ERDOĞAN'IN BİR DİKTA YÖNETİMİ PEŞİNDE OLDUĞUNA MI İNANIYORSUNUZ?

19 Mayıs 2018 00:22 / 1117 kez okundu!

 

 

Erdoğan 16 yıldır ha bire seçimlerle politik mücadele veren bir 'diktatörlük' heveslisidir. Halbuki kendisine karşı sayısız suikast, ona yakın darbe hazırlığı yapılmış; bir halk ayaklanması çıkarılarak devrilmesi planlanmış; tıpkı Brezilya'da olduğu ve Amerika'da da yapılmak istendiği gibi yargı marifetiyle düşürülmeye çalışılmış; partisi kapatılmak ve Necmettin Erbakan gibi siyasi yasaklı konumuna sokulmak istenmiş; ülkesinde iç savaş kışkırtıcılığı yapılmış; bunların hiç biri tutmayınca da açıktan darbe yoluyla devrilmeye çalışılmıştır.

 

*****

 

ERDOĞAN'IN BİR DİKTA YÖNETİMİ PEŞİNDE OLDUĞUNA MI İNANIYORSUNUZ?

 

Erdoğan'ın otoriter bir rejim heveslisi olduğu; kendini modern çağın Osmanlı sultanı gibi gördüğü; gizli bir ajandası olduğu ve adım adım diktatörlüğe yürüdüğü; uygun zamanı bulduğunda da açıktan diktatörlüğünü ilan ederek demokrasiyi bütün kurum ve kurallarıyla birlikte rafa kaldıracağı; Türkiye'yi İran ya da Malezya'ya (nedense hiç Suudi Arabistan demediler) çevireceği tezi uzun yıllardır işleniyor.

 

Erdoğan iktidara geleli 16 yıl oldu. Ne var ki bu yönde her hangi bir gelişme görülmedi. Tam tersine ceza hukukunda önemli pozitif değişiklikler yapıldı. İnkar ve asimilasyon politikalarına son verildi. Uzun uzun yapılan işleri saymayacağım. Bu gün partilere rekor düzeyde adaylık başvurusu yapılıyorsa bu, milletin akın akın siyasete koştuğunun göstergesi ve demokratik gelişmenin bir sonucudur. 12 Eylül sonrası yapılan ilk seçimlerde mumla aday aranıp da bulunamıyordu. Bulunan adayların dörtte üçünü de zaten cunta 'veto' etmişti. O da faşist dikta koşullarının bir sonucuydu.

 

Erdoğan'ın diktatörlük peşinde olduğu propagandası, gerçekten diktatörlük peşinde olanlar tarafından sazanları avlamak için uydurulmuş bir söylemdir. Evet; ülkemiz gerçekten bir diktatörlük, hatta açık işgal tehdidiyle karşı karşıyadır. Ama bu tehlike onların söylediği gibi Erdoğan'dan değil, NATO'cu, Amerikancı gerici-faşist güçlerden kaynaklanmaktadır. Bunlar 15 Temmuzda teşebbüs ettiler ama başaramadılar. Arkalarında Amerika ve İsrail vardır. Onlar, kendileri için bir engel olarak gördükleri Erdoğan'ı devre dışı bırakarak Türkiye'ye diz çöktürmek, teslim almak, üzerinde istedikleri gibi operasyon yapmak istiyorlar. Erdoğan bu güçlerin dolaşıma soktuğu yalan gibi bir diktatörlük tehdidi değil, tam tersine böylesi bir şer cephesine karşı, milletini de arkasına alarak ülkesi adına direnen lideridir. Bu uğurda her şeyi göze almış bulunmaktadır. Onun diktatörlük peşinde olduğu yalanını dolaşıma sokan ve kullananların öngörülerinin tersine bu gidişle o 'diktatörlüğü' tesis etmeye (Allah geçinden versin) ömrü vefa etmeyecek.

 

Erdoğan 16 yıldır ha bire seçimlerle politik mücadele veren bir 'diktatörlük' heveslisidir. Halbuki kendisine karşı sayısız suikast, ona yakın darbe hazırlığı yapılmış; bir halk ayaklanması çıkarılarak devrilmesi planlanmış; tıpkı Brezilya'da olduğu ve Amerika'da da yapılmak istendiği gibi yargı marifetiyle düşürülmeye çalışılmış; partisi kapatılmak ve Necmettin Erbakan gibi siyasi yasaklı konumuna sokulmak istenmiş; ülkesinde iç savaş kışkırtıcılığı yapılmış; bunların hiç biri tutmayınca da açıktan darbe yoluyla devrilmeye çalışılmıştır.

 

Bunları planlayanlar, yapanlar, destek verenler demokrat olduklarını ileri sürerken Erdoğan'ın diktatörlük yanlısı olduğunu iddia etmektedirler. Bu kadar gerçeklerin ters yüz edilmiş olduğu bir propagandaya inanabilmek için aptallık kategorisinde epey derece yapılmış olunması gerekiyor.

 

Şimdi yine seçimlere gidiyoruz değil mi? FETÖ'cü propaganda 'diktatör' Erdoğan'ın 'her ne pahasına' bu seçimleri kazanmak zorunda olduğu, bunun için her şeyi yapacağı' yönünde şekilleniyor. Erdoğan'ın seçimleri iptal edeceğinden tutun da suikasta uğrayacağı manipülasyonları dahi ortalığa yayılıyor. Erdoğan'ın kazandığı hiç bir seçimin hakkıyla kazanıldığına inanmayan bir 'tuhaf' kesim var. Bunlar peşlerinden gittikleri siyasilerin kendilerini avutmak için söylediği bu yöndeki sözleri veri alıyor. Hiç sorgulamıyor. Muharrem İnce gibi 'yenmiş de yenmiş' diye gerçeği ifade edenleri de cumhurbaşkanı adayı yapıyorlar. Yani ortada Erdoğan'ın kazanamayacağı bir seçim yok; tam tersine muhalefetin stratejisi seçimi ikinci tura taşıyabilmek yönünde. O bile çok zor görünüyor.

 

Ne yazık ki ülkemiz ağır bir emperyalist saldırı altındadır. Bunun sebebi liderinin emperyalist tezgahlara boyun eğmemesi, karşı durmasıdır. Onu alaşağı ederek ülkeyi istedikleri biçime sokabileceklerine, yani eskiden olduğu gibi 'evet efendimci' bir Türkiye' ye dönüştürebileceklerine inanıyorlar. Halbuki bu ülke, (liderlik vasıflarını görmezden gelmeden) liderinden dolayı emperyalist hegemonyaya baş kaldırmıyor. Tam tersine başkaldırma vakti gelmiş olduğundan kendisine, bu yolda önderlik edecek bir lider bulmuştur. Bu yüzden diğerlerinin toplamından daha fazla rağbeti ona gösteriyor. 

 

Firuz TÜRKER

19.05.2018

 

Son Güncelleme Tarihi: 19 Mayıs 2018 11:19

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.