Şeyh Sipır

17 Aralık 2012 21:22 / 1310 kez okundu!

 


Ne yaparsan yap İzmir’e yağmur illâ yağar. Sevinir tüm serçeler ıslansalar da. Pencereler ardına kadar açılır. Kapılar çarpar esintiden. İnsanlar sökülür sokaklardan koyu renkleriyle. Kış gelmiş siyah ve griye boyanmıştır bakışlar. İçi açılınca düğmelerin kopar pembeler çığırtkan leylâklar pelikanlara takılır. Körfezin kafası karışır. Sorar.

- Kim bunlar?..
- Gizlice çalar komşusunun kapısını bu kim?
- Danimarka’dan gelmişler…

Yanıtı hazır bulmacalar soldan yukarıya sağdan aşağıya utanmaktadır ilk kez. Kahkahayla kuşanır İsmet İnönü!..

Günlerden Salı. Akşam çökmüş. Sobalar tutuşmuş ateş edercesine. Çam kozalakları kendinden geçmiş “kor”…her yer ıslak bir tek kadınlar sadece “onlar” yemeği atıştırıp gelmişler.

İzmir’in tepeleri, arka, ara geçişleri…çocukların dışarıda kaldığı neresiyse o semtler yolda. Otobüse binmeye gerek kalmamış. Yaşadıklarınca çıkınlayıp her şeyi, bir oğul veya kız, kırk yıldır görülmeyen kardeşin kokusu ilişmiş gözlere sımsıkı. Ne mektup gelmiş dağdan ne de kucak.

Saatyirmiotuztıklımtıkışmavikoltuklar

Hamlet; İzmir’e geldi. Şaşırdı dil evinden çıkınca. Muzip, komik, ısrarcı bir çocuktu. İzmir’e dokundu. Hamlet Hamlet olalı böyle bir kalabalık görmemişti. Harfler zıpladı suların üstünde. Sevinçten ıslandı her yeri. Akşam annesi söylenecek. Olsun ne yapsa yeridir annenin. İzmir’de konuşuyor ne olsa…“ Dil’e” gittik dile geldik işte. Sinekler, börtü böcek, sis dağıldı. Sınırlar, çizgiler kırıştı, ufaldı oyunla. Diyarbakır şehir tiyatrosu Hollanda iş birliğiyle sahneye masal çıktı. Başlarını okşadı her gelenin. Onlardan daha çocuk dünden daha iyiydi.

Sonuna kadar kalamadım. Dönüş yolu uzundu. Araba yok öyle her saate. Belki başka bir haftaya belki başka bir mesleğe sığınır (???) “gelir” yeniden. Barışa kalmaz tutar ellerimizi dil dil olur kilitlere. Kaçmadan, kaçınmadan yaşanır ne olacaksa.

Gel demeye kalmaz. Baharın ufkuna bakınmadan kendiliğinden Amed’den kıyıları dolaşa dolaşa nefes nefese antik tiyatroda, Olympos’un kucakladığı serin sularda şifa olur.



Ve onlar dilin derin sırdaşları yeniden açılır mor, yeşil, sarı kadifelerle beyaz örtülerin matemi Akdeniz, Ege dinlemez okyanusa saçar kederini. Su derindir dedi küçük. Suya gitmeli, suya bırakmalı kendini. Nasıl çokmuşuz gönlüm.

Çok ve sevdalıydık o gece…

İzmir bu yağmursuz kalamaz…

Bir de insansız…

Hamlet perdeden sahneye…

Kürtçe…tragedya…


İffet DİLER

17.12.2012


Son Güncelleme Tarihi: 22 Aralık 2012 00:29

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.