Şiddete uğrayan kadına yeni kimlik

08 Mart 2012 04:54  

 

Şiddete uğrayan kadına yeni kimlik

Kadına şiddeti önleme yasa tasarısı sonunda Meclis’ten geçti

Kadınlar günü için ‘hediye’ olarak hazırlanan “Ailenin Korunması Ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı”nın ilk 11 maddesi dün Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Tasarı dayakçı kocanın ruhsatlı silahını teslim etmesinden, tedbir kararına uymazsa derhal hapse atılmasına kadar bir dizi önemli hüküm içeriyor.

Yıllardır önü alınamayan her ay onlarca kadının ölmesine yol açan erkek şiddetinin önlenmesi için çıkarılan yasa, kadına şiddete ağır cezalar getiriyor.

Tasarıda koruma şemsiyesi altına alınan kişiler “şiddete uğrayan ve uğrama tehlikesi bulunan kadın, çocuk ve aile bireyleri”nin yanı sıra “tek taraflı ısrarlı takip mağdurları” olarak tanımlandı. Tasarıda şiddet ise “fiziksel cinsel, psikolojik, sözlü ve ekonomik her türlü tutum ve davranış” olarak geniş bir şekilde tanımlandı. Kadın örgütlerinin ısrarlı talebi sonucunda uluslararası sözleşmelerin esas alınacağı belirtilen tasarıda, kamuoyunun “İstanbul Sözleşmesi” olarak bildiği kadına şiddetli ilgili Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ne de özel olarak atıfta bulunuldu.

Delil aranmayacak

Tasarıya göre, mülki amirler şiddet gören kişiye ve yanındaki çocuğa barınma yeri sağlanması, maddi yardım yapılması, çocuklar için kreş imkânı sağlanması gibi kararlar verebilecek. Ayrıca korunan kişinin talebine bağlı olarak tapu kütüğüne aile konutu şerhi konabilecek, hayati tehlike durumunda kişinin kimlik bilgileri değiştirilecek. Şiddet uygulayan kişi müşterek kullanılan konuttan uzaklaştırılırken, ruhsatlı olsa bile silahını kolluğa verecek. Silah taşıması zorunlu olan kamu görevlileri ise silahını kurumuna teslim edecek.

Hakim, bu tür tedbir kararlarını duruşma yapmaksızın ve şiddetin uygulandığı hususunda delil aramaksızın verecek.

Yasanın getirdiği önemli değişikliklerden birisi de tedbir kararına uymayan kişiye “zorlama hapsi” uygulanacak olması. Buna göre, örneğin evden uzaklaştırılan ancak bu karara uymayan koca için hakim üç günden 10 güne kadar ‘zorlama hapsi’ cezası verebilecek. Verilen tedbir kararlarının uygulanması teknik araçlarla yapılabilecek, yani elektronik takip gündeme gelecek.

Yasa ayrıca yedi gün 24 saat çalışacak şiddet önleme ve izleme merkezleri kurulmasını öngörüyor. Tercihen kadınların çalışacağı bu merkezler şiddetin önlenmesi ve koruma tedbirlerinin etkin olarak uygulanması için izleme çalışması yapacak.

‘Aileyi değil kadını koruyun’

Tasarının hazırlanması sürecinin bir bölümünde 237 kadın örgütünü temsilen yer alan Şiddete Son Platformu, tasarıda olumlu düzenlemeler olduğunu belirtirken problemli noktalarla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Yasanın adının kadın değil aileyi koruma üzere düzenlenmiş olmasına; şiddete uğrayan kadınların tek adımda yardım ve koruma alabileceği merkezlerin kadın örgütlerinin talepleri doğrultusunda düzenlenmemiş olmasına; yasada sığınaklar ve cinsel şiddet kriz merkezlerinin yer almamasına; kadın örgütlerinin şiddet davalarına müdahilliğinin kabul edilmemiş olmasına itiraz ediyoruz.”

Tuğba Tekerek

Taraf

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz*:
Facebook'ta paylaş
0