28 Şubat'ın yıldönümünde halk, darbecilere karşı öfkesini sokağa taşıdı

28 Şubat 2010 23:35  

 

28 Şubat'ın yıldönümünde halk, darbecilere karşı öfkesini sokağa taşıdı

28 Şubat darbesinin 13. yıldönümünde İstanbul, İstiklal caddesinde "Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu" tarafından düzenlenen " 1000 yılın sonu, Erken final..." temalı yürüyüş ve mitinge 30 bini aşkın yurttaş katıldı. Son yıllarda gerçekleştirilen darbelere karşı protesto gösterilerinin en yüksek katılımlısı olduğu gözlenen yürüyüş Tünel Meydanı'ndan başlayarak, Taksim Meydanı'nda gerçekleştirilen mitingle sonlandı. Yürüyüş sırasında, güzergah üzerinde bulunan İstanbul Barosu önünden geçerken "Darbeci Baro" şeklinde protesto sloganları yükseldi. CHP örgütünün önünden geçerken de protestocular "Baykal kışlaya", "Irkçı Baykal, faşist CHP" şeklinde sloganlar attı. Toplumun çok çeşitli kesimlerinden katılımcıların bileşimiyle gerçekleştirilen yürüyüşte "İlker Başbuğ çeneni kapa", "Darbelere dur de!", "Ordu kışlaya", "İnanca saygı, düşünceye özgürlük", "Hrant'ın katili Ergenekon çetesi" şeklinde sloganlar atıldı. Eylem, son yılların en güçlü darbe karşıtı halk yürüyüşü olarak nitelendi.

Yürüyüş sonunda Taksim Meydanı'nda gerçekleştirilen mitingte, "Sivil Dayanışma Platformu" sözcüsünün yaptığı konuşmanın ardından, "Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu" adına bir konuşma yapan sanatçı Lale Mansur; "28 Şubat darbesinin üzerinden 13 yıl geçti. 28 Şubat darbesiyle ordu, dönemin hükümetini düşürdü, 28 Şubat darbesine giden yolda milyonlarca insan fişlendi. Bankalar hortumlandı. Başörtülü öğrenciler darbecilerin şiddetine maruz kaldı, okul kapılarından içeri alınmadı, aşağılandı, dövüldü. 28 Şubat darbesi, ırkçı bir iklim yarattı ve tetikçiler harekete geçti. Akın Birdal 13 kez kurşunlandı" dedi. Mansur konuşmasını şöyle sürdürdü:

"28 Şubat’ta belki o meşhur emir komuta zinciri içerisinde ordu yönetime el koymadı ama bir hükümeti devirerek, tüm özgürlüklerin üzerinde şiddetli bir baskı uyguladı.

Dönemin Genelkurmay başkanı, Erbakan hükümetini devrildikte sonra başbakan olan Mesut Yılmaz’a, “Nizamiyenin kapısından döndük” diyerek tehdidini sürdürdü. Askerler, 28 Şubat’ın gerekirse 1000 yıl süreceğini ilan ettiler.

1000 yıl boyunca baş örtüsü yasağı!
1000 boyunca insanların kurşunlanması!
1000 yıl boyunca ırkçılık!
1000 yıl boyunca askeri vesayet!
1000 boyunca denize giren vatandaşları gettolarından seyretmeye mahkum olan halk!
1000 yıl boyunca suskunluk!
1000 yıl boyunca bölünmüşlük! Düşmanlık!

28 Şubat, bir korku imparatorluğu yaratmayı hedefledi. Uğruna, özgürlüklerimizi askıya almamız gereken bir korku imparatorluğu.

Halkın aptal yerine konduğu, özgürlüklerin lağvedildiği, demokrasinin apoletlilerin egemenlik sahasına dönüştürüldüğü bir korku imparatorluğu.

Başörtülü öğrencilerin “ikna odalarında” baskıya uğradığı bir imparatorluk. Farklı düşünenlerin fişlendiği, muktedirlerin istediği gibi giyinmeyenlerin coplandığı, tutuklandığı, işkence gördüğü bir imparatorluk!

