''Anayasa, dini kitaplardan, vahiylerden üstün kılınmaktadır!''

03 Temmuz 2008 15:58 / 1307 kez okundu!

 

Siyasetçi Emine Ayna 11.6.2008 tarihli gazetelere göre “Anayasa, dini kitaplardan, vahiylerden üstün kılınmaktadır” demiş ve farkında olarak veya olmayarak son aylarda yaşadıklarımızın bamteline dokunmuş. Anayasa milli bir uzlaşma metni olmalı

Türkiye’de şu anda olan da kısmen bu. İngiltere’de ve Almanya’da ortaçağlarda (din savaşlarında) olan Fransa’da 1900’ lü yılların başında daha net olarak idrak edilen temel uzlaşmanın aranması. Bu, dinden (mezhepten) değilsen terk et mi?



Somut örnek mi isteniyor? Ramazan, ezan. Yok, ezanın Arapça veya Türkçe olmasından bahsetmiyorum. O da bir örnek olabilir ama ezan acaba neden farklı camilerde farklı lisanlarda okunamıyor? Hıristiyan vatandaşlar kilise çanlarına hoparlör takarak inançlarına davet edebiliyorlar mı? Hanefi Sünni olayı da cabası. Yüz bin kadar vatandaşımıza Diyanet’ten maaş ödeniyor mu? Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz mı? Eceli gelen it cami duvarına işermiş mi? Beğenmiyorsan çek git mi? Mesele özünde hem paylaşım, hem de ifade özgürlüğü ve fikre saygı ile ilgili diye düşünüyorum. Köken itibariyle (babam Yassıada’da yattı) sağcı liberal kesimden bir insan olarak bilimin (yani güvenmeyip kontrol etmenin) değil, inancın ön plana çıkartılmasından rahatsızım. Türkiye’ye ılımlı İslam rolü biçilmesinden rahatsızım. Başbakanın 3 çocuk inadıyla bilimden kopmasından ve bürokrasinin bazılarının tabiriyle mediokrasi veya kleptokrasinin hükümranlığından rahatsızım. Çözümün inanç sistemlerinin karşısına Atatürk heykelleri dikilerek aranmasından rahatsızım. Her Türk asker doğmayabilir ve her vatandaşımız da Müslüman olmak zorunda değildir. Asker vatandaşlarımın çoğunun Genelkurmay Savunma bakanlığına bağlı olsa da bu fikirlerin çoğunda benimle saf tutacaklarına inanıyorum. Diyanetin tek mezhebi temsilinin değil, bireyin haklarının korunmasıyla ilgili bir kurum olması gerektiği kanaatindeyim. Bunu da yeterince yazdım. Hekim olarak insanlarla iç içeyim ve çoğunluğun da benzer rahatsızlıları paylaştıkları inancındayım.



Asgari müştereklerde orta vadede yeni bir anayasa ile çözüm aranacaktır ve ifade özgürlüğü ön planda olacaktır, eğer bu coğrafyada rahat edeceksek. Dinler ile devlet ayrımına itina edilecektir. Bu gerçek giderek ortaya çıkmaktadır. Evrimi anlatamamışız. Batı ve Kuzey Avrupa’da orta öğrenimi bitirebilenlerin büyük çoğunluğu ve nüfusun ülkelere göre yüzde 70-90’ı evrimi kabul ederken bizde kabul oranı yüzde 30. Bu konuda ise azınlıktayım. Bu denli tek tipleştirilmiş ve mahcup ve otoriter eğitime rağmen yüzde 30 fena bir çıkış noktası da değil. Gerçekler gizlenemeyeceğine göre ve iletişim imkânları giderek geliştiğine göre bu oran giderek artacaktır. Mesele bizim yaşam süremizde bu coğrafyada nasıl yaşayacağımız; bunun çözümü de uzlaşmada, yani yasalarda olmalıdır.



Dr. Mahmut Tolon

03.07.2008

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.