ESKİ YOLDAŞIM, BU ÇIĞLIĞIM SANADIR!

18 Mart 2022 19:28 / 824 kez okundu!

 

 

"Faşist diktatörlük", "saray diktatörlüğü", "diktatör", "eşkiyalık düzeni", "Kürt özgürlük hareketi"... “sol birleşmeli”, “devrimci durum oluşuyor”, “halk örgütlenmeyi bekliyor”, “işçi sınıfı”… sözcüklerinin ışıltısından gözleri kamaşmış, uzunca zamandır kendisini aldatan ve artık ne önünü ne ardını göremeyen kardeşim; eskiden yol arkadaşlığı yaptığımız, birbirimize sırtımızı verdiğimiz, ölümlerden döndüğümüz yoldaşım!

50 hatta daha fazla yıldır söylenen bu masalı artık terk etmek zamanı değil mi?"

 

***

 

ESKİ YOLDAŞIM, BU ÇIĞLIĞIM SANADIR!

 

 Hey, eski yoldaşım!

 

"Faşist diktatörlük", "saray diktatörlüğü", "diktatör", "eşkiyalık düzeni", "Kürt özgürlük hareketi"... “sol birleşmeli”, “devrimci durum oluşuyor”, “halk örgütlenmeyi bekliyor”, “işçi sınıfı”… sözcüklerinin ışıltısından gözleri kamaşmış, uzunca zamandır kendisini aldatan ve artık ne önünü ne ardını göremeyen kardeşim;

 

Eskiden yol arkadaşlığı yaptığımız, birbirimize sırtımızı verdiğimiz, ölümlerden döndüğümüz yoldaşım!

 

50 hatta daha fazla yıldır söylenen bu masalı artık terk etmek zamanı değil mi?

 

Ayrıca sen, Filipin ormanlarında saklanan Japon askeri olmuş sevgili yoldaşım; 

 

Japonya teslim oldu, 2. Dünya Savaşı bitti! Ardından sosyalist sistem çöktü, ütopyalar uçtu… Belki üçüncüsü başladı, başka biçimlerde sürüyor, nükleerin varlığında belki hep böyle sürecek. Dünya eski dünya değil, Türkiye ise artık eski Türkiye hiç değil.

 

Bir dur artık!

 

Nefes al, gelişmelere bir daha ama dikkatlice ve sahiden bakmayı dene üstelik ön yargısızca…

 

Gençliğimizdeki ideallere daha tecrübeli bir bakışla göz atınca, bugün yanlış safta durduğunu, bilerek/bilmeyerek USA’nın güdümünde kaldığını, yanlış yerlere destek vererek CIA aleti haline gelmiş PKK katillerinin bir biçimde suçuna ortak olduğunu ancak böylelikle belki anlayacaksın. 

 

Bir zamanlar bir açının tam köşesinde birlikteydik. "İlerleyelim beyler" dediler,  ilerledik. Bir baktık ki açının ayrı kollarında ilerlemişiz. Her gün daha fazla birbirimizden uzaklaşıyoruz. 

 

Dur ve düşün lütfen. Sen erdemli adamdın. Yenilgiyi kabul etmek de bir erdem değil midir? Sahici özeleştiriye ne oldu? 

 

Geçmişteki devrimci, eylemci yaşantını sahici bir tecrübeye dönüştürme şansı hala mevcut. Geçmişteki sanal ATILIM’larımıza takılıp kalan kardeşim… “Küçük mahallem ne der acaba?” korkularından kurtulmanın zamanı değil mi? Kaldı ki ülkenin sana gerçekten ihtiyacı var. 

 

Yanlış ütopyalar ölse bile, Adalet, Özgürlük, Barış, Refah, Eşitlik idealleri ölemez! 

 

Ülkene sahip çıkmanın yeni yolları var. 

 

Gel, ülkendeki gerçek atılıma sahip çık! 

 

Leğende kağıttan kayıklar yüzdürmekten bıkmadın mı?

 

Akdeniz’e, MAVİ VATAN’a açıl, okyanusa çık. Okyanus ötesine dikkat et ama 😉 Antartika’da üs kur, UZAY VATAN’a ulaş. 

 

2023 yılı, Türkiye’nin dönüm noktası olacak. 

 

Geçmişte kaçırdın ama bunda payın olsun, üstelik gel bu süreçte kahraman ol! Yeni tarih anlayışı zaten tek büyük kahramanlara dayanmıyor, hatta kahramanları öldürmüş, herkesi kahraman yapmıştır çünkü artık “herkesin değişim üzerinde şu veya bu ölçüde payı bulunmakta...”