Hepimiz biliyoruz ki, cuntacılar 28 Şubat’ın 1000 yıl sürmesini istiyorlar. Bunun için çalışıyorlar. 2000’li yıllar boyunca “Ayışığı”, “Yakamoz”, “Sarıkız”, “Eldiven” adını verdikleri bir dizi darbe girişiminde bulundular. Siyasi cinayetler işlediler. 1990’lı yılların başından beri, topluma korku salmak, “laik/şeriatçı” bölünmesini yaratmak için Uğur Mumcuları öldürdüler, Sivas’ta insanları yaktılar. 2000’li yıllarda Hrant Dink’i öldürdüler.

Kaos yaratmak, cuntacıların becerebildiği tek iş. Kafes darbe planında da, Balyoz darbe planında temel hedefleri kaos yaratarak yönetime el koymak!

Yüzlerce çocuğu müzelerde patlatacak kadar acımasız, camileri bombalayacak kadar gözü kara olan Onlar, ellerini kollarını sallayarak darbe planları yapmaya, faili meçhul cinayetleri sürdürmeye, meclis üzerinde baskı kurmaya, suikastlar planlamaya devam edeceklerini düşündüler.

Ama atladıkları, küçük bir nokta oldu. Dünya eski dünya değil! Türkiye eski Türkiye değil. Biz, eski biz değiliz!

Darbelere karşı, amasız, fakatsız direniyoruz. Ergenekon davası, tüm cuntacıların, darbe planlayıcılarının uykularını kaçırmaya devam ediyor.

Uzun süredir sokaklarda, hep birlikte, “darbelere karşı direneceğiz!”, “Darbelere karşı omuz omuza” sloganlarını atıyoruz. Direniyoruz ve darbeyi Türkiye’de sevilen bir moda olmaktan çıkartıyoruz.

"EMASYA PROTOKOLÜ KALKTI"

Sadece darbecileri değil, darbeye zemin hazırlayan siyasileri de moda olmaktan çıkartıyoruz. 28 Şubat’ta Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı. Her darbenin adamı olan Demirel gibileri de moda olmaktan çıkartıyoruz.

28 Şubat’ın ürünü olan Emasya Protokolü kalktı.

28 Şubat’ta daha da derinleştirilen korku imparatorluğunun bölünmüşlüklerini aşıyoruz.

Ama 28 Şubat’ın etkilerinin sürdüğünü de biliyoruz. 12 Eylül mahsulü DARBE ANAYASASI’nın kendisi durdukça darbe sevicilerin durmayacağını, her fırsatta kaos yaratmaya çalışacağını biliyoruz.

Bugün 28 Şubatçılar yenildi. Darbeciler yenildi. Irkçılar yenildi. 1000 yılın sonu onlar için erken geldi. Yenilen sadece 28 Şubatçılar değil. 27 Mayısçılar, 12 Martçılar, 12 Eylülcüler, 27 Nisancılar! Onlar da yenildi

Ordunun, medyanın, yüksek mahkemelerin ve dev anası sivil olmayan toplum kuruluşlarının el ele vererek gerçekleştirdiği dünyanın en ahlaksız post-modern darbesi 28 Şubat’ın yıl dönümünde;

28 Şubat bin yıl sürecek diyenlere;

Bin yıl sürmesi için toprak altında vatandaşına atılmak üzere bomba saklayanlara;

Bin yıl sürmesi için alçakça eylem planları hazırlayanlara;

Bin yıl sürmesi için kalan son hukuk kırıntılarını da hiçe sayıp yargı darbesi yapanlara;

Bin yıl sürmesi için çocukların üniversite puanlarına göz dikenlere;

28 Şubat’ın bin yıl sürmeyeceğini söyleme zamanı geldi!..

Pardon ama artık sizin bu saçmalıklarınızı çekemeyeceğiz.

Erken Final: BİN YILIN SONU.

Bu yüzden son bir kez hep birlikte haykıralım:

» “28 ŞUBAT BİR DAHA ASLA!”
» “12 EYLÜL BİR DAHA ASLA”
» “27 MAYIS BİR DAHA ASLA”
» “12 MART BİR DAHA ASLA”
» “27 NİSAN BİR DAHA ASLA”


FOTOĞRAF: Zeynep Kuray


Sesonline.net

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz*:
Facebook'ta paylaş
0