ÇATIRDAYAN VESAYET REJİMİNİN 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ'NDE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

02 Eylül 2010 12:36 / 1128 kez okundu!

 


İnsanoğlu çok değişimler, çok evrimler geçirdi. Ekonomik, teknolojik, toplumsal değişimlerin başlangıcı da, birbirlerine geçişleri de hep sancılı, hep yıkıcı oldu. Hep bedeller ödendi.

Ama bize söylendiği gibi TARİH TEKKERRÜRDEN İBARET olmadı hiç bir zaman. İnsanoğlunun anaerkil toplum düzeninden bu günkü bilişim ve teknoloji düzeninin getirdiği globalleşme çağına kadar, her aşamada toplumsal değişimler de kaçınılmaz olmuş. Hangi toplum hangi devlet yapısı, üretim araçlarının modernizasyonunu, bilim ve teknolojisini daha önce geliştirdiyse, bedeli daha az, daha önce ödeyerek belli seviyelere çıkmayı başarmışlardır.

Adına ister ilerleme deyin, ister devrim deyin, isterseniz demokrasinin gelişmesi deyin, elde edilmesi bazen yüzyılları almış, bazen ani sıçramalarla toplumlar kendilerini o koşullara göre değiştirip uyarlamışlar. Ama eski yerleşik alışılmışlık hiçbir zaman yeniliği kabul etmemiş, direnmiş ve çok canlar yakarak sonunda teslim olmuştur.

Son yüzyılı incelediğimizde dünya o kadar küçülüp hızla değişti ki, bizler buna anca seyirci kalabildik. Tabii bunun nesnel ve öznel şartları her ne kadar engel olsa da, devlet geleneğimiz ve devlet yönetme anlayışımızdaki tekdüze vesayetci, tutucu, ulusalcılıklı anlayış gelişmeyi, toplumsal yaşamın ilerlemesini hep duraksatmıştır.

Fakat artık bu yapı ne içerde ne de ilişkili olduğu dış konjonktürde dikiş tutturamıyor. Toplumsal talep, kaleleri bir bir yıkıyor.

Çatırdama 1924 İzmir İktisat Kongresi'yle başladı 1946 partileşme dönemiyle adım attı. 1960 sermaye birikiminin hızlandırılma ve tekelleştirilme dönemiyle vesayet askerileştirilerek toplumsal yapıya setler çekilirken, anamal sahiplerine semirilme ve global paylaşma imkanları yaratılmıştır. Basit bir örnekleme yapacak olursak sahipler o kadar azdılar ki (arının balı) misali, balın tamamını alan (sahip) kovanın önüne sadece kışın ölmeyecek kadar şeker şerbeti koydular. Bununda adına ilerleme ve demokrasi dediler.

Hesap edilmeyen bir şeyler oluşmaya başladı bu demokrasi oyununda. O birazcık şeker şerbeti bile kovanın çalışanlarını fark edilmeye itti. Çatlak tekrar büyümeğe başladı. Ve vesayetin kaçınılmaz darbesi çöktü 1980'de tekrar kovanın başına. Yine acılar, yine dur demeler, yine bekleyiş. Ama zaman bir türlü durmuyor, teknoloji ve iletişim sürekli gelişiyor ve kovanın içindekilerin farkındalığı tekrar depreşiyor. Nihayet kabuk yırtılıyor ve sahipler 1999-2001 batağında birbirlerini boğazlarken umutları yine kovanın içindeki arılarda oluşmaya başlıyor. Ama o ne, artık arılar o eski bildikleri arı değil. Bir bir kovandan çıkıp kendi "oğullar"ını oluşturuyorlar kültürleriyle, iç dayanışmalarıyla. Kabuk kırıldı ama dağılmadı, sahip tekrar kovanı yapıştırma, tamir etme gayretinde, içinde kalan az bir arıyla tekrar varlığını sürdürme gayretinde. Sanıyor ki yüzyıllardır kendi kurduğu çatı hala aynı çatı. İçerideki son kalanlar da çıkanlar gibi kendi kültürlerini oluşturarak varlıklarını, soylarını, yaşamlarını devam ettirme niyetinde. Sahip çaresiz, tek çare çıkanlarla kalanları kapıştırma çabasında, böylece küçültüp tekrar vesayet rejimini kurma sevdasında.

Bugün 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ.

Bu günde Türkiye'de çökmekte olan rejimin kilit taşı olan ANAYASA'sının son 11 gününde düşündüklerim bunlar.

Son yüksek yargıdaki çıkan iddaalar ve ses kayıtları, meydanlarda konu saptırma adına yapılan iftira ve demogojiler, ulusalcı söylemleri de, şoven çıkışları da yerle bir etti. Bir tarftan Silivri davalarının gerçek yüzü ortaya çıkarken, diğer taraftan savunma amaçlı, tartışılmasını engelleme amaçlı kitap yazmalar hepsi ama hepsi tek bir amaçlı.

O DA VESAYET REJİMİNİN DEVAMININ SAĞLANMASI.


İsmail Hakkı Atılgan

01.09.2010

Son Güncelleme Tarihi: 08 Eylül 2010 02:15

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.