IŞİD tarafından Irak ve Suriye'de kadim halklar yok ediliyor

24 Ekim 2014 14:21 / 1200 kez okundu!

 

 

2011 Haziran’ından bu yana Suriye, Irak ve ülkemiz tam bir kan gölüne, tam bir cehenneme dönüşmüş durumda. Bu cehennemden kadim halklar ve inançlar ya birlikte kurtulacak ya hep birlikte yok olup gideceğiz. Suriye’de El Nusra –Öso İslami terör örgütleri tarafından Hıristiyan halklara ve Aleviler’e yaşatılan zulümlerin yasını daha tutmadan, bu kez 2014 Ağustos’unda IŞİD tarafından Irak/ Musul-Ninova, Telafer ve en son Şengal’da yaşatılan Ezidi katliamları ve sürgünleri derken  yaklaşık 25 gündür de Kobane'de Kürt halkına katliamlar başladı...

Kürt halkının yaşadıkları, her ülkede onurlu direnişi sonucu IŞİD tarafından yapılan saldırılara dünya az da olsa gözlerini Kobane’ye çevirebilmiştir. Bunda Kürt halkının tüm Avrupa genelinde ve üç kıtada (Avustralya- Amerika ) eş zamanlı eylemlilikler yapmasıyla ancak dikkatler Kobane’ye çekilmiştir. Kürt halkının, Avrupa ve Amerika’da konsolosluklar, hava limanları, parlamentolarda oturma eylemleri ve IŞİD karşıtı protestolar yapmasıyla sadece emperyal güçlerin ilgisini değil dünya devrimci hareketin de dikkatini çekmiştir. Kürt hareketinin Kobane’de Işid’e karşı direnmesiyle ülkemizde özellikle Kürdistan yangın yerine dönüşmüştür.

Kobane eylemleri sırasında ülkemizde 3 günde çıkan olaylar sırasında 34 Kürt yurttaşımız katledilmiştir. Gezi direnişinde 7 canı, Kobane direnişinde 34 canı kaybettik…Kobane’ye destek için özellikle Diyarbakır başta olmak üzere Mardin, Muş, Batman, Van, Urfa, Hakkari illerinde hayat durmuştur. Adana, Antep ve İstanbul’da ülkücü saldırılar hızla artmıştır.

Kobane’de ve Türkiye’de Kürt halkına karşı acımasız bir savaş başlatılmıştır. Kürdistan’ın her bölgesinde insanlar, gaz bombaları ve biber gazı soluyorlar. Bir de bölgede valilikler, insan hak ve özgürlüklerine aykırı bir şekilde, 6 ilde keyfi olarak sokağa çıkma yasağı uyguluyorlar. Ülkede konumlanmış devlet destekli Hizbullah- Hüda-Par –Işid vb. Cihadist Kontr gerilla örgütlerini ise B planı doğrultusunda devreye sokarak Kürt halkını köşeye sıkıştırıp, katletmek için midir bu olağanüstü haller? 40 yıl önce dağa çıkan bir halka, sokağa çıkma yasağı ne kadar etkili olur bilinmez? Bilinen o ki, Kürtler ve dostları, Kobane için her yerde direniyor.

Aslında bizler ülkemizde yaşatılan bu görüntülere hiç mi hiç yabancı değiliz.  

Bugün Kesab’da, Lazkiye’de, Musul’da, Ninova’da, Telafer’de, Şengal’de ve son olarak Kobane’de yaşatılan bu katliamları daha öncede üstelik aynı coğrafyalarda yaşamıştık. Musul’un işgaliyle saldırıya geçen IŞİD, Irak’ın diğer bölgelerinde elde ettiği silahları Irak- Suriye sınırındaki Al Qaim kapısından Der Zor’a ve oradan Rakka’ya geçirmişti. Rakka, Işid’in merkezi Kobane’ye çok yakın bir bölgedir. Der-Zor bir zamanlar Ermenilerin – Süryanilerin göç yollarıydı, bugün ise Kürtlerin…2014 Temmuz ve Ağustos aylarında Musul ve Ninova’da büyük acılar yaşayan Süryani halkının çığlığına çığlıklarımızı katabilseydik o zaman, belkide bu gün İŞİD silahlanma konusunda bu kadar güçlü olmazdı.

Bugün IŞİD tarafından hayata geçirilen senaryo, yüzyılın başında, 1915’de Kadim Hıristiyan halklara (Ermeni- Süryani- Pontus Rum) uygulandı ve yine ısıtılıp; temcid pilavi misali yeniden sahneye konuluyor. Tek bir farkla, bu kez Müslüman Kürtler de hedef. Hatırlarsanız bu topraklarda tarihin en büyük soykırımında 1,5 milyon insan katledilmişti. Bu yüz yılın başında 2015’e ramak kala Kobane, yeni bir soykırımın merkez üssüdür.

Kürt halkı şimdi, tıpkı 1915’teki Ermeni- Süryani- Pontus Rumlar gibi tarihin en büyük soykırımıyla karşı karşıya. Ve Kürt halkının payına da 2014 Ağustos’unda Ninova ve Musul’dan sadece canlarını kurtaran Süryaniler gibi sürgünler düşmüştür. Musul- Ninova’dan Erbil/ Ankawa’ya göç eden Süryanilerin dramları ise hala devam ediyor. Ankawa’da Kilise, okul ve park alanları olan çadırlarda yaşam mücadelesi veren bu halkın acılarını unutmadan, yaralarını tez elden sarmak gerek. Tıpkı Şengal’den gelen Ezidiler gibi şu anda onurlu direniş sergileyen Kürt halkı gibi katliam yaşayan bu halkların da bizlere ihtiyacı olduğunu unutmayalım.

