Cumhurbaşkanı Kardeşim, Yeter!

24 Mart 2017 09:41 / 810 kez okundu!

 

 

Bu ülkeye çok hizmet ettiniz ve ediyorsunuz. Kardeşim hitabını da hoşgörün, benden biraz genç olduğunuz için bu üslubu seçtim. Bir çok konuda size hak veriyorum. Batı’da faşizm var mı? Var! Nazilik var mı? Var! Haklısınız. Ona rağmen ve bu akımları aşmak için çaba gösteren liderler de var.

******

 

Cumhurbaşkanı Kardeşim, Yeter!

 

Bu ülkeye çok hizmet ettiniz ve ediyorsunuz. Kardeşim hitabını da hoşgörün, benden biraz genç olduğunuz için bu üslubu seçtim. Bir çok konuda size hak veriyorum. Batı’da faşizm var mı? Var! Nazilik var mı? Var! Haklısınız. Ona rağmen ve bu akımları aşmak için çaba gösteren liderler de var.

 

O liderleri anlayabilseniz daha iyi olmaz mı? Onların dertleştiği bir lider olsanız?

 

ABD'de yerliler katledildiler mi? Edildiler. Almanya’da Yahudiler? Evet. Ama bunları onların ekmeğine her an sürmek yerine daha uyumlu bir yaklaşım bizim daha fazla çıkarlarımıza hizmet etmez mi?

 

Yaptık olmadı. Yaranamadık. O zaman kısasa kısas? Eh, evet ama onu da gücümüz kadar yapabiliyoruz işte. Bakın geldiğimiz noktada ülkeye batılı turist gelmez oldu. Keskin sirke küpüne zarar!

 

Hakan Çelik ile olan konuşmayı dikkatle ve kısmen takdir ederek izledim. Yeter hizmet ettiğinizi düşünüyorum, ara verme zamanı geldi, sizden bu ülke daha epeyce istifade eder. İki yıl sonra döneminiz bitince emekliliğinizi planlayın derim. Tansiyon düşürerek bu ülkeye ihtiyacı olan istikrarı hala verebilecek şanslı bir konumdasınız. Güvenin vatandaşlarınıza. O ayakkabı kutularının falan hesabı elbet bir gün bu dünyada veya öbür dünyada bir şekilde verilecektir. Uzlaşarak iktidarınızda da verilebilir. Nazlı Ilıcak, Mümtaz’er Türköne, Kadir Gürsel’i ve yüzlercesini hapiste tutarak bu hesaplar daha kolay verilmeyeceklerdir.

 

Cadı avı zamanı artık bitmeli. Bakın Kamboçya’da yüzbinler öldürülürdü birkaç kişi dışında yüzlerce, binlerce insandan hesap sorulmadı. Kur'an'da intikam hakkında bir çok bahis var ama sonunda esirgeyen ve bağışlayan bir Allah algımız var. “Ne istedilerse verdik” dediğiniz insanlara karşı da ılımlı davranılmalı artık.

 

Daha fazla güç istemenizi anlıyorum. Avrupa’daki liderlerin çoğunun sizin şu anki gücünüzü kıskanmalarını da.

 

Suriye’de çözüm anahtar niteliğinde. Amerikan, Rus ve Türk Askerlerinin masaya oturmalarını politikalarınız sayesinde yaşadık. Sağ olun.

 

Keşke bu referandumda lider sultası dışında seçilecek milletvekilleri ibaresi de olsaydı ve keşke halkın nabzını tutmak için milletvekilleri seçimleri Başkan seçiminden farklı bir zamanda yapılsaydı. O zaman daha fazla denetim ve özgürlük mümkün olacaktı.

 

Merak etmeyin, sizin yeteneklerinizde çok insan çıkar bu ülkeden, AKP içinden de. Yaptıklarınız olumlu işleri çok takdir eden de. Halkınıza güvenin. Uzlaşarak kariyerinizi tamamlama imkanınız hala var önünüzde. 15 yıllık iktidar sonunda geldiğimiz noktada evrimi müfredattan çıkartarak ne denli büyük bir hata ettiğinizi zamanla anlayacaksınız diye düşünüyorum. Laikliğin günlük uygulamada  önemi konusunu da.

 

Dine düşkünsünüz ama artık içkili lokantaların yakınında bile yol boyunda hoparlörlerden ezan okunuyor. Farklı yollardan hidayet arayarak yaşayanlara “İllalah!” mı dedirtmek istiyorsunuz?

 

Demokrasi ve birey hakları bir bütündür. Tek ayaklı yürümez. Dengesiz olur! Kişilerin inanç hürriyetine saygı ne durumda? “Halkın hassasiyetlerinden” bahis ediyorsunuz, farklı zamanlarda yeme veya içme özgürlüğünü kullanmak isteyen insanlar İstanbul’da darp edilince. Halkın diğer yarısı, başka  bir ülkenin halkı mı?

 

Eğitim konusunda çok başarılı olamadık. Esasen en önemli ve en kolay çözülecek konu da o. Çok sesliliğe izin vermek ve tarafsız bir idare ve denetim. Eğitim inşaat yapmak demek olsaydı Çimento fabrika sahipleri dünyada eğitimden sorumlu olurlardı.

 

Germeyin derim. Yok sizin fıtratınızda daha fazla germek ve bu ülkenin kaderinde daha şiddetli çatışmalar var ise, onu da hep beraber yaşayacağız demektir. Ben şahsen  hizmetiniz için müteşekkirim, ama bu referandumda sizi dikkatle dinledikten sonra da hayır diyeceğim.

 

Mahmut TOLON

24.03.2017

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.