Şişik ego kullanma klavuzu

06 Haziran 2013 21:19 / 3237 kez okundu!

 


"Anlıyorum ki hayatı çekilmez kılan biraz da aşırılıklar. Aşırılık ve aşkınlık arasında ise sadece ses benzerliği var. Şişik ego kendi kendine var olamaz, insan yavaş yavaş keşfeder çünkü içindeki şeytanın çekiciliğini. Bir kez vücut bulsun sadece teneşir paklar..."


*****

Şişik ego kullanma klavuzu 


Tanımlamalar:

Meclis; her koşulda birbirine kapak, dışarıya kalkan, içeride gizli, fesat küçük insan topluluğu.
 
İblis; sevgisiz yürek, süper narsist.
 
Tabakacı; hiyerarşiyi kakasında “inci” var boyutuna taşımış ve bu durumu bayağı içselleştirmiş kişi.

Anlıyorum ki hayatı çekilmez kılan biraz da aşırılıklar. Aşırılık ve aşkınlık arasında ise sadece ses benzerliği var.
 
Şişik ego kendi kendine var olamaz, insan yavaş yavaş keşfeder çünkü içindeki şeytanın çekiciliğini.
 
Bir kez vücut bulsun sadece teneşir paklar.

Şişik egonun yandaşları vardır; statükoyu kabullenerek bundan nemalananlar; şişik egonun göz kamaştırıcı ışığında kendi cennetini yarattığını sanan “ardıma güneşi aldıkça gölgem gökdelenlere eş, dokunamaz bana artık ne düşman ne kardeş, hayat böyle çoğunlukla beleş”

Şişik ego havalıdır. Gözleri kısık, sözleri her bir ses için “bahşettim, hadi alın da mamalanın” tınısındadır. Egosuzluktan ziyadesiyle dem vurur, kendini duymaktan memnundur. İlk olmasa bile son kelamı kimselere kaptırmaz. Sabah rüzgârı nereden eserse oradan buyurur. Şişik ego insanın kedi halidir ne zaman, nerede nasıl bir ruh hali içinde olunacağını bildirir.
 
Ben asla biz olmaz, ardına mümkünse bakmaz, soru sorarsa cevabını dinlemez zira zaten hâkimdir. Dikkat; şaka yapabilir, burada gülünmesi gerekir, kendisi kaldırmaz.
 
Alanına icazet almadan girmek tehlikeli ve yasaktır. Onun ise sınırsızdır bahçenizdeki meyveler üzerindeki hakkı. Aynı alanda birkaç tane olması durumunda daha iblis olan kazanır ayaklarının da yardımıyla.

Heyet önemlidir; bir toplantıda alt tabaka insancıkları ile beraber olma zorunluluğunda bırakıldıklarında ne yapar eder kümelenirler. Etraflarındaki görünmez hare kendinden olmayanı reddeder. Deneyen motiveler alaycı takılmalarla uzaklaştırılır.

Çok değişik, ultranın da fevkinde bir çocuklukları, o yoksa özel mi özel hayatları vardır. Her zaman en yaramaz, en akıllı, fırlama, aklı beş karış önde ve tabii karşı konulmaz bir sevimlilikte olmuşlardır. Anlatmaya bayılır dinlemeye ise hatırı sayılır bir itinasızlıkla tenezzül etmezler. Premolarında bile alınması gereken feyz vardır üstelik büyük bir özveriyle paylaşılmıştır ve paylaşılacaktır.

Bu bir kreatif kişisiyse her gün bir ucundan yanmak daha az eziyettir çevresindekilere. Aynı plak defalarca takılır. Yalnızca O bilir, O hisseder, O yaratır. Kanımca şişik egonun en zalim olanıdır.

Her an onanmak ister, red edilme saldırganlaştırır, bu nokta aşılmışsa çevresinde sakinleştirici kullanımı, tansiyon dengesizliği, ülser tekmil son dönem arızaları tavan yapar. Son tahlilde çevrenin insanları tepkisiz, duyarsız, sakinleştirilmiş ve ehlileştirilmiş bahtsız yaratıcıgiller olarak kendilerini dengelemeye çabalar.

Şişik ego enerji vampiridir (bunu bir arkadaşımdan araklıyorum), karşısında daha derin nefes alasınız, üstünüzdekileri atasınız, kendinizi salasınız gelir.

“He de kurtul” moduna geçtiniz geçtiniz, geçemediniz o günü hepten kaybettiniz

Ya gerçekten aşmışsa, aşmış da dahilikle delilik arasındaki o alaca karanlık kuşağında yeni kapıları zorluyor, beynimizi, kalbimizi, zıplatıyorsa?

Ya gerçekten henüz algımız anlamaya yetmiyorsa hani Ayn Rand romanlarındaki gibi odaklanmış, kendinden emin, yol alan, asla vazgeçmeyen, az konuşan çok düşünen, düşündüğünü aksiyona dönüştüren bir kişilikle karşı karşıya kalmışsak?

İşte o zaman akan sular durur, orada aşağılanmak, bilinçli bir itilip kalkılma, gücün kötüye kullanımı yoktur. Onlar “aşmış” lardır. Kaprisleri büyük bir zerafetle karşılanır.


Yonca Buğdaycı M.
27 Ekim 2009, İstanbul

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
25 Mart 2010 13:59

ozguder

Müthiş bir gözlem ve bağlı tespitler! Hele "aşırılık ve aşkınlık" kıyaslamana bayyyııldııımmm! Bu yazının her bir kelimesi dolu, anlamlı. Bir tane fazlalık bir tane tekrar yok! Uzun zamandır okuduğum en güzel tespit yazısı. Yazmaya devam et lütfen canım arkadaşım. Özgü.
30 Aralık 2009 13:37

kurban

içinde boğulduğum karanlık kuyunun birileri farkında ve tarifini yapabiliyor, kuyunun derinliği kadar anlamlı diye düşündürdü bana muhteşemsiniz. Kuyu yuvanızın kalesiyse yıkamıyorsunuz, çocuklarınızın bir gün ışığa kavuşacağı umuduyla karanlığa alışmaya çalışıyorsunuz. harika bir yazı, tebrik ederim
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.