Miniklerin Yaşamına Başarılı Dokunuşlar...

30 Ekim 2009 14:15 / 3090 kez okundu!

 


"Son yıllarda anne-babaların çocuklarını sosyal etkinliklere ve sanat dallarına daha fazla yönlendirdikleri kuşkusuz… Bunu çocuklarının ufkunu genişletmek adına yaptıklarını ve geçmişe oranla ebeveynlerin bilinçlendiklerini düşünmek işin olumlu tarafı, ancak çocuklarımıza eğitim veren kişilerin yetkin olup olmadıklarını sorgulamak da bilinçli ebeveyn olmanın ilk adımı diye düşünüyorum..."

*****

Çocuk Tiyatrosu ve Yaratıcı Drama’da Pedagoji, Psikoloji ve Drama Bilgisinin Önemi…

Son yıllarda anne-babaların çocuklarını sosyal etkinliklere ve sanat dallarına daha fazla yönlendirdikleri kuşkusuz… Bunu çocuklarının ufkunu genişletmek adına yaptıklarını ve geçmişe oranla ebeveynlerin bilinçlendiklerini düşünmek işin olumlu tarafı, ancak çocuklarımıza eğitim veren kişilerin yetkin olup olmadıklarını sorgulamak da bilinçli ebeveyn olmanın ilk adımı diye düşünüyorum. Neredeyse her okulda bir tiyatro kolu veya “yaratıcı drama” dersi olduğunu ve özel tiyatro kurslarının çok yaygınlaştığını biliyoruz… Peki, çocuklarınıza “yaratıcı drama” ve tiyatro dersi veren kişilerin bu alanda eğitimli olup olmadıklarını araştırma gereği duydunuz mu hiç? Aynı şekilde “yaratıcı drama” kavramının bilinçsizce yapıldığında ne kadar tehlikeli olabileceğini biliyor musunuz veya “yaratıcı drama” nın bilinçaltını harekete geçirdiğini ve tiyatro oyunu oynamaktan çok farklı olduğunu da duydunuz mu? Her şeyden önce çocuğunuzu bir “yaratıcı drama” veya tiyatro kursuna gönderecekseniz, bu işi bilinçli ve eğitimli bir şekilde yapan güvenilir kişilerle karşı karşıya olduğunuzdan emin olmalısınız. Yaratıcı drama, çocuğunuzun bilinçaltını gün ışığına çıkartacak, bugün ve gelecekte doğru insan olmasında önemli bir rol oynayacaktır. Aksini düşünürsek, eğitimsiz birinin elinde şekillenen yaratıcı drama, çocuğunuzun yanlış yönlendirilmesi için birebir olacağı için lütfen eğitim tabanı olmayan kurslara itibar etmeyelim… Dolayısıyla çocukları bu tür kurslara gönderirken, eğitmenlerin mutlaka akademik anlamda tiyatro eğitimi almış profesyonel kişiler olmalarına, pedagoji ve psikoloji birikimlerinin bulunmasına özen göstermenizi tavsiye ediyorum…

Sıcakkan Sanat Merkezi, İzmirli Minikler İçin Büyük Bir Eğitim Açığını Kapatıyor…

Bu anlamda Karşıyaka Belediye Tiyatrosu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği Sıcakkan Sanat Merkezi gibi adreslerde çocuklarınızın uzman kişilerce eğitileceği konusunda gönlünüz rahat olabilir. Sıcakkan Sanat Merkezi’nin kurucusu Erçin Sıcakkan, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Oyuculuk Bölümü mezunu... Eğitimine devam ettiği 1991 yılından itibaren çocukların tiyatro aracılığıyla eğitimine gönül veren arkadaşımız, son 11 yıldır İzmir’de, Sıcakkan Sanat Merkezi adıyla profesyonel olarak çocuklara tiyatro yapma misyonunu üstlenmiş durumda. Aynı şekilde yok olmaya yüz tutan Karagöz-Hacivat geleneğini de kentimizde yaşatma çabasında olan bir tiyatrocu. Bir dönem İstanbul piyasasında çeşitli televizyon dizilerinde oyunculuk yaptıktan sonra, eğitim aldığı kente gönül borcunu ödemek için geri dönen Sıcakkan, çocuklara doğru bir tiyatro eğitimi vermek amacıyla durmadan çalışıyor… Prof. Dr. Özdemir Nutku’nun öğrencisi olarak, tıpkı onun gibi İzmir için İzmir’de kalarak çabalıyor ve sanat dostu Büyükşehir belediyemiz de kendisini destekliyor.
 
Kültürpark içindeki İzmir Sanat Merkezi, sezon boyunca birbirinden kaliteli sanat etkinliklerine ev sahipliği yaparak önemli bir açığı kapatırken, her hafta çocuk oyunlarına da sahne oluyor. Erçin Sıcakkan’ın yazıp yönettiği, Mert Sidal, Yasemin Avcı, Sinan Tanrıverdi ve Meriç Pala’nın rol aldıkları, Hayriye Sıcakkan’ın koreografisini yaptığı “Yonca’nın Rüyası” adlı çocuk oyunu, Mayıs 2010’a kadar her Perşembe saat 11.00 ve 14.00‘de, her Pazar saat 12.00’de, İzmir Sanat Merkezi salonunda izlenebilir.

