Yeşil Sayfa
31 Mart 2010 18:12 / 1876 kez okundu!
Neden yeni başlangıçları beyaz sayfalar olarak düşünürüz bilmiyorum. İçinde beyaz geçen her şey saflığı ve temizliği taşıdığından olsa gerek. Oysa başlarken geçmişin öğretilerini koyamamışsak heybemize, yine çekilecek sancılar var demektir önümüzde.
Ben yeşil başlangıçlardan yanayım. Ehlileştirilmiş egolar, derinleşmiş duyular ve sadece gerektiği kadar alması vardır yeşilin; doğasında ise daha çok vermek…
Çöplük müyüz, kara kutu mu, tohum muyuz, talaş mı? Yükümüz pahada hafif sırtta ağır mı?
Dolaplarımızda bir daha asla sığamayacağımız anı giysiler, kitaplığımızda başkaları ile paylaşmadığımız “benim” “bana ait” “kendimin” onlarca kitabı; anlam yüklediğimiz onlarca örtü, dosya, eşya… püsür.
Kalbimizde etiketlenmiş ve soğukluğu sabitlenmiş “asla unutmam” kinlerimiz, küslerimiz, ağır sapan sözlerimiz, en favori “önce o özür dilesin” repliklerimiz…
Beynimizi kemiren “ya”larımız, sormadan cevap bulmalarımız, her ana uygun endişelerimiz, salmaktan ayrı bir haz aldığımız korkularımız…
Belimizi itina ile gizleyen yağlar, rehberimizde alanının en iyisi doktorlar, başlanıp gerisi gelmeyen detokslar, rejimler yeni yaşam reçeteleri, çekmece dolusu haplarımız, herkesin aynı anda hemoroid, fıtık, tansiyon, şeker ve evrenin cömertçe sunduğu bilimum dertlerini ortaya kustuğu toplantılar, sabah toplumun bacıları tarafından büyük fedakarlıklarla toplumdan toplum için sunulan iç kemirici, karın deşen programlar; oradan ertesi sabaha kadar günlük rutine taşınan cüruf.
Beyaz sayfaları bu nedenle tehlikeli bulurum. Evinize yeni bir oda eklendiğini düşünün en fazla 3 ay sonra yer kalmayacaktır. Hemen dolap koymak için yer tespit edilir. Herkesin içinde sakladığı yayılma stratejisi devreye girer. En çok döküntüsü olan kazanır ya da şirretlik gücü. Özdemir Asaf’ın dediği gibi; kime sorsan evinde bir odası eksik.
Yeşil sabah; erkenden, kendine yetecek kadar ışığını süzer, çiğini alır. Yaşamın ritmine sade, verimli, estetik ve anlamlı bir katkısı vardır.
Geçmişinden geleni geliştirir, geleni saygı ile karşılar, tutunmak için daha fazla direnir, almayı öğrenmek, vermeyi bilgelik bilir.
Sadelik yeterince değerli ve güçlü bir şeydir.
Yonca Buğdaycı M.
31.03.2010



