İttihatçı gelenek

08 Nisan 2013 19:03 / 902 kez okundu!

 


Türkiye solunun bir türlü aşamadığı çok kalın bir milliyetçi damar vardır. Bu milliyetçi damar İttihatçılığa kadar uzanır. İttihatçıların temel düsturu olan devleti kurtarma ve koruma misyonu solun önemli bir kısmına sirayet etmiştir. Pozitivist milliyetçi gelenek; devleti kendisinin kurduğunu dolayısıyla onu koruma görevinin de kendisine ait olduğu üzerinden bir düşünce dünyasının içindedir. Dolayısıyla Türkiye solunda çok ciddi bir Kemalist gelenek vardır.

Bu gelenek özellikle AKP iktidarıyla birlikte kendisini gerek medyada gerekse de alanlarda sıkça göstermeye başlamıştır. Dışlayıcı, ötekileştirici bir anlayışla; kendisi gibi giyinmeyen ve düşünmeyen tüm çevreleri ülkeyi böleceği endişesinden hareket ederler ki bu da çok ciddi bir sosyo-psikolojik sıkıntıya denk gelir. En ufak bir demokrasi talebinin arkasında bile Amerikan Emperyalizminin ve onun işbirlikçilerinin olduğunu söyleyerek çok kolay ve bir o kadar da dar söylemlerle siyaseti forse etmeye çalışırlar. Siyaset üzerine söyleyecekleri argümanlar o kadar kıttır ki gerek ülke içinde gerekse de dünyadaki yeni toplumsal hareketleri ve onların sosyolojik gerekçelerini anlamaktan çok uzak bir söylem içerisindedirler. Bu kolaycı mantık aslında Sevr sendromuna dayanır. Kürt, Alevi, Roman ya da muhafazakar kesimlerinin talepleri karşısında attıkları tek nutuk Atatürk ilke ve inkılaplarından sapıldığı, ülkenin bölünmeye gittiği teranesi okunur. Hatta kendisine Türk Solcusu olduğunu söyleyen yayın organları ve web siteleri vardır ki Türk Faşizmi diye bir dergi çıkarmaya hiç gerek yoktur.

İttihat ve Terakki ile başlayan siyasi gelenek Doğan Avcıoğlu’nun genç subayları işe katarak Kemalist aydınlarla birlikte Milli Demokratik Devrim sloganında somutlaştırdığı anlayış; Türk Baasçılığının da mihenk taşını oluşturur. Halkı aydınlatmanın ve kurtarmanın(!!!) yolunun yarım kalmış Kemalist Devrimin tamamlanmasından geçtiği, Türkiye solunun geniş bir kesiminin kabulü haline geldi. 80 öncesi solun ekseri kısmı MDD anlayışından şu ya da bu biçimde etkilendi. Demokratik duruşlara ya da demokratik taleplere cici demokrasi oyunu muamelesi yapan bu anlayış o dönemlerde korgeneral Cemal Madanoğlu’nun da aralarında bulunduğu bir kesimle genç subaylarının desteğini alarak cici demokrasiye son vermek gibi bir gayretin içine girildi.

Bugün itibariyle de Silivri’de kurulan mahkemenin önünde Kemal Kerinçsiz ve Veli Küçük gibi derin devletle ilişkili kesimleri desteklemekten geri kalmayan ittihatçı geleneğin kendisini sol olarak adlandırılması her şeyden önce sola yapılan bir haksızlıktır. Sol her şeyden önce özgürlükçü ve eşitlikçidir. Özgürlüğü sadece kendisi için değil toplumun tüm kesimleri için ister. Korkular ve paranoyalar üzerinden değil toplumsal talepler ve gerçekler üzerinden siyasal duruş belirler. Fakat maalesef aşırı milliyetçi sloganların yanına sol sos da eklenerek kocaman bir nasyonal sosyalist iddia kendisini meydanlarda gösteriyor. Amerikan emperyalizmine karşı olduğunu söyleyip arkasından ırkçı-şoven sloganları ardı ardına patlatmakta hiçbir beis görülmüyor.

Barış sürecinde takınılan tavır bile öylesine iç karartıcı ki bu ülkede savaşın devam etmesi gerektiğini söylemekten dahi imtina etmeyen bir anlayış nasıl sol olabilir anlamak çok güç. Dolayısıyla Türkiye solundan; eşitlikçi-özgürlükçü bir solun çıkartılabilmesi için her şeyden önce baasçı mantığın reddedilmesi ve ittihatçı geleneğin artık terkedilmesi gerekmektedir. Darbecileri savunmak, darbe anayasasını savunmak, savaşın devam etmesini istemenin adı sol olamaz. Hem Silivri’de gösterilen tavır hem de barış sürecindeki reddiyeci anlayışı sol’la ilişkilendirmek mümkün değildir. Hatta barış sürecinde amaları, fakatları ardarda sıralayarak ‘AKP, BOP, Amerikan emperyalizmi’ gibi söylemlere sapmanın kolaycılığına düşerek statükonun devamını o ya da bu biçimde devam ettirmenin gerekçelerini bulmanın adı ittihatçı gelenektir.


Serdar AKSOY


08.04.2013

Son Güncelleme Tarihi: 14 Nisan 2013 16:31

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.