Eğitim Sistemi Onların Ruhlarına Dokunamıyor…

Eğitim sistemimiz eksiğiyle gediğiyle bir şekilde çocuklarımızı etkisi altına alıyor… Sınavlar yüzünden yarış atı haline gelen çocuklarımızı bu sistemin dışında tutma şansımız olmadığına göre, yetişkinler olarak bize düşen görev; sanat yoluyla onların ruhlarına dokunmak olacaktır…
 
Yonca’nın Rüyası adlı çocuk oyunu, didaktik olmadan, çocuklara doğru olanı sahnede göstererek öğretiyor. Gerçek bir sahne düzeni ve oyuncular aracılığıyla çocukların tiyatro alışkanlığı edinmelerini hedeflerken, üç boyutlu kuklalardan oluşan oyun kişileriyle de çocukları oyun kavramından uzaklaştırmadan gerçeklerle yüzleştiriyor… Oyunda, modern tiyatronun “Black Light” tekniğinden yararlanılarak boyutlu hale getirilen kuklalar çocukların çok ilgisini çekiyor. Halatlara düğüm atılarak yapılan dans eden eşek, dans eden yılan ve şakacı aslan kuklaları çocukların hayal güçlerinin gelişimine katkı sağlıyor. Black light sistemi sayesinde, kuklaları oynatan siyah giyimli oyun kişileri sahnede hiç görünmediği için, kuklalar bağımsız hareket ediyormuş izlenimi veriyor, bu yanılsamayla etkileyici bir görüntü sağlanıyor. Böylece çocukların dikkati uyanık tutuluyor. Yonca’nın Rüyası, Sıcakkan Sanat Merkezi’nin eğitim politikası olan interaktif eğitim üzerine kurulu bir oyun. Baştan sona çocuklar, oyun kişilerini karşılıklı diyalog kurmalarıyla aktif olarak oyuna dahil ediliyorlar. Bu sayede çocuklar tiyatronun sıcaklığına, insanla doğrudan ilgili bir sanat oluşuna küçük yaşta alışıyorlar. Üstelik, kendilerine sorulan sorulara verdikleri cevaplar sayesinde toplum içinde konuşma cesareti kazanıyorlar ve pratik zekaları gelişiyor.

Çocuklarımızın, Dinamik ve İmgelem Gücü Yüksek Bir Çocuk Tiyatrosuna İhtiyacı Var…

Maalesef çocuk tiyatrolarının çoğu, çocuğun yaratıcı zekasını açığa çıkartmaktan uzak bir yöneliş içindeler. Dozu belirlenmiş hap verir gibi nasihat içeren oyunları izleyen çocuk, bir süre sonra öğüt dinlemekten sıkılacak, tiyatroyu ruhuna dokunan bir ihtiyaç gibi değil de bir derslik gibi görecektir. Yonca’nın Rüyası, çocukların tiyatroya sempatiyle bakmasını, orayı kendisini iyiye ve doğruya yönlendiren bir oyun alanı gibi görmesini sağlıyor. Eğitim sisteminin nefes aldırmayan temposundan boğulan çocuklarımızın, sanatın iyileştirici gücüne ihtiyaçları var.

Eğlendirirken Eğitmenin Dozunu İyi Ayarlamak…

Didaktik olmadan, nasihat veren büyükler haline gelmeden kendimizi dinletebilmek, düş güçlerini ve yaratıcılıklarını köreltmeden, onların da pek çok şeyi bildiklerini göz ardı etmeden, muhakeme yetilerini geliştirip doğruya kendi uslarıyla ulaşmalarına olanak sağlayarak yapılan çocuk tiyatrosu, onların akıl ve ruh sağlıklarının yanı sıra sosyal zekalarının gelişimi için de çok büyük bir işlev üstlenecektir kuşkusuz.

Son Söz…

Yonca’nın Rüyası adlı çocuk oyunu için, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Sıcakkan Sanat Merkezi işbirliği ile okullarla toplu bilet bağlantıları yapılıyor ve daha çok çocuğumuzun tiyatro izlemesi sağlanıyor. Mayıs 2010’a kadar her Perşembe saat 11.00 ve 14.00‘de, her Pazar saat 12.00’de, İzmir Sanat Merkezi salonunda oynanan bu güzel oyunu çocuklarınıza izletmenizi öneriyorum. Bilet ücretleri 2.00 TL gibi sembolik bir rakam… Amaç, çocuklarımızın doğru yönde eğitilmesi… 

İyi Seyirler. 


Başak Sakızlıoğlu 
Metin Yazarı - Dramaturg
30.10.2009

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
02 Kasım 2009 21:05

ŞEREF MUŞ

Akıl

Bilgiyle birlikte birlik olunca
Adilce çalışır üretir akıl
Aracı amaca uygun olunca
Yokları tanımaz var eder akıl

Akıla us derler bulmacalarda
Maşşallah takılı tüm zekalarda
Büyük özelliktir bu insanlarda
Takma akıllarla olmuyor akıl

Doğuştan benimle yol arkadaşı
Birlikte doğmuşuz benimle yaşı
Geliştikce doğru ile yanlışı
Yalanı gerçekten ayırır akıl

Beden olgunlaşır akıl gelişir
Varlığını canlılar la bölüşür
Kıymetini bilen ile buluşur
Anlamla anlamak kullanmak akıl

Dünyada en adil paylaşım olan
Şikayet edersem vallahi yalan
Dost şeref im böyle serveti bulan
Doğanın mabedi sayılır akıl

Dost Şeref
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.