ediyorsunuz…

Artık hedefte kim var, usulen, asıl hedef hangi büyüyen ülke, kurtarılmak istenen İsrail mi, abisinin bu coğrafyadaki saldırgan itleri mi, vaadedilen topraklar hangisi ve kime? "Sen terörle mücadele ayağına benim çocukları biçer geçersin öyle mi ve ben bunu yerim? Nah yerim, sana misliyle ödetirim…"

Böyle sansa da bunak başkan ve aslen Yahudi kalben Yahudi ekibi, hiç belli olmaz…

Ayvayı kendileri yiyebilirler…

***

Nietzsche ne güzel söylemiş, “canavarla cenk eden, savaşan dikkat etmeli, kendi de bir canavara dönüşmesin diye. Çünkü uçuruma uzun bakarsan, uçurum da sana bakar.” 2023 de “bu hayvanları yok edeceğiz” der, duy ey dünya ve içine kaçan o soluğu dışarı sal, ayıp de, bir şey demeye dermanın ve niyetin yoksa, kişi âlemi kendi gibi bilirmiş, de…

Sonra dön bak sen de ve gör, Mescid-i Aksa’da balkondan olan biteni seyreden çocuklara silah çeviren İsrail askerlerini…

Çocukları gör ey dünya, küçük oğlancık kardeşi ölmeden önce nasıl vedalaştıklarını anlattı, "adımı bağırdı ben ona seslenirken onun ağzına taşlar doldu, sonra elini salladı, öldü,” dedi…

Bir küçücük kız çocuğu, sırtına kıvrılmış döşekle örtüyü almış, gidiyor, nereye gittiğini bilmeden, aç ve susuz, kimsesi yok, tutacağı bir el bile yok.

Minicik bir oğlancık, beş altı yaşında var yok, kucağında kocaman bir elektrikli tencere, içine koyacağı şey yok, ana yok, ateş yok, su yok, o kucaklamış elektrikli tencereyi düşmüş yola, artık nereye gidecekse?

Biri boncuklar dizip takmış boynuna, biri babasıyla yan yana, hastaneye alınma şansı olan on yaşlarında bir oğlancık, sol kol yok, sargılar ağrılar içinde, yanında yatan babasına ‘üzülme baba, ben iyiyim’ diye sesleniyor… Ah yavrum, ah canım…

Tomaların halkın üstüne kanalizasyon suyu sıktığını, fosfor bombası attığını anlatıyor ekranlar…Siyaset ve savaş ahlakı bile kalmamış ortada, b…k, ama, habercilerin üstü de burcu burcu b..k. Bu nasıl boktan savaş ey dünya?

Son haber, elektrik yokluğundan bebek küvözlerinin fişten çekildiğini…

Dünya kız çocukları gününü kutluyorduk daha geçenlerde, kız çocukları sıra sıra dizilmişti Filistin’de, hepsi ölüydü.

Kudüs bugün b…kokuyordu, haberci anlatıyor...

“Bu kanalizasyon suyu mu?” diye soran haberciye İsrailli asker, “Yok bir de gülsuyu mu sıkacaktık?” diye karşılık vermiş.

Kendisi işgalci olan İsrail, uçaklardan mesaj atmış Filistin halkının üstüne,” 24 saatte Gazze’yi boşaltın, evlerinizden çıkın, yoksa öleceksiniz…”

İsrail ve yönetici Yahudilerle ağababaları Sam amca çıldırmış, zaten pek akıllı değildiler, şimdi hepten dellendiler…

İyi insanların sesi silah ve bomba sesleri tarafından bastırılmış…

 

Aslı Yahudi Schindler, hani listesi meşhur olan, Anne Frank… Çizgili Pijamalı Çocuklar… Hitler… Bu zalimler sizi bile utandırdılar…

Lübnan, Gazze, Filistin, Suriye hepsini toplarıyla döğüyor, bombalıyor, bit kadar bir İsrail, sonradan adam edilen, insanım sanan, şımarık, babasına, dayısına, emmisine güvenen, vaat edilen topraklar dümeniyle koca bölgeyi ateş topuna çeviren, çocuklara, kuşlara, doğaya, insanlara kıyan, bir haftada, ağababasının Afganistan’da bir yılda attığı bombanın tamamını Filistinlilerin üstüne boca eden… 

Batsın bu dünya…

 

Ayşe KİLİMCİ

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.