Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde Türkiye hâlâ özgür değil...

03 Mayıs 2011 13:03  

 

Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde Türkiye hâlâ özgür değil...

Gazeteciler, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünü standartlarının en yetkili ağızlarca tartışma konusu edildiği ve bu uğurda mücadele verenlerin hedef yapıldığı bir ortamda giriyor. 5 gazeteci yazdıkları, 42 gazeteci de "Ergenekon", "KCK", "Devrimci Karargah", "Balyoz" gibi çeşitli operasyonlar çerçevesinde 31 Mart 2011 itibariyle hapisteydi. 2011'in ilk üç ayında gazetecilerin gözaltına alınma şekilleri ve yayın bürolarına yapılan baskınlar damgasını vurdu. Üç ayda 13 kişi, Kürt Sorunu'na dair görüşlerinden 21 yıl 10 ay hapis ve 66 bin 946 lira para cezasına çarptırıldı. Yargıtay ısrar edince yerel mahkeme, "30 bin Kürt'ü ve 1 milyon Ermeni'yi öldürdük" sözleri nedeniyle yazar Orhan Pamuk'a herkesin dava açmasının yolunu açtı. Böylece 301. madde, tazminat dosyalarına da girmiş oldu. İsmail Beşikçi Q harfi nedeniyle Terörle Mücadele Yasası çerçevesinde 1 yıl üç aya mahkum oldu.

Gazeteciler, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünü standartlarının en yetkili ağızlarca tartışma konusu edildiği ve bu uğurda mücadele verenlerin hedef yapıldığı bir ortamda giriyor.

Başbakan Erdoğan’ın “Cezaevinde 27 gazeteci var; hiç biri gazetecilikten hapiste değil” sözleri adil şekilde yargılanmayı bekleyen tutuklu gazeteciler açısından yargıya müdahale anlamına geliyor.

Bağımsız İletişim Ağı (BİA) Medya Gözlem Masası'nın 2011 Ocak-Şubat-Mart Medya Gözlem Raporu, 62’si gazeteci toplam 103 kişinin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek davalardan yargılandığını ortaya koyuyor.

Rapor 3 Mayıs’ın, köşe yazarlarının hükümet baskısıyla işinden olduğu, üç ayda 12 kişinin Kürt Sorunu’na dair görüşlerinden 21 yıl 10 ay hapis ve 66 bin 946 lira para cezasına mahkum edildiği, “Ergenekon” gibi yargı dosyalarını haberleştiren gazetecilerin 2 bin davayla hapis tehdidi altında ezildiği, gazetecilerin en temel haber kaynakları gizleme hakkının ev ve büro baskınlarıyla yok edildiği bir gün haline geldiğini ortaya koyuyor.

267 kişinin adının geçtiği 20 sayfalık raporda ihlaller "saldırı ve tehdit", "gözaltı ve tutuklamalar", "basın ve ifade özgürlüğü davaları", "düzenleme ve hak aramalar", "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi", "Sansüre tepkiler" ve "RTÜK uygulamaları" başlıklarıyla yer alıyor.

Türkiye medyası, hala siyasi ve finansal baskıların oto-sansüre ittiği, editoryal bağımsızlığın olmadığı, yasal altyapının tamamlanmadığı bir ortamda faaliyet yürütmeye çalışıyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 15 kişinin taşıdığı beş dosyadan Türkiye’yi ifade özgürlüğünü çiğnediği gerekçesiyle toplam 117 bin TL (58 bin avro) manevi tazminat ödemesine karar verdi. 2010’un aynı döneminde bu tutar 133 bin TL (63 bin 423 avro) idiyse de AİHM cezaları son yıllarda artışta.

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), hükümetin telkini ve izleyici şikayetiyle Kanuni Sultan Süleyman'ı yansıtan "Muhteşem Yüzyıl" dizisi nedeniyle Show TV'yi uyardı. NTV, Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Erato Kozakou-Marcoullis’in sözlerini canlı yayında aktardığı için RTÜK’ün verdiği uyarı cezasını yargı mücadelesiyle iptal ettirdi. Danıştay, “halkın haber alma hakkı”na vurgu yaptı.

47 GAZETECİ HAPİSTE

Yayımladıkları yazılar veya kitaplar nedeniyle beş gazeteci, Azadiya Welat gazetesi eski yazı işleri müdürleri Vedat Kurşun ve Ozan Kılınç, Aram Yayınları imtiyaz sahibi ve Hawar gazetesi yetkilisi Bedri Adanır, İşçi Köylü gazetesi yazı işleri müdürü Barış Açıkel ve Proleterce Devrimci Duruş gazetesi yazarı Nevin Berktaş 31 Mart 2011 itibariyle hapisteydi. 2010’un aynı döneminde iki gazeteci yazıları nedeniyle hapisteydi.

42 gazeteci de gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılanıp yargılanmadıkları netleşemese de cezaevinde bulunuyorlar. 2010’un aynı döneminde bu sayı 32 idi.

Ocak-Şubat Mart aylarında 46 kişi, Terörle Mücadele Yasası’ndan (TMY) 334 yıl 4 ay hapis ve 66 bin 946 TL para cezası istemiyle yargılandı. Bu kişilerden 13’ü, 22 yıl 10 ay hapis ve 66 bin 946 TL para cezasına mahkum oldu. 2010’un aynı döneminde mahkumiyet 28 yıl 5 ay ve 16 bin 660 TL idi.

44 KİŞİ "HAKARET"TEN SANIK

44 kişi, hakaret iddiasıyla açılan ceza davaları kapsamında 77 yıl 3 ay hapis istemiyle yargılandı; üçü toplam 11 ay hapis ve 10 bin 580 TL para cezasına mahkum edildi. Geçen yılın aynı döneminde 48 kişi 147 yıl 8 ay hapisle yargılanıyordu.

13 kişi toplam 349 bin TL tazminat istemiyle mahkemeye çıktı; ikisi 12 bin TL ödemeye mahkum edildi.

Yedi gazeteci yaptıkları yargı haberleri nedeniyle “soruşturmanın gizliliğini ihlal”den (TCK 285) 70 yıl 6 ay hapis istemiyle yargılanıyor.

10 kişi adliye haberleriyle “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” ettikleri (TCK 288) iddiasıyla 93 yıl hapis istemiyle karşı karşıya.

Altı kişi, suçu övdükleri iddiasıyla 12 yıl 10 ay 25 gün hapis istemiyle yargılanıyorlar; sanatçılar Pınar Sağ ve Ferhat Tunç, toplam 10 ay ve 25 gün hapisle cezalandırıldılar.

Beş kişi, “halkı askerlikten soğuttukları” iddiasıyla (TCK 318) toplam 15 yıl 5 ay hapis istemiyle yargılanıyor. Halil Savda’ya beş ay hapis cezası verildi.

Ümit Kaftancıoğlu, Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, 90’lı yıllarda öldürülen Kürt basınından 20’yi aşkın gazeteci, Hrant Dink’in öldürülmesi için emir verenler ortada yoklar.

Sesonline.net

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz*:
Facebook'ta paylaş
0