HER YANI DENİZ'LERLE ÇEVRİLİ MEMLEKET
22 Mart 2010 17:34 / 1745 kez okundu!
Yirmi beş yılı bir kaç şiirle anlatmak zor. Fakat acıların, hasretlerin, umutların ve o umutlar için verilen direnme savaşının kekiksi kokusunu almak mümkün. Yalın, yorumsuz paylaşmak istedim. Bir gün aynı dönemi bir de "Denizlerimizin" kaleminden okuyacağız. Dilerim o gün akar gider gözlerimde büyüyen sağnak...
....Bu gece de sizsiz
sen ve iki ay sonra
dünyaya merhaba diyecek
çocuğumuz Deniz
gözlerim yanıyor
tedirgin bir uykuya
karşı direniyorum
seni seviyorum
Deniz'i seviyorum
insanları çok
dışarda acı bir soğuk
hastayım da
soba yanıyor
omuzumda palto, üşüyorum
zindandakileri düşünüyorum
açlık, soğuk, dayak
illede özlem
ağır gelir gözyaşı
ışıklar uçuşuyor gözlerimin önünde
gurbettekiler mi el edenler
yurttan, uzak, sevdiklerinden
dikenli teller boyunca
uzanıp gidiyor yollar
dize kadar kan içinde
aşılır yalnızlık
ve ayrılıklar
dönüşür, onurlu
bir beraberliğin sevincine
soba söndü
attım paltoyu sırtımdan
ateş bastı ellerime
ellerim uzanıyor Deniz'e
kimbilir
bizim gibi kaç sevdalı
çocuğuna verecek bu adı
seni seviyorum işci kızı
seni çocuğumuzu seviyorum
insanları çok...
1984.................
...Yanından geçtiğim şu bizans duvarına
sanki bir yumruk vursam göçecek
kızım Deniz
baharın sırtıma vuracak
ilk güneşi gibi aklımdasın.
Karşımda senin kadar güzel istanbul boğazı
bir motor geçiyor uzaklaşıyorsun
Deniz,
suyun serinliği gibi aklımdasın.
Resmini çıkarıyorum göğüs cebimden
beni öpmek ister gibi büzülmüş dudakların
iki kez öpebildiğim; doğduğunda,ayrılırken
kızım Deniz
işte o öpücükler gibi aklımdasın.
1984..........
Ne çok özledim seni.
oysa bir kaç hafta oldu daha
yanağım yanağından ayrılalı.
Resimlerin var şimdi ellerimde,
özlemimi artıran durmadan kızım.
Güzel kızım.
Deniz kızım.
Birinci resimde,tutmuşum annenin ellerinden
sıkı sıkı çekmişim göğsüme ikinizi,
sen yoksun resimde
doğmana iki ay var daha
bizimlesin fakat
yaramaz tekmelerinle.
Annen kadar inatcı,
baban kadar zıpır
acele ediyorsun kıpır kıpır
herşeye rağmen
dünyayı görmeye.
Kızım,
güzel kızım.
Deniz kızım.
Belliydi sen doğmadan da
Deniz kadar güzel,
şevkatli
verimli ve hırçın
ve bize biraz kızgın olacağın.
İkinci resimde yirmi iki günlüksün
ve ben doğduğunda görmüşüm seni,
o kadar.
Başlamış ayrılıklar.
Dudağın bükük,
bana mı kırgınlığın?
Elin iter gibi beni.
Anlayacaksın bir gün.
Ve beni hep sevececeksin
biliyorum.
Kızım,
güzel kızım
Deniz kızım
o günler sızım, sızım.
Üçüncü resim
bizi ayıramayacaklarının resmidir.
denizlerin nadide incisi gözlerinde
ışıyacak güzel günlerde
vals yapacağız seninle
ayaklarımız yere basmayacak...
Çiftetellimize yetişemeyecek klarnet.
Akordion içli sesiyle
eşlik edecek söylediğimiz türkülere.
Kızım,
güzel kızım.
Deniz kızım.
hafif bir rüzgar esiyor olsa
sizin oralarda
duyarım ben kokunu, sesini
Her "baba" dediğinde
sarılırım yeniden hayata
1985..............
...Hey gidi sevgi
hey dünya
milimetresini bildiğim herşey,
hey....
Deniz'imi gördünüz mü?
Deniz'im üç yaşında
rengini barıştan aldı
bereketini emekten
Hayrullahtan adını....
Denizimi gördünüz mü?.....
1987.........
ADIM ONSEKİZ Deniz'e
Adım onsekiz.
Güzel bir sabahım.
Delikanlı
aşklar bekler
kapımda.
Kalbimde yabani güvercinler,
ellerimde bahar bereketi
erguvanlar açar öptüğüm yerde.
Denize benzetirler beni.
Çekici, zıpır, hoyrat ve galip.
Yenilmiş ve yorgunların
umuduyum ben
Uyurken siz
sevgi taşırım kıyılara.
Adım onsekiz.
2002.............
ADALET SAVAŞCISI DENİZ'E
Sen güzelsin.
Elindeki menekşe güzel.
Ben,
''iyi'' olma, öğrencisiyim hala.
Memleket'i sorarsan;
şarkıda, türküde, şiirde
''felaket'' ile
anlamlı bir uyak buluyor kendine.
İyice yüzsüzleşti iblisin soytarıları.
Nasıl toparlar,
nasıl yargılarsınız bunları bilmem ama;
işiniz çok zor, adalet savaşcıları.
2007................
İşte böyle. Aramızda olan, olmayan tüm Deniz'lere sevgi ile, saygı ile...
Timur Ugan
22.03.2010


