Erteleme illeti, Prokrastinasyon

11 Eylül 2012 20:27 / 1382 kez okundu!

 


İnsanlar sevmedikleri şeyi ertelemekten haz alırlar. Bu ertelenen ayni zamanda gerekli ise baskı altında çalışmaktan aldıkları ek haz ayrıca ertelemek için bir başka neden. Yani erteleme illetinin tam çiçek açmış hale gelmesi için gerekli olanlar: yapılması gereken bir işi anlamsız – verimsiz ve gereksiz bir şekilde ertelenmesi.

Ben bu prokrastinasyon’un insanoğlunun en anlamlı ve faydasız davranış biçimlerinden biri olduğuna inanıyorum. Kısaca prokrastinsayon, zamanı hayaller ile harcamak.

Genç iken insanlar kendilerine aşırı güvenden dolayı – veya daha da açmak gerekirse daha becerikli daha zeki daha bir kendi filmlerinin başrol oyuncusu olduklarından kader kısmet vs olan safiyane inançlarından dolayı – başka bir deyiş ile kibirlerinden dolayı, çalışmak gereken şeyi erteliyorlar ve kendi zihinlerinde çeşitli hikayeleri yaşayarak , film seyrederken, bir konuşmaya şahit olduklarında yapmaları gerekeni kafalarında evirip çevirerek yaşamı da kısmen erteliyorlar. Sonunda yapmaları gerektiğinde de acemice yapıyorlar yapmak istediklerini.

Örnek bir yazıyı yazmak. Yazmaya en sonunda başlayınca kağıt kalemi alınca fikirlerini düzgün ifade edemiyorlar ve çeşitli bahanelerle en sonunda yazmayı bırakıyorlar. Halbuki çala kalem yazınca öyle veya böyle yontulabilme şansları oluşuyor.

Bir diğer örnek, koşmak isteyenin, sürekli idman yapmayınca koşu günü geldiğinde başarılı olamaması.

Kısacası (düzenli) çalışma alışkanlığını edinmek veya edinmemek konu.

Ertelemenin anlamlı olacağı durumlar da var tabii. Tarihten bir örnek Cunctator: eski zaman 280 -203 yılları arasında yaşamış olan Fabius Maximus Cunctator‘un ismi erteleme ile eşanlamlı olarak kullanılabilir. Üst dudağında bir siğil olduğu için Fabius Verrocosus da denmiş adama yani siğilli Fabius.

Karasız Kasımların atası bu Kunktator yani. Bu kararsızlığını veya erteleme huyunu savaşlarda da kullanırmış ve kısmen de başarıya ulaşmış. Özetle karşı ordu tam savaşa hazır duruma geldiğinde ordusunu başka bir konuma getirerek savaşı ertelermiş, birkaç konum değişikliğinden sonra karşı tarafta disiplin sorunları ve yıpranma işaretleri görerek başarılı bile olurmuş bu stratejisi ile. Yani düşman “tüh yahu bu adamla ağız tadıyla savaşılamıyor” dermiş...

Yavaşlığın ise tabii inanılmaz faydaları da olabilir yaşamda. En ünlü örnek rüzgarların sesini dinleyerek çok başarılı olan John Franklin’in hikayesi. Sten Nadolny ünlü romanı "Yavaşlığın Keşfi"inde (Entdeckung der Langsamkeit) yavaş olduğu için rüzgarların dilini anlamaya başlayan ve rüzgarlı gemilerin devrinde çok başarılı bir kaptan olan Sir John Franklin’in hikayesini kendi ilaveleri ile anlatır. Bu tür yavaşlık tabii Kunktator kararsızlığı ile tam ayni şey değil. Apayrı bir yaşam kalitesinin algılanabilmesi için gereken ihtimam veya insanlararası ilişkide dinginlik ile yeni veya ilave kalitenin ortaya çıkışı... Yani karasızlık ve yavaşlık erteleme huyu ile ayni şeyler değil.

Erteleme illeti tarifi gereği gereksiz ve verimsiz bir davranış biçimi. İnsanın hayal ile gerekli olanı yapmama alışkanlığının oluşması. Faydalı bir şey günlük bir acendaya yapılacak işleri yazmak. Yap listesi oluştuktan sonra zihnin farketmeden ertelemesini önlemek için her gün yapıldı diye bir artı işareti konulması ama yapılamadı ise de bir gün sonraya veya bir hafta sonraya yeniden yazmak ve kendisini aşmasına bir yardımcı olarak yazıyı ve acendayı kullanmak.

Bu illetin ne denli yaygın olduğunu geçen hafta BBC de olan yayından sonra gelen okuyucu mektuplarında görüyoruz; birisi, eşiyle “ertelemeyelim diye bir karatahta almıştık ve yap listesini yazdık” diyor; tahtayı tekrar bulduklarında, yirmi beş yıl sonra yapmaları gerekli 20 iş hala yapılmamış olarak tahtada yazılı imiş.

Yapanlar ve yapamayanlar diye insanları basitçe ayırabiliriz öyle ise. Sinerji’nin basit tarifi ise birden fazla insanın bir araya gelmesi ile bu prokrastinasyon illetinin aşılması olsa gerek. Yaklaşık sekiz yıldır bu erteleme illeti konusunda birşeyler yazmak istiyordum. Zihnimdeki yap listemde bu konu vardı ama erteleyip duruyordum. Ailedeki en hızlı iş kaçıranımız olarak ünlü kızım bana BBC deki yorumları yollayınca şaşırdım. Demek o da bu illetten muzdaripmiş. Bir de olmasaydı nasıl olurdu?


Mahmut TOLON

11.09.2012

Son Güncelleme Tarihi: 16 Eylül 2012 14:53

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.