Harikalar Diyarı

24 Haziran 2013 17:16 / 2123 kez okundu!

 


Bir ülke düşünün;

Hayvan hastanesi açılışında kurban kesilsin.

Milletvekillerinden oluşan Meclisspor futbol takımı, kimsesiz çocuklarla oynadığı maçı 3-2 kazanıp, kimsesiz çocukları ağlatsın.

Hükümet söylemlerine göre, kelime anlamları Dil Kurumu'nca bir gecede değiştirilsin.

Ülkenin bir yerlerinde kız çocukları, ailenin namusunu kurtarmak(!) için yine aile kararıyla diri diri toprağa gömülsünler.


Bir adalet sistemi düşünün;

Hakime küfredince 17 sene, hakime tecavüz edince 3 sene ceza alırken, 'O'nun da rızası vardı' deyince hakim nikahına alınsın.

Biriken ceza dosyaları zamanında bitirilemediği için, insanları domuz bağıyla öldüren fanatikler, yanlışlıkla(!) bir gecede tahliye edilsin.

26 kişi tarafından tecavüz edilen 13 yaşındaki kız çocuğu için 'rızası vardır' kararı verilsin ve sanıklar iyi halden tahliye edilsin.


Bir kolluk kuvveti düşünün;

Vatandaşları anayasal protesto hakkını kullanırken, onları dağıtmak için üzerlerine 'Allah, Allah' nidalarıyla koşsunlar ve savaşta bile yapılmayacak şekilde revirlere gaz bombası atsınlar.

Ülkenin avukatları, Avrupa'nın en büyük adalet sarayında dövülerek gözaltına alınmalarına karşı çıkarken, avukatlara 'kanunları senden mi öğreneceğim?' desinler.

Meydanda toplanmış halkı dağıtmak için 'burası halka açık bir alan, dağılın' anonsu yapsınlar.

İnsanları, hiç bir kanuna aykırı olmadığı halde sadece ayakta durdukları için gözaltına alsınlar.


Bir politika dünyası düşünün;

Ülkenin ana muhalefet lideri, protestolar karşısında suskun kalarak, işleri batırmamış yani hayatının en iyi muhalefetini yapmış olsun.

Ülkede seçmenlerin bir kısmı birbirlerini sadece politik görüşlerinden ötürü 'dinsiz, vatan haini' ya da 'cahil,satılık' olarak damgalasın.

Bazı seçmenler, kendi destekleri partinin yarattığı şiddet sonucunda sokaklarda insanlar öldürülürken, vicdanlarını askıya asarak, en büyük dertlerinin yanan otobüsler ya da kırılan fıskiyeler olduğunu söylesinler.


Bir medya düşünün,

Ülke tarihinin en büyük protestolarından biri yaşanırken, günlerce sadece belgesel göstersin.

Dünyanın en hareketli politik gündemlerinden birine sahip ülke televizyonlarında artık neredeyse hiç bir politik tartışma programı kalmamış olsun.

Başbakan'a soru sorarken, ayan beyan titreyen gazeteciler olsun.

Haber yaptığı için, medyanın 65 üyesi cezaevinde tutuklu bulunsun ve dünya rekoru kırılsın. Yine aynı medya buna rağmen 'ileri demokrasi' haberleri yapmaya devam etsin.


Bir hükümet düşünün;

Ulaştırma Bakanlığı, hızlı tren seferi adı altında rayları ve lokomotifleri değiştirmeden sadece makiniste eski treni daha hızlı kullandırarak, 41 kişinin ölümüne sebep olsun. Dava sonunda hiç kimse ceza almasın ve hatta Bakan ülke tarihinin en başarılı Ulaştırma Bakanı olarak gösterilsin.

Sağlık Bakanlığı'nın, Hipokrat yemininden haberi olmasın ve doktorlarına insanlara yardım ettiği için soruşturma başlatsın.

Avrupa Birliği'nden sorumlu bakanı, Avrupa'yla en sorunlu olan adam olsun ve verdiği demeçlerden sonra ülkenin birçok Avrupa ülkesiyle ara bozulsun.

Dışişleri Bakanı, 'Stratejik Derinlik' diye bir kitap yazsın ama öngörülerinin tamamı yanlış olsun. Komşularla sıfır sorun politikasından, sorunsuz komşu kalmaması sadece 2 sene sürsün.


Bir Başbakan düşünün,

Her olayda vatandaşlarına lakaplar taksın.

Ülkeyi yönettiği on bir sene boyunca asla rakipleriyle bir canlı yayına çıkmasın ve yandaşları bunu sorgulamasın.

Tek yönetici ve iktidarın başı olduğu halde, on bir sene boyunca yaşanılan her olay sonunda 'mağdur' olsun ama bir şekilde de 'dünya lideri' olarak gösterilsin.

Ülkenin en büyük terör saldırısından sonra olay yerine gitmek yerine, Amerika'ya gitsin. Olay yerine giden ana muhalefet partisi liderine ise 'senin orada ne işin var?' desin.


Bir ülke düşünün,

Bütün bu olanlardan sonra hiç kimse görevinden alınmasın ya da istifa etmesin. Herşeye rağmen bir kişi bile şerefiyle istifa etmesin!



Fatih BALTAŞ

24.06.2013

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
25 Haziran 2013 09:27

jsmnizmir

Benim öyle bir ülke düşünmeme gerek yok çünkü ben o ülkenin içinde yaşıyorum.. direnerek de olsa yaşıyorum.. çünkü ben bu ülkeyi çok seviyorum.. Yüreğinize ve kaleminize sağlık..
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.