Ordu’da Hizmet, Eşcinsellik?

27 Kasım 2010 00:43 / 1817 kez okundu!

 


Orduda bir reform oluyor yavaş yavaş. Gazetelere göre hizmetli kavramı ortadan kalkıyormuş. TC Ordusu sadece subayların ordusu olmadığı ayni zamanda benim de ordum olduğu için birkaç satır yazmak istiyorum. Daha evvel ordudaki reform ihtiyacına değinmiştim. (Bakınız: Evet, Hayır; Ordu, Plastik)

Orduevlerinin olup olmaması tartışılabilinir ama vatani görevi yapan berberin berber olarak çalıştırılmaması ne kadar doğru, bu da tartışılmalı. Bu fikirleşmeler sadece subaylar arasında yapılırsa onların birikimleri ile sınırlı kalır. Orduya candan tavsiyem çok farklı görüşlerden insanların da fikirlerini almalarıdır reform yapacakları zaman.

Mesele ordunun kendisinin bir hizmet sektörü olduğunu idrakten geçer diye düşünüyorum ondan sonra haftada üç kez örneğin 3 saatlik ayrıca ciddi bir eğitimden geçen berberin, hekimin askerliği sırasında bildiği işi yapmasında hiçbir sakınca görmüyorum. Ama subaylarımızın anlaması gereken bazı önemli noktalar var. Subay kendisi memurdur yani hizmetlidir. Vatani görevini yapan asker “oğlum” veya “yavrum” değildir. Sen değildir. Sizdir. (Bakınız: Sus! Senin aklın ermez) Tabii ki bir eğitim ve disiplin şarttır ama bu özgüveni mümkün mertebe arttırıcı şekilde olursa vatana millete daha hayırlı olur. Yani subay eşinin bavulunu, poşetini taşıması da ayıptır. Hatta cezalandırılmalıdır.

Türk Ordusu'nun anlamlı bir birikimi var. Gereken reform yapılırken sadece ABD, Alman vs ordularından esinlenmek doğru olmaz—tabii ki onların da birikimlerinden faydalanmalı ama -- bu reformda etrafa örnek olacak kendi reformlarımızı da yapabiliriz.

Ordu hakkındaki otosansür artık hafifledi ama tamamen yok değil. Belki saygıdan, korkudan belki de ordu hakkındaki her eleştiri bir kısım insan tarafından orduyu zayıflatma çabası olarak veya hatta orduya hakaret olarak algılandığından bir otosansür hala var. Der Spiegel'de Türk Ordusu'ndaki Generallerin geniş gay porno arşivi diye haber yayınlandı. Birkaç dostuma sordum; biri: “orduyu zayıflatmak için yalan söylüyorlar” dedi. “Ama gerçek ise büyük bir skandal” dedi. Bir diğeri “aaa sen yeni mi duyuyorsun bu bilinen birşey” dedi.

Der Spiegel'de yazı çıktıktan 8 gün sonra ufak ufak Türk basınında da bu konuda yazı çıktı. Hatta Sabah’ta Hıncal Uluç "çözüm nedir?" diye samimiyetle sordu. Nasıl bayan subay olabiliyorsa ve ilerde bayan er de olabilmeli. Homoseksuel subay da, er de, astsubay da olabilmeli. Nüfusun yaklaşık yüzde 10'u olarak tahmin edilen eşcinsel nüfusun eşcinsel olduğunu isterse alenen söyeyebileceği, isterse gizleyebileceği – özel bir tercih olduğu için bir ortam hedeflenmeli ama diğer yandan vicdani red de olmalı. Vicdani redci olarak vatan hizmetini şehir temizliğinde, huzur evlerinde yapabilme imkanı da devletçe verilmeli. "Eşcinsellik bir hastalıktır" diyen zihniyet, Alman Dışişleri Bakanı Bay Westerwelle’nin resmi seyahatlerde rahat edebilmek için erkek eşi ile evlenmesinden sonra artık bu ülkede de ayıplanmalı.

Zaten halk Zeki Müren‘e vs gösterdiği teveccüh ile bu binlerce yıllık tercihin umurunda olmadığını bariz bir şekilde göstermedi mi? Exihibisyonismus yani kendini fazla gösterme dürtüsü ise erkek olsun, kadın olsun, eşcinsel olsun veya olmasın marazi olunca orduda fazla tahammül edilemeyecek ve düzen bozucu bir dürtü. Bu dürtü askerlik sırasında gizli kaldığı sürece bir sakınca da görmüyorum. Askerden sonra bu dürtü bazı iş adamlarında, olduğu gibi reklamlara falan çıkarak da çiçek açabilir. Ancak klinik anlamda marazi olarak değerlendirmek yanlış olur diye düşünüyorum, beğenenler bile, anlaşılan var.


Mahmut Tolon

25.11.2010

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.