 

Tüm dünya bu kaosta kendi derdine düşmüşken, hala adalet arayışında olan, barış yapıcı olan ülkemizi akın akın liderler, bürokratlar bu yüzden ziyaret etmekteyken, sen hala nasıl ön yargılarına teslim kalabilirsin? Gençlikteki ideallerinin bir çoğunun şimdilerde başka yollarla, başka biçimlerde gerçekleştiğine nasıl göz yummayı sürdürebilirsin?

 

Rusya ile NATO’nun Ukrayna’daki savaşını düşün mesela!

 

Şimdiye dek NATO tarafından yönetilmiş Türkiye’nin NATO’ya yön vermeye başladığını gör… NATO’da olup, onun Ukrayna’da yaptığını yapmadığı halde ondan teşekkür almasını başka nasıl açıklıyorsun? Zelensky’nin kim olduğunu, arkasında gerçekte kimlerin durduğunu bildiği halde, Türkiye'nin Ukrayna halkının acısının yanında her yolla durabilmesini nasıl yorumluyorsun? Ya Rusya'nın, "Türkiye'ye müteşekkiriz, dengeli ve pragmatik davranıyor" demesini?

 

Türkiye, uzun zamandır gurur duyulacak işler yapıyor

 

Suriye’de, Libya’da, Azerbaycan’da aslında bir anlamda Rusya ile çatışan ve onun çok övülen savaş aletlerini alt eden ülkenle gurur duy… Batıya satabileceği petrol ve doğal gazın tek yolunun Türkiye olduğu bir durumda; elbette sana nükleer santral de yapacak, S-400 de satacak. Üstelik Boğazlar’ın da anahtarı senin elinde ve sen hala NATO’dasın… Bunu başaranı tebrik etmemek niye?

“Türkiye hem nasıl Ukrayna’yı destekler hem de nasıl Rusya ambargosuna katılmaz, hava sahasını kapatmaz?” diyenlere katılmak niye? Böyle dengeli, dünyanın saygı duyduğu bir politika izleyebilen ülkenle gurur duymalısın.

Kimi eleştirilecek yanlarına rağmen İsmet İnönü, ne yapmış ne etmiş ve Türkiye’yi 2. Dünya Savaşı’na sokmamıştı. Biz geçmişte ona kızar ve “bizi savaşa sokmuş olsaydı, şimdi biz de Türkiye Sosyalist Halk Cumhuriyeti olmuştuk” derdik. Şimdi CHP’li olanlarımız ise onu, DENGE OYUNU’nu iyi oynadığı için kutsuyor ama aynı oyunu, çok daha karmaşık ve üst düzeyde oynayan bugünün Türkiye’sinin ve liderinin hakkını vermekten geri duruyor. Onun hakkını vermeyi torunlarına mı bırakacaksın acaba?

 

Aslında 100 yıldır tüm liderlerimiz RUSYA başta olmak üzere dünyanın büyük güçleriyle bir biçimde DENGE siyaseti güttü, üstelik sağ sol fark etmeden bunu başarıyla yaptı.

 

Recep Tayyip Erdoğan'lı Türkiye'nin farkı ne? 

 

Hep ADALET ve EŞİTLİK arayışı; 

 

Hep MEŞRU duruşu;

 

Krizde, savaşta BARIŞ YAPICI oluşu;

 

Diğerlerinden MERHAMET farkı

 

Ve asıl

 

USA, RUSYA, ÇİN'in yanında kendi EKSENini kuruşu.

İşte fark bu!

 

Ancak tüm bunlara rağmen ya da tam bunlardan dolayı; adalet ve eşitlik peşindeki, meşru, barış yapıcı, merhametli bu ülke, çok iyi biliyor ki aslında Rusya bu savaşı kazanamayacak…

Bunu bilen Türkiye, Rusya'nın tamamen düşmesini de engellemek zorunda ve tam da bunun için tüm diplomatik gücünü harcıyor.

Çünkü Rusya düşerse, düşürenlerin sıradaki hedefi KESİNLİKLE Türkiye olur.

 

Türkiye’nin yönetimi bunn faırkında, o yüzdendir ki o artık dünyanın akıllı Denge Ülkesi.

 

Sıra sende eski yoldaşım!

