28 ÞUBAT ENGELLENEBÝLÝR MÝYDÝ?
01 Mart 2018 07:52 / 1165 kez okundu!
Her 28 Þubatta, neler oldu, ne kötülükler yapýldý gibi deðerlendirmeler tamam da, o stratejiyi uygulamaya koyanlarýn oyunu neden boþa çýkarýlamadý sorusuna yanýt aramak daha faydalýdýr. Sadece 28 Þubat'ýn deðil, diðer darbelerin de neden boþa çýkarýlamadýðýna kafa yorulmalýdýr bence.
Hatta, ay ýþýðý, sarýkýz, balyoz ve benzeri giriþimlerle, 27 Nisan e-muhtýrasýnýn, AK Parti'nin kapatýlma davasýnýn, 17-25 Aralýk ve Gezi süreçleri ile 15 Temmuzun nasýl boþa çýkarýldýðýnýn da muhasebesi yapýlmalýdýr. Bu muhasebe, nelerin doðru, nelerin yanlýþ yapýldýðýnýn daha iyi anlaþýlmasýný saðlar.
1995 Seçimleri'nden Refah Partisi % 21 ile birinci parti olarak çýkmýþtý. Ama yerleþik 'sistem' içinde deðerlendirilmeyen bu partinin hükümet olmasý düzenin egemenlerince istenmiyordu. Fakat siyasal sistem öyle bir kilitlenmiþti ki, bu kaçýnýlmaz oldu. RP, sistem içi kurallarla engellenemeyince sistemim kurallarýný hiçe sayan bir müdahale ile düþürüldü. Ýþte bunun adý 28 Þubat'týr.
RP zaten koalisyonu zar zor kurmuþtu. Mesut Yýlmaz'ýn þerrinden bezen Çiller, neredeyse 'mecburen' bu koalisyona katýlmýþtý. Katýlmýþtý ama vekillerinin çoðu Süleyman Demirel'in adamýydý. Demirel ise 28 Þubatta darbecilerin safýnda yer tuttu. Bu iþin sonunda Erbakan, hükümeti, sonrasýnda da siyasi yaþamýný, Çiller DYP genel baþkanlýðýný, DYP baraj altýnda kalarak meclise girme hakkýný kaybetti.
O yýllarda sistem güçlüydü. Sistem dediðimiz vesayetçiliktir. Siyasetin üzerinde 12 Eylül, Demokles'in kýlýcý gibi sallanmaktaydý. Vesayetçilik sadece siyasete deðil, medyaya ve yargýya da egemendi. Vesayetçiliðe karþý çýkmasý muhtemel güçler ise pasifize idi.
Bu þartlarda bir þey yapýlabilir miydi? Yapýlabilse yapýlýrdý zaten. Ama sonrasý için toplum doðru sonuçlar çýkardý ve daha saðlam bir yol çizdi. Gerçi bu olaylarý böyle bir süzgeçten geçirmek buradaki gibi kýsa bir yazý ile mümkün deðildir. Çünkü bütün bunlar tarihsel bir deðerlendirmeye ihtiyaç hissetmektedir. Benim yapmak istediðim ise; bu konuyu gündeme taþýmak olarak kalsýn.
Firuz TÜRKER
01.03.2018



