ABBARA'YA BAHAR GELDİ

27 Mart 2022 13:00 / 677 kez okundu!

 

 

"Biz görüşmeyeli PANDEMİ geçti üzerimizden; Hastaneler zinciriyle buluştuk, sistem kurduk, yaşlıları koruduk, AŞI üreten bir kaç ülkeden olduk; Dünya 1929 ekonomik KRİZinden daha ağırına çattı; biz de nasibimizi aldık ama ihracat, büyüme ve turist rekorları kırdık,  devletlerin çoğu büyük yatırımlara ara vermişken biz araya bir sürü havaalanı, köprü, yol, tünel, baraj sığdırdık; dolarla boğuşmaya ise devam"

 

****

 

ABBARA'YA BAHAR GELDİ

 

 

Atilla Yayla önderliğindeki liberal grubun geçen yıllarda toplantılar yaptığı ABBARA’dan uzak kaldım bir süre, gün geldi bugün yeniden döndüm bu zaman tüneline. Aradan 3 yıla yakın zaman geçmiş… Bir konuşma yapsam ne söylerdim, diye düşündüm. Şöyle bir hatırlamak ve hatırlatmak istedim, neler olmuş, neler değişmiş bu sürede… 

 

Bir de ne göreyim?

 

Bahar Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı; Irak, Suriye, İdlip; gelen 4 milyon, dönen 500 bin mülteci; her adımda meşru kalmışız, her adımda barış yapıcı Türkiye;

 

LİBYA’da Rus Wagner’in, Mısır’ın, İsrail’in, Birleşik Arap Emirliği’nin, Fransa’nın açık desteğine rağmen, darbeci Hafter’i püskürtmek için meşru hükumete destek verip iç savaşı engelleyen Türkiye;

 

Bu arada Libya ile yapılan deniz anlaşması sonucunda EASTMED paramparça oldu, Mavi Vatan’ı keşfettik; Karadeniz’de gaz bulduk, sürprizlere açık olduk;

 

Biz görüşmeyeli PANDEMİ geçti üzerimizden; Hastaneler zinciriyle buluştuk, sistem kurduk, yaşlıları koruduk, AŞI üreten bir kaç ülkeden olduk;

 

Dünya 1929 ekonomik KRİZinden daha ağırına çattı; biz de nasibimizi aldık ama ihracat, büyüme ve turist rekorları kırdık,  devletlerin çoğu büyük yatırımlara ara vermişken biz araya bir sürü havaalanı, köprü, yol, tünel, baraj sığdırdık; dolarla boğuşmaya ise devam;

 

30 yıllık Ermenistan işgalini 44 günde bitiren Azerbaycan’ın yanında İHAmızla, SİHAmızla, yüreğimizle durduk; yine barış yapıcıydık, Ermenistan kapımızı çaldı, kapımızı açtık;

 

ONE MİNUTE İsrail; BAE, Yunanistan tek tek zile bastılar; kazan kazana razı oldular; 

 

NATO-RUSYA savaşına meze oldu Ukrayna; Türkiye iki ülkeden de vaz geçmem diyerek denge ülkesi oldu, barış yapıcı, arabulucu rolünü tüm dünyaya kabul ettirdi;

 

NATO’nun yönettiği, darbelerin tükettiği ülkeden; NATO’yu yönlendiren, darbeleri alt eden saygın ülkeye kavuştuk;

 

USA, RUSYA, ÇİN’in yanında dünyanın dördüncü eksenini kurduk; Türk Devletleri Teşkilatı, Katar, Pakistan, Libya, Somali, Sudan; Macaristan, Bulgaristan ve Polonya yüzünden Türkiye aleyhine karar alamaz oldu AB; Türkiye olmadan bölgesel güç bile olamayacağını ancak fark etti;

 

Tüm dünya TB2 ve Akıncı’dan söz ederken; ki İsmail Saymaz gibileri bunu ancak Ukrayna’ya gidince öğrendi; Türkiye denizde karada bilinen/bilinmeyen yeni savunma atılımları yaptı, UZAY VATAN’a daha çok yerleşti; SİHA Gemisini denize indirdi; elektrikli otomobilini robotlara, hava sahasınız da Milli İnsansız Uçağına emanet etmeye hazırlanıyor. F35’leri vermeyen ambargocular şimdi geri dönüş için yol arıyorlar;

 

Biz buluşamamışken İstanbul’u emanet ettiğimiz şahış ise emanete ihanet etti; İstanbul’un başına sarılan kişinin çapsız ve gevşek bir başkan olduğunu biliyorduk amma bu kadarını tahmin bile etmemişti çoğumuz… Aradan geçen 3 yıla yakın zamanda bilmeyenlerin de çoğu öğrendi. 

 

İstanbul, belediyecilik yönünden tarihinin en kötü günlerini yaşadı, yaşıyor. Az sayıda kişi gözlerini kapatıp görmemesine rağmen; yürümeyen merdivenler, yapılmayan metrolar, temel atmama töreni sahtekarlıkları, musluk açılışları, Halk Ekmek sahtekarlıkları, tüm zor zamanlarda ya tatilde ya kayakta olmalar, İngiliz elçisiyle yerli Guaidoluk pazarlıkları, İstanbul’a çoktan yüz çevirip Cumhurbaşkanlığına hazırlık için onu basamak yapmalar ve daha nelerle karşılaştık…

 

Geçenlerde uluslararası derecelendirme kuruluşları açıkladı, İETT ve İSKİ iflas tehlikesiyle karşı karşıya diye… Bugün belediyenin kendisi de iflas ihtimalini dile getirmiş ama belli ki suçu üstünden atma hevesinde… 

 

Cumhurbaşkanlığına hevesi de iyi biliniyor tatilsever başkanın 😉 

 

Ancak Türkiye İstanbul yanılgısından ders çıkarmalı çünkü böyle yanlış ellere bırakılamayacak kadar kıymetli bir ülke… Hele bu pandemi, kriz, savaş ortamında…

 

Özetle, birilerinin hevesi kursağında kalacak! Çünkü İstanbul yanılgısını edeplice kabul edenlerin de sayısı epeyice…

 

Kuklanın ardındaki efendileri zaten bunun çoktan farkına vardı, 180 derece politika değiştirdi ama Guaido özentisi çapsızlarla, yerli destekçileri hala gevşeklikten medet ummaya devam ediyor. 

 

Birileri de hala dünyanın Erdoğan’a arkasını döndüğünü sanıyor, kendi takipçilerini de buna inandırmaya çalışıyor. Çok yazık 😞

 

İktidar da bu sürede ara sıra liberalizme aykırı davranmışsa da çabuk toparlandı. Biraz sahici ve pragmatik liberallerin #KategorikMuhalif olmayan uyarıları, biraz da büyük kriz zamanlarındaki yeni tür devlet-özel sektör işbirliğinin tartışmalı sınırları içinde davranma planı süreçte etkili oldu. 

 

ABBARA’ya baharı getirdik. Sıra ülkeye ve dünyaya getirmekte…

 

ABBARA binalar arasında tüneldir Mardin’de; bizim için ise İstanbul’da bir kafenin ötesinde, zamanlar arasında bir geçit belki, gerçeğe giden yolda bir han, biz yolcuları için yeniden bir tür Nuhun Gemisi elbette.

Vesselam.

 

İlhami MISIRLIOĞLU

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.