Dinoların Gelişimi

24 Aralık 2010 18:18 / 1905 kez okundu!

 


"Uzun zamandır çalışıyorsunuz, sisteminizi, tarzınızı oturtmuş, benzeri olayları defalarca yaşamış olmaktan gelen “cool” duruşunuzu üzerinize rahat bir elbise gibi geçirmişsiniz. Sizi bundan sonra ne bozar?" Yonca Buğdaycı M. yine ironik-educatif tavrıyla ezberimizi bozuyor, kafamızı karıştırıyor...


--------------------------------------

Çalışma düzeninde deneyim- taze beyin çatışması hep vardır. Teknoloji geliştikçe, bilgi hız kazandıkça gençlerin donanımı deneyimle kazanılacakların ağırlığını hafifletmeye başladı. Yine de bu iki kuşak arasındaki en önemli farkı; bilgiyi, insanı, krizi yönetme ve bütünü algılama becerisi olarak tanımlayabiliriz. Bilginin her iki tarafta da ulaşılabilir, edinilebilir olduğunu düşündüğümüzde, deneyim neleri yapar neleri yıkar?

Uzun zamandır çalışıyorsunuz, sisteminizi, tarzınızı oturtmuş, benzeri olayları defalarca yaşamış olmaktan gelen “cool” duruşunuzu üzerinize rahat bir elbise gibi geçirmişsiniz. Sizi bundan sonra ne bozar?

Yenilik yeteneksizi
Değişmeyen tek şey değişimdir. Değişmeden durabildinizse aslında değişmişsinizdir. Ne kadar önemsediğiniz ve önemsettiğiniz, sınırları örümcek kafalı ile öncü olan bir ölçekteki yerinizi belirler.
Yenilik bu sistemin değişmezi; beyninizi, fikrinizi, kendinizi zorladığınız sürece genç kalır, gençleri kucaklarsınız. Yenilik; yeteneksizi öncelikle gülünç düşürür; usta-çırak ilişkisinin o “ne olursa olsun ustam haklıdır” niteliği çoktan tarihin dili geçmişlerine katılmıştır. Şimdi “yöneticimin liderliğinde, yeniliklerde payım var, motiveyim, sonuçlarını beraber oluşturduk” tavrı var. Tavrı tavında dövmek, işte mesele bu.

Dil, akıl, yürek
Teknoloji dili ilk akla gelen olsa da daha önemlisi anlarla değişen, çok çabuk tüketilen duygulara tercüman olmak. Bir yılı başarı ile kapatıp ışıltılı bir tebrik alamadan aylar önce gelecek 5 yılın sözünü vermek; elindeki onlarca dosya ile ilgili aferin ve kahretsin arasında gidip gelmek, aynı gün kutlamak, kurtlanmak, “geliştirici” geribildirim almak, vermek. Ne kadar his – iş sizsiniz? Sıhhatli mi IQ-EQ dengeniz? Denge sizseniz denginizle mi muhabbetiniz?

Benimsin benim kalacaksın
Masanızın çekmecesinde, adını yalnız sizin bildiğiniz veya şifreli dosyalarda, sadece hard diskinizde konumlandırdığınız bilgiler kafa karıştırmamak için mi, gücünüzün gizli kaynağı mı? Bilginin paylaşılmaması dolayısıyla altınızın yüzeyde konumlandırılması geminizi daha sağlam mı yüzdürüyor? Emin misiniz? Bir gün size rağmen her an sıfırdan başlanabilir bir merkezi bilgi bankası kurulması kocaman sandığınızı batırabilir. İyi kaptan, mürettebatının ustalığı kadardır.

Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste
“Daha küçüğün daha küçük olur sorunları” bir ezberdir. Çünkü his ve boyuta göre sorun izafidir. Burada adalet ve eşitlik sizi ya diktatör ya lider haline getirir. Ezilenler ya bir gün toplu halde hareketi öğrenir ya da içlerinden biri baş kaldıracak cesareti gösterir. Her sertlik kendisiyle çıkar. Temizlik güzeldir.

Liderin cücüğü ile büyüğü
Ben sadece cücük yerim diyenlere bir tavsiye; soğanın asıl vitamini en dıştaki yerinde. Neden mi? İlk önce küçükmüş sonra büyümüş de ondan. Peki, sizin yeriniz nerede? En üstteki olmak mümkün değilse bile kendi katmanınızın lideri olmak sizde; hemen merak seviyenizi maksimuma alınız, daha fazla sorgulayınız, pozitif proaktif olunuz. Liderin cücüğü büyüğü olmaz güdüğü büyüğü olur.

Fark yaratan farkı karartan
Fark dediğiniz çok küçük şeyler. Görmek için çaba ister, daha iyi gözlem, daha çok istek, biraz daha fazla risk. Korkarsanız küser, korkutursanız kaçar bir daha gelmez. Gelmezse üzülürsünüz.

Dinolar... Gelişip gidiyoruz işte...



Yonca Buğdaycı M.

24.12.2010



Son Güncelleme Tarihi: 28 Aralık 2010 01:36

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.