HALÝL BERKTAY'I ÝZLERKEN DÜÞÜNDÜKLERÝM
20 Mart 2018 23:28 / 1167 kez okundu!
Türkiyeli solcularýn pek çoðu, hemen hiç dillerinden düþürmedikleri 'objektif olma ilkesini' uzun zamandan beri unutmuþ durumdalar. Gerçekleri, kendi düþüncelerini doðrulayacak þekilde çarpýtmakla meþguller. Bunu da geliþmelerin, kendi görüþ ve düþünceleri doðrultusunda olmamasý nedeniyle yapýyorlar. Anlayacaðýnýz epeydir ipin ucunu kaçýrmýþ durumdalar. Terse düþmek böyle bir þey. Düþüncelerin yaþananlara uymuyorsa, yaþananlarý düþündüðüne uygun olacak þekilde çarpýt. Yöntem bu.
******
HALÝL BERKTAY'I ÝZLERKEN DÜÞÜNDÜKLERÝM
Dün akþam Halil Berktay'ý izliyorum. PKK nýn Afrin'den, Amerika ile Türkiye arasýnda varýlan bir anlaþma çerçevesinde 'çekildiði' ihtimalinin yüksek olduðu yorumunu yapýyor. Sonra bunu 'veri' olarak alýp, 'bunun karþýlýðýnda Türkiye ne vermiþ olabilir?' sorusunu soruyor. Cevabýnýn da 'Amerika'nýn Ýran'a karþý tutumuna paralel tutum almak' olabileceði þeklinde veriyor. Yani bir pazarlýk yapýlmýþ, 'Türkiye Ýran'a karþý ABD'ye söz vermiþ, bunun karþýlýðýnda da Amerika YPG'yi Afrin'den çekmiþ' demek istiyor.
Türkiyeli solcularýn pek çoðu, hemen hiç dillerinden düþürmedikleri 'objektif olma ilkesini' uzun zamandan beri unutmuþ durumdalar. Gerçekleri, kendi düþüncelerini doðrulayacak þekilde çarpýtmakla meþguller. Bunu da geliþmelerin, kendi görüþ ve düþünceleri doðrultusunda olmamasý nedeniyle yapýyorlar. Anlayacaðýnýz epeydir ipin ucunu kaçýrmýþ durumdalar. Terse düþmek böyle bir þey. Düþüncelerin yaþananlara uymuyorsa, yaþananlarý düþündüðüne uygun olacak þekilde çarpýt. Yöntem bu.
AK Parti'ye destek veren eski 'solcularýn' ulusal ve sosyal medyada sesini duyurma imkanýna sahip olanlarýndan önemli bir bölümünün, aþaðý yukarý 'Cumhurbaþkanlýðý yürütme sistemi' oylamasý zamanýndan (hatta 15 Temmuz direniþinden) beri, keskin bir dönüþle çark ederek 'muhalefet yapma' adý altýnda olaylarý çarpýtmaya baþladýklarýna tanýk oluyorum. Bu keskin "u" dönüþünün sebebini bilemem ama böyle bir þeye sebep olacak bir geliþme olmamasýna raðmen bu yolun seçilmesini de mantýklý bulmuyorum. Acaba onlarý ne korkutmuþ olabilir?
Berktay'ý çok uzun zamandýr izlerim. Görüþ ve düþüncelerine katýlmadýðým zamanlar olmasýna raðmen, bir bilim adamý olmasý sebebiyle objektif olmaya önem veren biri izlenimi býrakmýþtý bende. Epeydir o da yukarýdaki kervana katýlmýþ durumda. Bu yüzden uzun zamandýr onu izlemeyi býraktým. Rastlarsam, eðer uykum kaçmýþ da onun program saatine kalmýþsam izliyorum. Çoðu zaman da yorumlarýnýn yanlý olduðu kanýsýna varýp yarýda býrakýyorum. Genel olarak ilk paragrafta yazdýðým tarzda yorumlar yapýyor çünkü. Yani, gerçekle örtüþmeyen, subjektif düþüncelerini gerçeklikmiþ gibi sunar þekilde.
Berktay neden yukarýdaki gibi fikir yürütüyor? Anlaþýlan PKK'nýn tasýný taraðýný toplayýp ardýna bile bakmadan Afrin'den 'tüymesini' içine sindirememiþ. Bunu 'O'na yakýþtýramýyor. Yapmamalý, yapmaz, sanýyor. Öyle olsun istiyor. Ama deðil.
Ayrýca Türkiye'nin, Amerika'ya raðmen böyle bir askersel baþarý elde edebileceðini aklý almýyor. Olmaz, olamaz sanýyor. Bu iþin içinde mutlaka Türkiye'yi deðersizleþtirecek bir çapanoðlu parmaðý olmasý gerektiðini düþünüyor. O yüzden kafasý net deðil. Yeni Türkiye'yi ve onun elde ettiði yeni gücü anlamamýþ. Ayrýca Cumhurbaþkaný baþta olmak üzere yetkililerin tersi yönde yaptýklarý açýklamalara da itibar etmiyor.' Hadi caným sende; baþarýymýþ; hýh... ' tavrý takýnýyor. Yetkili aðýzlarýn eski yöneticiler gibi (hadi yalan söylediðini demeyeyim) olaylarý kendi lehlerine 'abarttýklarýný' ön kabul olarak alýyor.
Sayýn Berktay'ýn bu tarzýna karþý daha önce de eleþtirel düþüncelerimi yazmak istemiþtim. Ama, 'her þey açýkta cereyan ediyor, anlayan anlar, anlamayan hayat oyununda taca çýkar' diye düþünmüþ, yeltenmemiþtim. Fakat bu tarzýn yaygýnlaþtýðýný ve süreklilik kazandýðýný görünce buna yönelik düþüncemi yazmadan edemedim. Burada söz konusu olan sayýn Berktay'ýn kiþisel tutumunun eleþtirisi deðildir çünkü. Giderek yaygýnlaþmakta olan çarpýk bir düþünce yürütme þeklinin eleþtirisidir. Yani bana öyle geliyor. Ýnsanýn bu tarz konuþmalarý dinledikçe 'ama öyle deðil ki' diye isyan edesi geliyor çünkü.
Bunun bir faydasý var mýdýr; bence yok. Çünkü kimse üzerine alýnýp da 'kendimi düzelteyim' diye içinden karar alacak deðil. Alsa bile uygulamaya geçiremeyecektir. Çünkü gerçekliði hissedemez, sezemez, kavrayamaz olmuþtur artýk. Öyle olmasýn, benim istediðim gibi olsun yanýlsamasýna kapýlmýþtýr bir kere. Geri dönmek zordur. Týpký yukarýda yazdýðým gibi bir "u" dönüþüne ihtiyaç var. O da kolay deðil.
Madem böyle düþünüyorum öyleyse neden yazdým iki sayfa yazýyý. Evet; kendini bu tarza kaptýrmýþlara bir yararý yok ama en azýndan onlarý þaþýrarak izleyip de 'neden oluyor bunlar' sorusuna yanýt arayanlarýn düþüncelerine yardýmcý olur belki. Üstelik de bu benim kendime karþý sorumluluðumdur. Onlar gibi düþünmüyor ve de yaptýklarýný doðru bulmuyorum. Hiç olmazsa bunu açýklamýþ olurum. Baþka türlü içim içimi yiyor çünkü; 'doðru bildiðini söyleme' içgüdüsü rahat býrakmýyor.
Firuz TÜRKER
19.03.2018
Son Güncelleme Tarihi: 21 Mart 2018 20:48



