12 EYLÜL 1980 ANILARI
14 Eylül 2025 13:24 / 250 kez okundu!
Sonra Kurtuluş grubundan bir gence geldi. Gencin üzerinden bir muska çıktı.
"Bu ne lan" dedi..
"Muska komutanım, annem kavgalarda korumak için taktı" dedi.
MSP'den getirilen bir hoca vardı. Ona sordu;
"Doğru mu bu söylediği?" dedi.
"Öyle denir, doğrudur komutanım" dedi.
"Tamam görelim" dedi ve...
***
12 EYLÜL ANILARI
"Ben Oktay Özdoğan, Kontrgerilla üyesiyim"
Kabakoz'da koğuş haline getirdikleri bir tesis binasına hepimizi birlikte (solcu, ülkücü, İslamcı) doldurmuşlardı. Askerler dikkat çekti. Cezaevi komutanı geliyor. Birkaç sıra dizildik, sıradan saydırıldı. Komutan kendini tanıttı. "Ben Oktay Özdoğan, KONTGERİLLA ÜYESİYİM".
Sonra baştan sormaya başladı. Ben okulu bir yıl önce bitirmiştim. Malum devam eden işlerimiz vardı. İstinye'de Kavel merkezli soliçi çatışma başlamıştı. İşimiz Kavel'i kurtarmaktı. Sordu; makina mühendisiyim dedim ama bir büroya bağlı evde proje yapıyorum.
Haaa öyle mi, ince projeler değil mi? bam güm filan.
Benden öyle geçti.
Sonra Kurtuluş grubundan bir gence geldi. Gencin üzerinden bir muska çıktı.
"Bu ne lan" dedi..
"Muska komutanım, annem kavgalarda korumak için taktı" dedi.
MSP'den getirilen bir hoca vardı. Ona sordu;
"Doğru mu bu söylediği?" dedi.
"Öyle denir, doğrudur komutanım" dedi.
"Tamam görelim" dedi ve..
Delikanlıya şiddetli bir şekilde vurmaya başladı, yere düşürdü, ağzına yüzüne postallarla vururken..
"Hani korumuyor ya" diye söyleniyordu...
O gün öyle geçmişti...
***
Kabakoz'dan yeni çıkmıştık. Yoldaşlar bir ev ayarlamışlar Bağlar mevkiinde (Yeniköy üstü). Örgütü ayakta tutmaya çalışıyoruz. Tanzim ettiğimiz randevuları titizlikle takip ediyoruz. Sabahtan akşama kadar İstanbul'un bir ucundan diğer ucuna randevular için koşuyoruz. Bir defasında hem açlık hem de yorgunluktan, otobüste de ayakta duracak hal yok, bayılmamak için çökmek zorunda kalmıştım. Tabii hemen bir uyarı geldi yanımdaki vatandaştan. Mahçup olmuş özür dilemek zorunda kalmıştım. Eve geldiğimde atıştıracak en ufak bir şey yok. Hatta su da yok. Un vardı biraz. Dışardaki çeşmeden aldığım suyla unu yoğurup tavada kızarttım. Harika bir ekmekti. Bir arkadaşımız kuruluşunda bizim önayak olduğumuz halk tüketim kooperatifinde çalışıyordu. Bir şeyler istedim ondan. El cevap; "halkın kooperatifinden size parasız bir şey getiremem!" Daha sonra acımış olsa gerek kendi parasıyla helva getirmişti.
Sağolsun!!!
Necmi DEMİRCİ



