Oryantalist felsefecilerimizin tutarsızlığı

19 Ağustos 2016 09:45 / 1811 kez okundu!

 

 

Batı Felsefesinin dibine dalan ama Avrupa Merkezci bakıştan kurtulamadığı, doğuyu bilmediği, çalışmadığı için, batının oryantalizm şubesi olmaktan kurtulamayan eski Marksistlerimiz, "aydınlanmacı"larımız keşke bu konulara biraz daha ilgi gösterebilselerdi :(

 

Marksistler doğu felsefesine ne zaman ilgi duyacak?

Bu toprakların gerçeğini, birikimini, derinliğini; PKK'lisi, FETÖ'cüsü dahil her türlü şiddet yanlılarına karşı inatla aramaya, öğrenmeye devam. 

Kimi zaman sorular, yanıtlar kadar değerlidir.

1000 yıl kadar önce "Felsefenin Tutarsızlığı" (İmam Gazali) iddiasıyla, medreselerin cebir, geometri, astronomi, tıp, felsefe bölümlerini kaldırıp, yerine Kuran'ın ikame edildiği dönemler yaşadı bu topraklar, unutmayalım :( 

150 yıl kadar sonra Endülüs'ten ses geldi, "Felsefenin Tutarsızlığının Tutarsızlığı" (İbni Rüşd ya da Averos) diye... Batı Averos'u izleyip Reform ve Rönesansını yaptı, doğu ise dünyanın bir numarası olmaktan vaz geçip İmam Gazali'yi izledi esas olarak... 

Gezi eylemleri sırasında çok az kişi fark etti; hükumetin bir tasarısına karşı aynı dönemde İlahiyat fakültelerinin hocaları da ayağa kalkmıştı; felsefe derslerinin kaldırılması söz konusuydu.

Çok az sayıda farkındalık sahibi insan o dönemde onların yanında oldu. 

Hükumet büyük bir yanlıştan döndü ve tasarıyı geri çekti. 

1000 yıl sonraki üçüncü felsefe katliamının kenarından döndük, sonra da Türkiye'nin yok edilmesinin...

Ülkemiz, yeni bir dönemecin eşiğinde ayağa kalkarken, şimdi 3 soru cevap bekliyor:

1. 1100 yıl önce İslam'a felsefe aşısıyla onu o dönemde dünyanın bir numarası yapan bu topraklar, bu inisiyatifi başka hangi adımlarla destekledi?

2. Avrupa engizisyonlar, cadı avlarıyla Ortaçağ'ın karanlık yüzüyken; İslam coğrafyası üniversiteler, felsefeciler (Farabiler, İbni Sinalar-Avicena) ile Ortaçağ'ın aydınlık yüzüydü. Bunu ne zaman, nasıl ve neden yitirdi?

3. İslam coğrafyası bu inisiyatifi yeniden geri alabilir mi? Bunun için ne yapılmalı?

Din ve bilimi birbirinin alternatifi olarak görmüyor isek, felsefenin ikisi arasındaki köprü olduğunu da akılda tutarak soralım; 

Üçüncü soruya yanıt arama sürecinde felsefeye düşen tarihsel bir rol var mıdır?

Mesele 1000 yıllık, bu yüzden hacimli :) Yazı 25 satır, bu yüzden genellemelere, kabalaştırmalara, eksik ve hataya açık... Bunlar için bağışlayın... Ancak önemli olan bu topraklara, onun değerlerine sahiden inanmak ve onu keşfetmeye çalışmaktır. Doğru sorularla uzayımızı genişletmeye devam. Sorularınız da, yanıtlarınız da çok değerli. 

Batı Felsefesinin dibine dalan ama Avrupa Merkezci bakıştan kurtulamadığı, doğuyu bilmediği, çalışmadığı için, batının oryantalizm şubesi olmaktan kurtulamayan eski Marksistlerimiz, "aydınlanmacı"larımız keşke bu konulara biraz daha ilgi gösterebilselerdi :(

Vesselam.

İlhami Mısırlıoğlu

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.