Kesab’da Ermeniyi, Lazkiye’de Aleviyi, Musul’da Süryani ve Ermeniyi, Ninova’nın son yakarışında Süryaniyi, Telafer’de Türkmen’i, Şengal’de Ezidiyi vurdurmasaydık bu gün Kobane’de Kürdü vurdurmayacaktık…

Ey büyük insanlık!

Bu nasıl bir acıdır ki böyle… Bir halkın yaralarını saramadan, diğer bir halkın yarasını kanatıyor bu cehennem zebanisi örgütler.  

Bu ülkede ve Kobane'de Kürtler huzura ermeden biz Türkler, asla huzur bulamayız.

Eğer Kobane düşerse, soykırımlar; Irak ve Suriye'de artarak devam edecektir. ABD'nin Suriye'ye girme planları doğrultusunda dönüşümlü olarak yine Nusayri (Arap Alevisi), Ermeni, Süryani halkları yeniden  vurulacaktır. 2014 Temmuz sonunda Musul'da ve Ninova'da ilk vurulan halk Süryanilerdir. Sırasıyla Ermeniler, Şiiler, Türkmenler, Ezidilerdir. Süryani halkının çığ gibi büyüyen çığlığını, Şengal'in çığlığıyla, Şengal'in çığlığını, Kobane’nin çığlığı ile kısmadan insanlık adına bir el uzatalım…

3 gün evvel Van / Elbak'ta AKP'nin polisi Kobane direnişi sırasında ''Yaşasın IŞİD'' diye bağırdığını sosyal medyadan hep birlikte tanık olduk. Bu bir terör suçudur... Clip’teki görüntüler incelenerek Işid terör örgütünü destekleyen bu polis için mahkemeler niye henüz dava açmadılar? Bu görüntüler AHİM'e gidecek dava niteliğinde görüntülerdir. 

1915 soykırımından bugüne değin Ermeni- Rum- Süryani halkının (Hıristiyan halkların) acılarına sessiz kalanlar,

1938 Dersim soykırımından günümüze değin Alevi katliamlarına sessiz kalanlar,

Kanla kurulan cumhuriyetten bu yana Kürt halkının acılarına sessiz kalanlar,

Yaklaşık 25 gündür Kobane'de emperyalist güçlerin maşası TC destekli IŞİD terör örgütünün, Kürt halkına yaşattığı vahşete sessiz kalanlar,

Kulaklarınızı açın ve dinleyin!

Kobane düşerse, sadece Kürdistan değil, batı coğrafyası da İstanbul- İzmir- Ankara'da düşer / yanar. Kobane düşerse, bu ülke yanar.

Bir Türk olarak çağrıda bulunuyorum:

Özellikle vicdanlı Türklere.

Neredesiniz ey vicdanlı insanlar, neredesiniz?

Haydi Türkler!

Ne olur bu kavgada biz de varız diyelim bir kez olsun. Geçmişin utancını üzerimizden kaldıralım ve Kobane halkını sonuna kadar destekliyelim. Biz Türkler, 1915'te dostlarımız, komşularımız olan Ermeni, Süryani ve Rumlara sahip çıkmadık/çıkamadık. Bu yüzden tek tipçiliğin (Tek millet, Tek Bayrak, Tek din) bedelini bu gün hep birlikte ağır bir şekilde ödüyoruz. Biz hesap sormasak da, kanla sulanan topraklar soruyor. Ahlı topraklarla kuşanmış bir coğrafyadan, Fırat'ın ötesinden bugün kemikler fışkırıyor ve sorguluyor vicdanlarımızı. Yüzyıl sonra Kürtler için de aynı şeyi söylemeyelim diye yüreklerimizi yatıralım Kobane'deki yüreklere.

Biliyor musunuz? Kobane düşerse, en çok da Türkler düşer insanlık bahçesinin gözünden. 

Ezilen ve soykırım yaşayan halklar ülkemde özgür değilse, bir Türk olarak benim özgürlüğümden asla söz edilemez.

Biliyoruz ki; Kobane düşerse, bu coğrafyada Kürdün acısına sessiz kalan hiç kimse rahat yüzü göremez. ''Ne mutlu Türküm'' diyene sözünü 90 yıldır bu ülkenin dağlarına, taşlarına yazdık da bizler mutlu Türk mü olduk sanki! Hayat bir terazi değildir. Birinin yüreği kanarken diğeri asla mutlu olamaz. Bundandır 99 yıldır mutsuzluğumuz. Bundandır eğitimde, ekonomide, bilimde, sanatta, insanlıkta dibe vurmamız.

Yaralar sarılmadan, geçmişimizle hesaplaşmadan mutluluk olmaz.

Kobane özgürlüktür. Özgürleşmek için Kobane'ye destek vermeliyiz. Kobane'de şimdi  bir tarih yazılıyor. Bu yüzden Kobane gelecektir. Kürdistan halklarının özgür geleceği içindir Kobane için direnmek.

Ege’den selam olsun, bin selam olsun Kobane için direnenlere. Şehit düşenlere.

 

Zeynep TOZDUMAN

11.10.2014

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.