Sen hep yazmalıydın Sevgili İbrahim...
26 Eylül 2008 09:15 / 2185 kez okundu!
“Baharın ardından kışa takılıp kalmak ve sonsuz bir kışın umarsızlığıyla başbaşa yaşamaktır bu... Geriye kalan nostaljik bahar kokularından başka, her şey yalan! Geciken baharın ümidi kesip kışın karında patlayarak ölümü seçen zavallı kardelen b
Bu yazıyı okuduğumda garip bir duyguya kapılmıştım; bazı ayrıcalıklı insanların beyninden neler neler geçiyor diye. Güçlü bir felsefesi olan nasıl da damıtılmış, arınmış duygu ve düşüncelerdi bunlar… Hem çok saygı duymuş hem de bir parça kıskanmıştım doğrusu. Hatta ağabeyimle de paylaşmış, ben niye hayata böyle felsefi açıdan bakamıyorum diye hayıflanmıştım. Demoralize olmuştum adeta… Ağabeyimin yanıtı ise; herkesin farklı bakış açılarıyla dünyaya baktığını ve asıl bu çeşitliliğin hayatımızı zenginleştirip, renklendirdiğini söylemek olmuştu. Kim bilir, bana moral vermek istiyordu belki de...
Aradan yaklaşık 4 ay gibi bir süre geçti. Hep bir umutla iyileşeceği zamanı bekliyorduk onun. Ta ki bugün gelen acı habere kadar.
İbrahim’in önceki yazılarına geri dönüp bakarken yukarıdaki yazıyı anımsadım tekrar. Okuyanlar çok güzel yorumlar yapmışlar.
Son yorum da “terzi Ahmet”ten. Terzi diyor ki: “…. durma hep yaz, yazılarına çok ihtiyacım var…”
Evet Sevgili İbrahim, nasıl bu kadar erken gidersin? Sen hep yazmalıydın, yazılarına gerçekten çok ihtiyacımız vardı!
Gittiğin yerde rahat uyu.
Toprağın bol olsun.
Hürriyet
Düş kırıklıklarının da bir sesi vardır... - İbrahim Akar
http://www.izmirizmir.net/modules.php?name=News&file=article&sid=661


