Paleolitik çağdan yeni çağa değişmeyen sofra düzenimiz...

29 Mayıs 2012 15:16 / 2648 kez okundu!

 


Günümüzde çoğu dergi ve gazetelerde, çeşitli sosyal paylaşım sitelerinde doğal besinlerle beslenmeye özendirmede patlama yaşanmakta. Bu düşüncenin çıkış noktası ise “büyük dedelerimiz neler neler yerdi, turp gibiydiler” söylemleridir. Paleolitik çağ dediğimiz taş devrinden itibaren hayatımızda bilim adına o kadar çok şey değişti ki değişmeyen tek şey sofralardan eksik olmayan ekmeğimiz.

Prof. Dr. Ayşe Baysal’ın da dediği gibi “Ekmek, şekli ve yapım tekniği ne olursa olsun tarihin her döneminde ve her dinde hep önemli bir değerdir.”

Yapılan araştırmalar, kompleks karbonhidratın kandaki kolestrol düzeyini yükseltmediğini, kalori gereksiminin % 80'inin ekmekten karşılanması halinde koroner kalp rahatsızlığı ve damar sertliğinin hiç görülmediğini göstermiştir. Ekmeğin az bilinen özelliklerinden biri de, ekmek kabuğunun insanın mental ve fıziksel performansına olan etkisidir. Okul çocukları ve fabrika işçileri üzerinde yapılan bir araştırmada ekmek ve meyva ile beslenen işçilerin, günün ilerleyen saatlerinde performans üzerine olan etkisinin, iç kısmından daha yüksek olduğu ve kandaki şeker düzeyini daha uzun süreli devam ettirdiği anlaşılmıştır. Çavdar ekmeğinin buğday ekmeğinden, ekmek kabuğunun ise ekmek içinden daha fazla faydalı olduğu üzerine çalışmalar vardır. Kepekli ekmek veya tam randımanlı undan yapılan ekmek, içeriği yüksek orandaki hemiselüloz nedeniyle barsak salgısını ve peristaltik hareketlerini arttırarak kabızlık, bağırsak kanseri gibi hastalık ve rahatsızlıkları önlemede tavsiye edilir fakat fazla kepeğin de ishale neden olabileceği unutulmamalıdır. Vücuda besinlerle alınan selülöz miktarı artırılarak kan basıncı düşürülebilir, dolayısıyla hemoroid riskini bu şekilde azaltabilirsiniz.

Buğday ekmeği: Kepeği tamamen ayrılmış undan elde edilen beyaz ekmektir.

Beyaz ekmek: Kolit, akut ishal ve ülser, gastrit gibi bazı mide ve barsak hastalıklarında tercih edilebilir.

Mısır ekmeği: Çölyak hastalığı sebebiyle buğday, arpa ve çavdar unlarından elde edilen hiçbir ürünü tüketemeyenlerin ekmekteki tek kaynağıdır.

Kepek ekmeği: Ciddi B1 vitamini (tiamin) kaynağıdır. Özellikle fazla kafein tüketenlerde ve düşük kalorili diyet yapanlarda tercih edilmelidir. Kepek ekmeğini diyabet, kostipasyon (kabızlık) ve spastik kolon hastaları ile doğum kontrol hapı kullananlar özellikle tercih etmelidir.

Paleolitik Çağ dediğimiz taş devri günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce başlamış ve 10.000 yıl önce son bulmuştur. Bu zamanlarda insanlar avlanarak beslenirlerdi, bazen avdan elleri boş dönerler ve aç kalırlardı. O zamandan beri vücudumuz açlıkla yaşamımızı sürdürebilmek için uyumlu hale gelmiş, bunu da fazla enerjiyi yağ formunda depolayarak açlık dönemlerinde bu depoyu kullanarak yapmaktadır. Bilim adamlarının yiyeceklerden kalan fosiller üzerindeki araştırmalarına göre ilk insanların günde 3000 kalori tüketmelerine karşın obez olmadıkları ancak günümüzde 2000 kalori ile fiziksel aktivite azlığından obez olunabildiği görülmektedir. Yaşam tarzı olarak fiziksel aktivitenin artırılması, beslenmede ise rafine edilmemiş gıdalara diyette daha sık yer verilmesi geçmişten günümüze örnek alınıp uygulanabilecek yaklaşımlar olarak gözükmektedir.

Sağlıklı günler dileklerimle,


Begüm KURAN


29.05.2012


 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
14 Haziran 2012 21:49

begumkuran

Rica ederim, benim işim sağlıklı yaşatmak sizinki ise sağlıklı yaşamak:) Sevgilerimle...

29 Mayıs 2012 18:47

guniz

verdiğiniz genel bilgiden dolayı teşekkürler, bizleri her konuda aydınlatmanızı isterim

Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.