 

Suriye’deki mülteci göçünü tersine çeviren, yıkımları durduran, barış umudu oluşturan ülkene ve bunu yapan akla sahip çık…

 

Ülkenin can damarlarına 50 yıldır sızmış olan FETO’yu silip süpürenlere destek ver; 

 

40 yıldır binlerce sivili, askeri, polisi öldüren, masum Kürt kardeşlerimizin binlercesinin kanına giren; Kürt çocuklarını çocuk asker yapan, Kürt kızlarını “başı açık silahlı gerilla kız” imajıyla romantize edip onları ölüme gönderen Amerikan uşağı PKK’yi sınır içinde bitiren, Irak ve Suriye’de mağaralara, deliklere tıkayan ve legal işbirlikçilerini de iyice açığa çıkaranları savun, HDP’nin ikiyüzlülüklerini değil;

 

Darbeci Hafter’e Libya’yı dar edip meşru hükumeti ayakta tutanlara sahip çık; 

 

30 yıl işgal edilmiş Azeri topraklarını 44 günde kurtaranlara verdiğin destekle övün… 

 

Bir durup düşünmek için bugün 18 Mart 2022 belki en uygun gün.

 

1915 Çanakkale Köprüsü açılıyor…  Hatalı Sollama Yapma!

 

Bir kere olsun yeni yapılan bir eserle ilgili tuzağa düşmemeye çalış mesela... 1915 Çanakkale Köprüsü’nün açılışı buna neden vesile olmasın? 

 

Birinci köprüde “buraya yapılmasın Zap Suyu’na yapılsın” diyen Deniz Gezmiş naifliğini ciddiyetle slogan ettin, koca koca adamların yalanlarına boyun eğdin; 

2. Köprü’de “alışamadık!” dedin, “Çankaya’nın şişmanı, emek düşmanı” diyerek Özal ile alay etmek baş tacın oldu; 

3. Köprü, Osmangazi Köprüsü, Marmaray, Avrasya Tüneli, Bayraktar, Akıncı ve daha torunlarımıza kalacak nice esere karşı klasik gezici çapulcu tavrını takınmakla zaman harcayıp durdun…

 

Yazık olmadı mı?

 

 

Sevgili eski yoldaşım!

 

Bugün 

#tarihibirgün 

çünkü bugün #1915ÇanakkaleKöprüsü açıldı!

 

Bu tarihi günde 

gel lütfen 

bu sefer

#HatalıSollamaYapma

ve 

geçmiş hataları da temize çek! 😉

 

Gel bu kez G. Kore Başbakanı kadar ol hiç olmazsa. O şöyle dedi köprünün açılışında: “1915 Çanakkale Köprüsü, doğu batı değişim tarihinde yeni bir geçit açtığı için insanlık tarihi açısından önemlidir. Çanakkale muharebesinde zafer kazanan atalarınızı tebrik ediyorum. Artık 1915 Çanakkale köprüsü çatışma ve taarruz tarihini geride bırakarak doğu ile batı arasında barışı başlatan köprü olacaktır. Türk halkı 1915 Çanakkale Köprüsü vesilesi ile Türkiye'nin yeni bir barış çağına öncülük etmesiyle gurur duyacaktır. Bu vesileyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğini de takdir etmek istiyorum.”

Bu konuşmadaki zarifliği fark edip onun ilerisine geçmeyi ne zaman düşüneceksin?

 

 

Alman Subayların Çanakkale’de üstüne oturdukları, 

#SeyyitOnbaşı’nın metanetle sırtlandığı o top mermisini, 

 

2022 Türkiye'si alıp #1915ÇanakkaleKöprüsü’nün en yücesine konduracak. 

Gel ilk kez birlikte, “Ülkeye ve dünyaya bu eseri kazandıranlara selam olsun!” diyelim!

 

 

Yan masadan gelen ikramlarla nereye kadar? 😞 

 

Bir gün başını kaldırıp, “Ben ne yapıyorum, nerede yanlış yaptım?” demeni bekliyorum. Benimkisi de böyle bir umut işte…

 

Yoldaş!

 

Adalet için, Refah için, Eşitlik için, Özgürlük için, Barış için; Meşru bir yolda, Vicdanlı, Merhametli bir Türkiye ekseninde benimle yeniden yol arkadaşlığına ne dersin? 

 

Hasretle kucaklıyorum seni.

 

Vesselam.

 

İlhami MISIRLIOĞLU

18 Mart 2022 

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.