DEMOKRASİNİN ERDEMİ
27 Haziran 2019 11:31 / 1080 kez okundu!
Ben demokrasinin erdemli olduğuna hep inandım. Bu, farlılıklara yer ve ortam tanımasıdır. Türkiye uzun yıllardır bunu hayata geçirmeye çalışıyor. Çevreye itilenler, merkezdekilerle bir arada olabilmenin mücadelesini vermekteler. Merkezdekiler ise bu olursa kendilerinin dışlanacağını sanıyor. Aslında tedirgin oldukları nokta, bulundukları konumun sarsılıyor olmasıdır. Kendi ayrıcalıklarını ve egemen düşünceye sahip olma konumunu kaybedecek olmalarını, kendilerine eşitsizlik olarak algılıyorlar. Gerçekte olan, bir eşitleme mücadelesidir.
****
DEMOKRASİNİN ERDEMİ

Ben demokrasinin erdemli olduğuna hep inandım. Bu, farlılıklara yer ve ortam tanımasıdır. Türkiye uzun yıllardır bunu hayata geçirmeye çalışıyor. Çevreye itilenler, merkezdekilerle bir arada olabilmenin mücadelesini vermekteler. Merkezdekiler ise bu olursa kendilerinin dışlanacağını sanıyor. Aslında tedirgin oldukları nokta, bulundukları konumun sarsılıyor olmasıdır. Kendi ayrıcalıklarını ve egemen düşünceye sahip olma konumunu kaybedecek olmalarını, kendilerine eşitsizlik olarak algılıyorlar. Gerçekte olan, bir eşitleme mücadelesidir.
Demokrasinin en önemli unsuru ise sandıktır. Bu olmadan olmaz. Bunun önemini azaltmaya yol açacak düşünceleri egemen kılmaya çalışmak, demokrasiye zarar verir. Başka yolları öne çıkarmaya yol açar. Sandık sonuçlarını kabullenmek de demokratik seçimlerin önemli bir unsurudur. Ne yazık ki ülkemizde yıllardır hem sandık, hem sandık sonuçları kötülendi. Yapılan oylamaların hemen hepsi tartışma konusu yapıldı ve gayrı meşru ilan edilmek istendi. Bu durum hem sandığa olan inancın sarsılmasına hem de sandık dışı yollara hevese çanak tutuyordu. Son İstanbul seçimi göstermiştir ki bu yollara sapmaya gerek yok. Yıllardır sandıkta sonuç alamayanlar, demek ki alabiliyormuş.
Son seçimde bile bu tarz söylemler alabildiğine dillendirildi. Fakat söylenenler doğru çıkmadı. Seçim sonucuna, iktidardan kabullenme geldi. Halbuki muhalefet, Muharrem İnce'nin tavrına istisna dersek, yıllardır bunu hiç yapmamıştı. 31 Mart seçimlerine itiraz, bu tespitin doğruluğuna gölge düşürmez. İtiraz da demokratik bir haktır. Bu itirazı gerektirecek pek çok haklı gerekçe vardı. Belki de oyların tamamen sayılması, sonucu değiştirecekti. Oyların yeniden sayımı engellenince seçimin yenilenmesini talep etmek kaçınılmaz oldu. Seçimin yenilenmesi talebi AK Parti açısından yanlış bir siyasi tutum oldu. Seçmen bunu kendine göre yorumladı ve tercihini ona göre yaptı. AK Parti önemli bir yara aldı.
Seçimleri sürekli olarak bir tek parti kazanacak diye bir şey yok. Demokrasi farklı partiler içeriyorsa, mutlaka farklı sonuçlar da ortaya çıkacaktır. 31 Mart sonuçlarına itiraz hukuken doğru idi. AK Parti bir tercih yapmalıydı. Ya hukuki olanı tercih edecekti, ya da siyasi olanı. Bence 23 Haziran sonucuna rağmen hukukun feda edilmemesi doğru oldu. O şaibeler üzerine kazanılmış bir seçim çok tartışmalara yol açardı. Meşruiyet zedelenirdi. Seçmen 23 Haziranda bu belirsizliği ortadan kaldırdı.
Seçimler kazanılır, kaybedilir. Dünyanın sonu değildir. Kazanan hep kazanacak, kaybeden hep kaybedecek değil. Kaybedenler durumlarını gözden geçirip heveslerini bir sonrasına taşır. Futbolda 'bir sonraki maça bakacağız' diye bir deyim var. Bence her kaybeden bunu yapmalı. Bu, rövanşizm değildir, olması gerekendir.
23 Haziran sonuçlarında en dikkatimi çeken nokta AK Parti oylarındaki 220 binlik azalmadır. Sanki bir kısım AK Parti seçmeninde bir bezginlik oluşmuş gibi. Sandığa gitmediler. Durumu kabullendiler. Buna karşılık Millet ittifakı sıkı bir çalışma yapmış. Reddedilemeyecek kesinlikte bir sonuç aldı. Haklarını teslim etmek gerekir.
Aslında bu sonuç, seçmen açısından çok kurnazca denilebilecek bir sonuçtur. Şimdi iktidar partisi, doğru sonuçları çıkarabilirse halkın sorunlarına daha fazla ilgi gösterecektir. Tersini yaparsa gerileme büyür. Muhalefet de uzun yıllardır elde edemediği kazanımı korumak ve daha ileri götürmek için çaba sarf edecek. Her iki durum da halkın yararına sonuçlar doğurur. Partiler kendi içlerinde bu durumu değerlendirecektir.
Hamiş; Hiç bir seçim sonucu iyi ya da kötü değildir. Kimisi sevinir kimisi burulur. Demokrasi böyle bir şey. İyi ki var...
Firuz TÜRKER
26.06.2019
Son Güncelleme Tarihi: 29 Haziran 2019 11:19



