İki binli gerçeklik

27 Aralık 2016 05:52 / 877 kez okundu!

 

 

Bin dokuz yüzlü yıllarda atlı araba bitti ve otomobil aldı yürüdü, sonra telefonların, sonra bilgisayar ve akıllı telefonların zamanını gördük. Ulusal sınırlar çizildi ve belirleyici oldular ve kısmen değiştiler.

Para serbest bir şekilde bir yerden bir yere gidebilirken insanlar, yani işçiler serbestçe gidemez halde 1900 lü yılları bitirdik.

2000 li yıllarda globalizm aldı başını gidiyor. Teknoloji sayesinde olan bir eşitleme bir anlamda. Daha fazla demokrasi geliyor daha direkt ve daha az yapmacık.. İnsanların serbestçe tüm dünyada dolaşmaları ise belki 2100 e doğru ancak olabilecek diye tahmin ediyorum. Artık sahipli, zenginlerin basını o denli etkili olmayacak ama sosyal medya denilen şey giderek güçlenecek. Yavaştan ünversite eğitimi en azından sosyal bilimlerde tarihe karışacak. Belki teknik müsbet bilimler haricinde üniversite daha ziyade bir tanışma ve geçiş dönemi yeri olacaktır. Meslek liseleri artacaktır. Hangi üniversitelerde hangi kursları gördüğün önemli olacak, bir de tabii kesinlikle hangi bölümde veya nerede ve hatta kimin yanında doktora yaptığın belki. Usta çırak ilişkisi bilimde de yerini koruyacaktır.

Biz şu anlar bunalmış bir şekilde sanıyoruz ki terör yeni bir olay. Hep vardı ve hep de olmaya devam edecek korkarım.

Akıllı telefon ve cihazların haberleşmesi ve helikopterlerin çağı olacak 2000'li yıllar.

Ceptelefon ile EKG çekiliyor saat gibi takılardan yakında ekg yanı sıra kalp atışı, vücut ısısı kan şekeri vs gibi bazı değerlerin izlenmesi ve tehlike anında acil servis ve cankurtarana konum bildiren uyarı isitemleri her birimizin kolunda olacak yakında.

Bu binyılın yeni bir deyimi: konum atmak! Daha önce olmayan bir söz ve içerik. Gene daha once olmayan bir kelime dilimize yerleşti: Selfie.. her ne kadar “Seyfi” ,“Özçekim”, “Kendiye” ile lisanımıza uyarlamaya çabalasak da!

Büyük AVM'ler olmaya devam edecek ama giderek yürüyüş ve eğlence toplanma yerleri de olacaklar, alışverişin çoğu sanal marketlerde yapılacak.

Bir kalede yaşamak ister misiniz? Düşünün, eğer etrafınızda yüksek duvarlar var ise ayni zamanda kendinizi de hapsediyorsunuz demektir. Toplumlar için de bu gerçek olacak. Yüzyılın ilk yarısı herhalde zenginlerin fakirlerden kendilerini ayırdetme çabaları ile geçecektir. İkinci yarıda ise fikirler ve uygulamalar ile bu sınırların tekrar kaldırılması için uğraşacak insanlar diye tahmin ediyorum.

Şu anda göçmenler dünyada yüzde 3 civarındalar. Dengeler daha da bozulursa bu oran % 5 veya üstüne çıkabilir. En gelişmiş devletlerde bile % 10 civarında sistemler gelenlerle baş edemez ve çökme başlar. Bu nedenle sınırlar kalacaktır ve epeyce süre daha vize vs gibi sınırlamalar daha da artacaktır.

Türkiye on yıllar süren Avrupa Topluluğu sürüveninde ilk kez ciddi biçimde Ecevit zamanında treni kaçırdı, şimdi de Erdoğan zamanında. Veya diğer bir bakış açısı ile üyeliğe yaklaştı ama sonra tekrar epeyce uzaklaştı. AT bu şekilde dünyada ABD, Çin ve Rusya’dan sonra dördüncü güç olma şansını Hindistan’a kaptırdı ve şimdi gözüktüğü kadarıyle öyle kalacak. Türkiye de yakın doğu ülkesi olma yolunda devam edecek.AT, Türkiye ile ABD ve Çin’den sonra üçüncü büyük güç olabilirdi.

Enerji giderek ucuzlayacak. Sonunda tüm dünyada devletler her vatandaşa bir nevi maaş vermeye başlayacaklar. Çalışılsa, çalışılmasa. Şu anda zaten babalardan kalan emekli maaşları, özürlü, yaşlıya bakma parası adı altında Türkiye bunun ilk safhalarını yapmaya epeydir başladı.

Dinler önemlerini koruyacaklardır. Reformlar bilhassa Islam dünyasında tahminimce bu yüzyıl içinde ya Mısır’dan ya Türkiye’den başlayacaktır.

Trump’ın cinsel veya maddi nedenlerle meclis soruşturmasına tabi olması olasılığını da çok düşük olarak görmüyorum.

Sağlık açısından ve enerji açısından anlamlı adımlar atılacaktır ve araçlar sanıyorum en geç 30 yıl içinde kendileri hareket eder hale geleceklerdir. Küresel ısınmanın etkilerini daha çarpıcı bir şekilde göreceğiz. Nüfus belki ilk kez bu yüz yıl içinde duraklayıp geriye doğru gidecektir diye umuyorum. Tabii dolar da artık dünya parası olmayacaktır.

 

Mahmut TOLON

 

Son Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2016 19:13

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.